Davacı dışında 07.07.2004 tarihinde yükleniciye pay devreden ...,...,... ’ın bir kısım payları adlarına bırakarak bir kısım paylarını yüklenici şirkete devretmiş olmaları sözleşmede parsellerin tevhidinden sözedilmesi ve yüklenicinin bu kişilerin paylarını satın aldığı şeklinde bir savunmasının bulunmaması dikkate alınarak, aralarında yazılı sözleşme olmamakla birlikte, davacı dışında yükleniciye pay devreden kişilerin de yükleniciyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları sonucuna varılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 692. maddesi uyarınca sözleşmenin feshi davasında verilecek fesih kararı sonucu hakları etkilenecek tüm kişilerin birlikte dava açmaları, bu mümkün olmadığı takdirde açılan fesih davasına rızalarının alınması veya bu kişilerin davanın tarafı olmalarının sağlanması zorunludur....
Noterliğinde 03.06.1998 tarihinde imzalanan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı ya da anılan sözleşmenin feshi hususunda açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu itibarla anılan sözleşme ayakta olup, hâlen geçerliliğini korumaktadır....
Ayazağa Mahallesinde kain tapunun...ada ve...parsel numarasında kayıtlı taşınmazın sahibi olduğunu, anılan taşınmaza ilişkin olarak Müvekkili Şirket ile davalı arasında 13.04.2016 tarihli "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Ön Sözleşmesi" akdedildiği ve bu sözleşmenin 02.09.2016 tarihinde akdedilen "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Ön Sözleşmesi" (Bundan sonra "Ön Sözleşme" olarak anılacaktır.) ile feshedildiğini, sonrasında dava konusu taşınmaza ilişkin olarak taraflar arasında Beyoğlu ... Noterliği’nin 22.09.2016 tarihli ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" akdedildiğini, işbu sözleşmenin imzasından sonra dava dışı ......
Eş söyleyişle, böyle durumlarda, yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine düşen bir bağımsız bölümü üçüncü kişiye satmış değil; kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde o bağımsız bölüm yönünden arsa sahibine karşı sahip olduğu alacağını, daha açık bir ifadeyle o sözleşmeden doğan kişisel hakkını (o bağımsız bölümün mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteme hakkını) üçüncü kişiye temlik etmiş sayılır. Kısaca, böyle durumlarda yüklenici ile üçüncü kişi arasında bir “alacağın temliki” sözleşmesi bulunur. 818 s. BK’nın 163, (6098 s. TBK m.184) maddesinde alacağın temliki sözleşmesinin geçerliliği sadece yazılı şekle tabi tutulmuş olup, resmi şekle bağlanmamıştır. Dolayısıyla, yazılı şekilde düzenlenmiş olması şartıyla, yüklenici, arsa sahibinden olan alacağını üçüncü kişiye devredebilir; böyle bir sözleşme, alacağın temliki hükmünde olarak hukuken geçerlidir....
-K A R A R- Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, taraflar arasında 19.03.1997 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, inşaatın 6 katlı olacağının kararlaştırılmasına rağmen taşınmaz üzerinden geçen yüksek gerilim hattı nedeniyle bodrum kat dahil dördüncü kattan sonra inşaatın durdurulduğunu, tarafların dairelerin paylaşımı ve imalat bedeli hususunda anlaşamadıklarını, inşaat sözleşmesinin ifasının sözleşmenin yapıldığı tarihten bu yana imkansız olduğunu, müvekkilinin iflas ettiğini, davalıların ahdin feshi hususunda bir işlem yapmadıklarını ancak müvekkiline de inşaatın devamı hususunda imkan tanınmadığını ileri sürerek, inşaat sözleşmesinin davacı yüklenici lehine günün şartlarına uyarlanmasını, bu mümkün değil ise sözleşmenin feshini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL imalat bedelinin 09.03.2000 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sözleşmenin feshi ve alacak davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 10.09.2015 gün ve 2014/8954 Esas, 2015/5773 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, taraflar arasında 19.03.1997 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, inşaatın 6 katlı olacağının kararlaştırılmasına rağmen taşınmaz üzerinden geçen yüksek gerilim hattı nedeniyle bodrum kat dahil dördüncü kattan sonra inşaatın durdurulduğunu, tarafların dairelerin paylaşımı ve imalat bedeli hususunda anlaşamadıklarını, inşaat sözleşmesinin ifasının sözleşmenin yapıldığı tarihten bu yana imkansız olduğunu, müvekkilinin iflas ettiğini, davalıların ahdin feshi hususunda bir işlem yapmadıklarını ancak müvekkiline de inşaatın devamı hususunda imkan tanınmadığını...
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili olarak feshi ile taraflar arasındaki ilişkinin tasfiye edilmesidir. Somut olayda davacı arsa sahipleri, sözleşmenin ileriye etkili olarak feshini ve davalı yüklenicinin kira borcu ile eksik imalat borcu olduğunu ileri sürerek, sözleşmeye göre yükleniciye verilmesi kararlaştırılan C ve D bloklardaki zemin katta kat irtifakı kurulmayan bağımsız bölümlerin kendilerine ait olduğunun tespitini talep etmişlerdir. Bu talep sözleşmenin tasfiyesi şeklinde anlaşılmalıdır. Mahkemece, davacı arsa sahiplerinin geç teslimden dolayı 84.000,00 TL kira bedeli, 152.256,09 TL eksik iş bedeli bulunduğu tespit edilerek, bu taleplerle ilgili tahsil hükmü kurulmuş, ayrıca C ve D bloklardaki yükleniciye bırakılması kararlaştırılan dört adet bağımsız bölümünde davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiştir....
Hukuk Dairesi'nin 27.10.2015 tarih, 2014/10420 E., 2015/6933 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, sözleşmenin geriye etkili feshine, müdahalenin men'i ile yapının kal'ine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Davacılar vekilinin temyiz itirazları bakımından; Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescil ile kal istemine ilişkindir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davalılarda ...'ın 02.04.2009 tarihli dilekçesi içeriğinde, bağımsız bölümünü yükleniciden satın aldığını beyan etmiş olmasına rağmen bu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulması da doğru olmamıştır. 2-Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları bakımından; Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemektedir....
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan koşullarda binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler....
Öncelikle sözleşme konusu taşınmazlar üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi ve yapılan sözleşmenin paydaşları ve yükleniciyi bağlayıcı olması için tüm paydaşlarca ya da yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması veya yapılan sözleşmeye "onay" verilmesi zorunludur....


