Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu aşamadan sonra dosya Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesine (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmiş, adı geçen mahkemece yapılan inceleme neticesinde 28/09/2020 tarihli karar ile davacının talebinin sözleşmenin feshi ve ödediği bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, davacının tapu iptal ve tescil yönünde bir talebi bulunmadığı gerekçesiyle karşı yetkisizlik kararı verilerek dosya merci tayini için Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'ne gönderilmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, 25/01/2021 tarih, 2020/11012 E. 2021/434 K. sayılı ilamı ile; İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Yargı yerinin belirlenmesi üzerine, davanın yargılaması görevli ve yetkili İstanbul 1....
Taşınmaza ait tapu kayıtlarına göre satış vaadine konu olan arsa üzerindeki taşınmazdaki 572/2400 hissenin SAMM Dış Ticaret AŞ tarafından 04/06/2013 tarihinde Samm Teknoloji İletişim San şirketini temsilen ... veya vekaleten ... tarafından 150.000,00 TL bedelli Asırkent Gayrimenkul Yatırım İletişim Organizasyon Ltd Şti'ye devredildiği görülmüştür. Asıl davada davacı taraf davalı aleyhine tapu iptal tescil davası açmış olup, tapu iptal tescil davaları tapu kaydında malik olarak gözüken gerçek ya da tüzel kişiler aleyhine açılabileceğinden davalı Pehlivan Mimarlık Ltd Şti'nin bu dava yönünden taraf sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla tapu iptal ve tescil davası yönünden davanın pasif husumetten reddine dair Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Arsa sahibince taşınmaz devri konusunda yetkilendirilen ... 04.06.2013 tarihinde söz konusu hisseyi tapuda dava dışı Asırkent Şirketine devretmiştir....
Tüketici Mahkemesinin 15.01.2024 Tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/25 Karar Sayılı Kararı Davacının yalnızca sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin istirdadını talep ettiği, tapu iptal ve tescil talebinin olmadığı, hukuk yargılamasının temel ilkelerinden olan tasarruf ilkesi ve taleple bağlılık ilkesi gözetildiğinde davacı tarafından usulüne uygun olarak tapu iptal ve tescil talebini içerir bir dava açılmadığı, eldeki dosyanın taşınmaz aynına ilişkin olmadığı bu sebeple kesin yetkinin de söz konusu olmayacağı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, devremülk sözleşmesinden cayma nedeniyle sözleşmenin feshi, verilenlerin iadesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil ikinci kademede sözleşmenin feshi ile tazminat istemine ilişkindir. 2....
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, birleşen 2000/131 esas sayılı davada, sözleşmenin feshine; birleşen 2011/522 esas sayılı davada, bu davadan önce açılan fesih davasının 30.03.2011 tarihinde kesinleştiği ve bu tarihten itibaren de 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle, fesih davasının tarihi itibariyle hesaplanan imalat bedelinin davalılardan tahsiline; diğer birleşen davalarda tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine; ödenen bedelin tahsiline yönelik taleplerin kabulüne dair verilen karar, birleşen 2000/131 esas sayılı davada davacı-birleşen 2011/522 esas sayılı davada davalı arsa sahipleri .... vekili, birleşen 2011/522 esas sayılı davada davacı-diğer davalarda davalı yüklenici.... vekili ile asıl dava ve diğer birleşen davalarda davacı 3. kişiler....,.... İnş. Müh....
İlçesi 2256 Ada 6 Parsel sayılı taşınmazın adına tescil edildiğini, dava dışı yüklenici ile 23/10/2007 tarihinde kat karşılığı inşaat, arsa devri ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptığını ve sözleşme uyarınca yüklenici tarafından inşaata başlanıldığını, söz konusu taşınmazda kendilerinin de hak sahibi olduğu iddiasında bulunan davalılarca, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/445 esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil davası açıldığını ve bu davada ihtiyati tedbir isteminde bulunulduğunu, %70 nispetinde tamamlanmış olan inşaatın bu tedbir kararı nedeniyle fiilen durduğunu, hakkında açılan tapu iptal ve tescil davasının ise reddedildiğini ve derecattan geçerek kesinleştiğini belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalılar, uygulanan tedbirin hangi nedenle, hangi zarara sebebiyet vermiş olduğunun, illiyet bağını kuracak şekilde davacı yanca açıklanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır....
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi asıl; tapu iptali ve tescil birleşen davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine diğer birleşen 2001/805 E. sayılı davanın tefrikine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı ... vekilince duruşmalı, asıl ve birleşen davada davalı ... vekili, asıl ve birleşen davada davacılar ...,..., ..., ..., ... vekili ile diğer davacı ... tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmiş ise de, dosya içerisinde tebligat için mürafaa pulu bulunmadığından duruşma isteminin reddiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Bu hükme göre, uyuşmazlığın çözüme bağlanması bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkanlarının ortadan kalktığı ya da büyük ölçüde sınırlandığı haller içindir.Somut olayda dosya içeriğinden; davalının kayden maliki bulunduğu taşınmazı ölünceye kadar bakma kaydıyla 20.02.2002 tarihli sözleşme ile davacıya temlik ettiği, bakım alacaklısı davalının, bakım yükümlüsünün (davacı) sözleşme ile üstlendiği bakım borcunu yerine getirmediği iddiasıyla 28.03.2002 tarihinde sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil davası açtığı, davanın reddine ilişkin kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bakım alacaklısının (davalı) 10.02.2004 tarihinde tekrar sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil isteminde bulunduğu, Mahkemenin redde ilişkin kararının; Borçlar Kanunu'nun 517/son maddesi yönünden gerekli araştırmanın yapılması ve sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, bozma ilamına uyan mahkemenin; tarafların birlikte yaşamalarına son verilmesine...
nin vekaletini kötüye kullandığı gerekçesiyle asıl davada, sözleşmenin feshi talebinin ve davalı şirkete karşı açılan davanın reddine, tapu iptal ve tescil talebinin ise 12 numaralı bölüm yönünden kabulüne; birleşen davada, davacının, vekil olarak dava konusu arsa hissesi hakkında sözleşme yaptığı, bu durumda artık davalının bu hisseyi muvazaalı olarak elde ettiğini ileri süremeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 09.05.2014 tarihli, 2014/691 Esas ve 2014/3617 Karar sayılı ilamı ile sair temyiz itirazlarının reddi ile tespit edilen değere göre bildirilen metrekarenin ne miktarda arsa payına tekabül ettiğinin bilirkişiye hesaplatılmasından ve kat irtifakında 12 numaralı bağımsız bölümde belirlenecek bu arsa payının iptali ile asıl davada davacı adına tesciline dair hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuş, asıl davada davalı-birleşen davada...
Davalı; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu daireleri ... devam ederken satın aldığını, yüklenicinin vefat etmesi nedeniyle ...ın yarım kaldığını, sonraki aşamada davacının da arasında olduğu bir çok kişinin ...lik için arsa sahiplerine teklif yaptığını, sonuç alamayınca davacının daire alanları kendisine satması için zorladığını, toplam 15-16 daire aldığını, dairelerin 1/5 fiyatına satıldığını, davacının bütün hukuki riskleri ve gerçekleri bilerek satın aldığını, davacıya zorla daire satmadığını, arsa sahipleri tarafından açılan davada sözleşmenin feshi ve tapu iptaline karar verildiğini, davacının arsa sahiplerinden tapuları iptal edilen dairelerin bedellerini aldığını savunarak davanın reddini istemiştir....


