Aile bireylerinin taşınması yakıt, aşınma ve diğer giderlere dönük maliyet gerektirmesinin olağan ulaşım araçları ile yolculuk seçeneğinin tercihi halinde yapılması zorunlu harcamaların yerini tutacak olması nedeniyle hatır taşıması olarak kabul edilemez. Kardeşin taşınması hatır taşıması kabul edilemez. Çünkü bir kimsenin kardeşini taşıması ahlaki bir görevin ifası niteliğinde olup, bu taşımada maddi ve manevi yararları olduğundan davacının araçta hatır için taşındığı kabul edilerek tazminattan indirim yapılmış olması doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı ile davalı arasında imzalanan iş sözleşmesinde 2 ay üst üste ücretin ödenmemesi halinde iş akdini davacının fesh edebileceği ve sözleşme süresi sonuna kadar kalan aylara ait ücretlerin toplamı kadar tazminat ödeneceği yazılmış ise de , hakimin makul sayılabilecek şekilde cezai şarttan indirim(tenkis) yapması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA,davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda mahkemece somut olayın özelliği ve davalının ekonomik durumu gözetilerek daha makul düzeyde indirim yapılması gerekir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsizdir. Ayrıca, sözleşmenin 25. maddesinde “Bu sözleşmenin feshine bayiinin sebebiyet vermesi halinde, bayii tarafından şirkete “bir yıllık kâr mahrumiyeti”nin (son bir sene içinde bayiinin şirketten satın almış olduğu LPG’den, şirketin sağladığı kâr) ödeneceğini, bayiinin bu ödemeyi peşinen kabul ettiğini, bu şekilde tespit edilen kâr mahrumiyetinin bir yıllık olduğunu, tüm kâr mahrumiyetinin ise, bu şekilde tespit edilen yıllık kâr mahrumiyetinin, sözleşmenin bakiye kalan süresi ile çarpılarak bulunacağını taraflar kabul etmiştir” şeklinde kâr mahrumiyetinin hesaplanma biçimi açıklanmıştır. Mahkemece, anılan sözleşme hükmünü gözetmeden kâr mahrumiyeti hesabı yapan bilirkişilerce düzenlenen raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir....
Ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi gereğince cezai şart alacağından fesih şekli, çalışma süresi de göz önüne alınarak makul oranda indirim yapılması gerekirken “9/10” oranında indirim yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Yukarıda açıklandığı üzere; cezai şart ve bunun miktarı sözleşme serbestisi cerçevesinde taraflarca serbestçe belirlenebilecek olup, mahkemece ancak BK'nın 161, 19 ve 20. maddeleri uyarınca sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükümlerine müdahale edilebilir. Bununla birlite 6762 sayılı TTK'nın 20. (6102 sayılı TTK'nın 18.) maddesi uyarınca tacirin basiretli davranma yükümlülüğünün bulunması, alım miktarı dikkate alınmaksızın cezai şartın ödeneceğinin ve cezai şarttan indirim yapılmasının istenemeyeceğinin sözleşmede açıkça düzenlenmesi, BK'nın belirtilen hükümleri uyarınca taraflarca kararlaştırılan cezai şart miktarına müdahale edilmesini gerektirir bir durumun dava konusu olayda gerçekleşmemiş olması ve davacının sözleşme hükümleri uyarınca takip konusu bonoyu düzenlemesi karşısında, mahkemece cezai şart alacağından yazılı gerekçeyle indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
anılan malzemelerin 15 günlük kısıtlı bir süre ile bulundurulmasının mümkün olmadığı, sözleşme kapsamında işin ifası için uzun süreli bulundurulduğu/stok yapıldığı, sonrasında ise bu stoktaki ürünlerin başkaca bir ihalenin ifası için kullanılmadığı, satın alınan makine ve teçhizatla ilgili olarak, … Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzeme Ticaret ve Sanayi Ltd....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/04/2014 NUMARASI : 2013/630-2014/423 Taraflar arasındaki sözleşmenin aynen ifası tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının 30.12.2013 günlü ve 9919 sayılı, Yargıtay 1.Başkanlığının 14.01.2014 günlü ve 80803665/2013/51/674 sayılı yazıları ile temyiz incelemesi için dosyaların fiziki olarak gönderilmeyeceği, dosyadaki tüm belgelerin yerel mahkemece taranarak sisteme aktarılacağı ve bu şekilde dosyanın elektronik ortamda Yargıtay'a gönderileceği, temyiz incelemesinin de elektronik ortamda yapılması gerektiği bildirilmiştir....
Davacı vekili; müvekkilinin, davalının yapmakta olduğu ... ilçesi 2870 ada 2 ve 3 parsellerde inşa edilecek olan Fİ LİFE isimli projeden A5 Blok 126 numaralı bağımsız bölümü davalıdan almak üzere 11.05.2010 tarihinde sözleşme imzaladığını, A5 numaralı blokla ilgili oluşan ruhsat sorunu nedeniyle bloğun inşa edilemediğini, müvekkile satılan dairenin A3 Blok 48 numaralı bağımsız bölüm olarak değiştirildiğini, bu konuda 16.05.2010 tarihli yeni bir sözleşme yapıldığını, A3 Blok 48 numaralı dairenin 55.000,00 TL + KDV bedelle müvekkile satışı için anlaşıldığını ve bedelin ödendiğini, dairenin Ağustos 2011'de teslimi gerektiğini ancak davalının edimini yerine getirmediğini, 2 ve 3 numaralı parsellerin tevhit ile 13 numaralı parsel olduğunu belirterek, öncelikle sözleşmenin aynen ifası ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, aksi takdirde eksik ifadan dolayı bilirkişilerce tespit edilecek eksiklikler gözönüne alınarak davacının ödediği satış bedelinden indirim...
Taraflar arasında yapılan paket tur sözleşmesinin, sözleşmede kararlaştırılan koşullara uygun şekilde ifa yapılması zorunludur. Paket tur şirketi veya aracısı sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle katılımcının uğradığı her türlü zarardan sorumludur. Paket tur sözleşmesi kapsamında, 14.9.1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanununun zorunlu sigorta ile ilgili hükümleri saklı olmak üzere, tüketici (katılımcı) eksik ve ayıplı ifa nedeni ile veya aksaklık tur yetkilisine bildirilmesine rağmen sorunun çözülememesi nedeni ile gerçekleşen eksik veya ayıplı hizmet ya da tüketicinin boşa harcanan tatil zamanı için tur şirketinden uygun bir tazminat talep edebilir. Bu durumda maddi tazminat dışında ayrıca yasal koşulları oluştuğu takdirde manevi tazminat da istenebilir....
Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı işçi tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği anlaşıldığından cezai şart talebinin kabulü isabetli ise de; davacının işçi olması, ücreti, çalıştığı süre gibi hususlar dikkate alındığında fahiş miktardaki cezai şarttan yüzde 15 oranında az indirim yapılması hatalı olmuştur. Fesih tarihinden itibaren sözleşmenin sona ermesine kadar kalan süre, davalının işçi oluşu, işçinin ücretinin miktarı da göz önünde bulundurularak makul bir indirim ile talebin hüküm altına alınması gerekir. Öte yandan Mahkemece uygun oranda indirim yapıldıktan sonra davalı işçinin 7 günlük ücret alacağının mahsubu gerekirken yazılı şekilde ücret alacağı mahsup edildikten sonra indirim yapılmak sureti ile hatalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


