İş Mahkemesinin 2006/324 esas sayılı dosyasında; 1994 Ocak ayından başlamak üzere TİS’e göre SPEK belirlendiğinden ve kararın bu şekilde Dairemizce onanarak kesinleştiğinden bahisle iş bu inceleme konusu dosyada da TİS’e göre SPEK belirlendiği, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 506 sayılı kanunun 77. Maddesinde "Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında: a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin, b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin, c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. (Değişik : 29.07.2003 - 4958 / 36 md....
ın da hizmet tespiti davası açmış bulunduğu ve toplamda 2245 gün olarak tespit edilen hizmet süresine dair kararın Yargıtay 21.Hukuk Dairesince de 03.12.2015 tarih ve 2015/17636 E-2015/21606 K. sayılı ilamı ile onandığı da izlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hizmet tespiti dosyasındaki yukarıda belirtilen ayrık durum dikkate alınmaksızın davacı tanığı ...'a ait tespit edilen hizmet süresi olan 2245 gün davacının hizmet süresi gibi değerlendirilip talep konusu alacakların hesaplandığı ve mahkemece bu hesaplamanın hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Oysa davacının kesinleşen hizmet tespiti davasına konu hizmet süresi 1820 gündür. UYAP üzerinden yapılan incelemede davacıya ait hizmet tespiti davasında gerekçeli kararın 3.sayfasının da davacı ile ilgili olduğu, celp edilen davacıya ait hizmet tespiti dosyasındaki gerekçeli kararın 3.sayfasının ise davacı tanığı ...'a ait gerekçeli kararın 3.sayfası olarak sehven bu dosya arasına konulduğu tespit edilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekilince davalılar aleyhine hizmet tespiti ve işçilik alacaklarının tahsili istemi ile iki ayrı dava açılmış, bu davalar mahkemece birleştirilerek her iki davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince her iki davanın ayrı ayrı görülmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmanın ardından her iki dava ayrılmış, hizmet tespiti davasının kabulüne karar verilmiş ve bu karar hizmet tespiti telebi yönünden Yargıtay 21. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İşçilik alacaklarına ilişkin davada davada ......
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Y A R G I T A Y K A R A R I Davacının hizmet tespiti davası açtığı savunulduğundan, hizmet tespiti davası bulunup bulunmadığı, hizmet tespiti davası varsa ve sonuçlanmış ise karar örneğinin, sonuçlanmamış ise dava ve cevap dilekçeleri ile varsa bilirkişi raporunun araştırılıp gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Eldeki dosyada davacı, davalı işyerinde 01.09.1997-01.02.2013 arası çalıştığının tespiti ve sigorta primlerinin almış olduğu gerçek ücret olan 2.500,00 TL üzerinden tespiti istemiştir. Mahkemece dosyada bulunan deliller doğrultusunda hizmet tespiti yönünden istem gibi, sigorta primine esas kazanç yönünden asgari ücretle çalıştığı yönünde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkemece, davacının hizmet tespiti talebine ilişkin 01.09.1997-05.01.2010 tarihleri arasında çalıştığı ve sigorta primine esas kazanç yönünden verilen karar isabetli ise de, 06.01.2010-01.02.2013 tarihleri verilen kabul kararı isabetsizdir....
Mahkemece, davacının sigortalılık başlangıcının 01.10.1989 tarihi olduğunun ve 1 gün süreyle çalıştığının tespitine, davacı vekili hizmet tespiti davasından feragat ettiğinden ileride hizmet tespiti davası açma hakkı baki kalmak üzere hizmet tespiti davasının feragat nedeniyle reddine ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir....
Mahkemece, davacıya, hizmet tespiti davası açıp sonucunu bildirmesi için süre verilmiş, davacı da hizmet tespiti davası açmayacağını, mevcut delillere göre bilirkişi raporu alınarak karar verilmesini istemiştir. Hiç kimse dava açmaya zorlanamaz. Mahkemece, toplanan delillere göre bilirkişi raporu alınarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacıyı hizmet tespiti davası açmaya zorlayıp hizmet tespiti davası açılmadığı gerekçesi ile davanın reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Mahkemece, davacıya, hizmet tespiti davası açıp sonucunu bildirmesi için süre verilmiş, davacı da hizmet tespiti davası açmayacağını, mevcut delillere göre bilirkişi raporu alınarak karar verilmesini istemiştir. Hiç kimse dava açmaya zorlanamaz. Mahkemece, toplanan delillere göre bilirkişi raporu alınarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacıyı hizmet tespiti davası açmaya zorlayıp hizmet tespiti davası açılmadığı gerekçesi ile davanın reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Dosya içeriğinden, davacının, davalılara karşı, 07/08/2017 tarihinde açtığı hizmet tespiti davasının İzmir 14. İş Mahkemesi’nin 2017/343 esas sayılı dosyasında derdest olduğu, söz konusu davada davacının 26/07/2005-29/09/2012 tarihleri arası için hizmet tespiti talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Hizmet tespiti davası, her ne kadar eldeki davanın karar tarihinden sonra açılmış ise de, hizmet tespiti davasında, iş bu alacak davasından farklı olarak re’sen araştırma ilkesi uygulanmaktadır. Dolayısıyla, hizmet tespiti davasında verilecek kararın kesinleşmesinin beklenilmesi zorunluluğu doğmuştur. Anılan sebeple, hizmet tespiti davası bekletici mesele yapılarak, oluşacak sonuca göre davaya devam edilmeli ve esas hakkında bir karar verilmelidir. Yukarıda yazılı sebepten, kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir....
Mahkemesinin 2012/385 esas sayılı hizmet tespiti ve işçi alacakları talebini içeren davadan tefrik edilen işçilik alacakları istemine ilişkindir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde çalıştığına dair iddiasını ispat edemedeğinden hizmet tespiti davasının reddine karar verilmiştir. Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet tespiti ve işçilik alacakları için 03.12.2010 tarihinde ayrı ayrı dava açtığı daha sonra işçilik alacaklarına ilişkin davada birleştirme kararı verilerek ......


