Belediye Başkanlığı nezdinde 12.01.1987 ile 2009 tarihleri arasındaki çalışmalarındaki ücretinin eksik bildirildiğini beyanla, ödenen ikramiyelerin prime esas ücret kapsamında ele alınmasını gerektiğinin tespiti ile yaşlılık aylığına yansıtılarak yaşlılık aylığı farklarının tahsilini talep etmiş olup, İlk Derece Mahkemesince; Davanın kabulü ile, Davacının 01/1987 ile 06/2009 taihleri arasında 16.04.2018 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda belirlenen dönem ve ek SPEK ile çalıştığının tespitine, eksik yatırılan prime esas kazanç tutarlarının yaşlılık aylığına yansıtılması gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunlu olup, mahkemece bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı hizmet tespiti ile işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece işçilik alacaklarına ilişkin dava tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Hizmet tespitine ilişkin davada verilen karar ise temyiz edilmiş olup halen kesinleşmemiştir. İş yargılamasında çalışma olgusunu ve hizmet süresinin, kısaca kıdemini ispat yükü, genel ispat kuralı gereği iddia eden işçiye aittir. İşçi açılan işçilik davası sırasında hizmet süresinin tespiti ile ilgili olarak işçilik alacaklarından bağımsız olarak hizmet tespiti davası açmış olabilir. Bu durumda hizmet süresine bağlı işçilik alacakları davasının sonuçlanması, hizmet tespiti davasının sonucuna bağlıdır. Bu nedenle hizmet tespit davasının bekletici mesele yapılması gerekir. Somut olayda, davacı işçinin işyerindeki hizmet süresi uyuşmazlık konusudur....
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Taraflar arasında davacı işçinin hizmet süresinde uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı işçi tarafından davalı işveren aleyhine işçilik alacakları ile hizmet tespiti davası birlikte açılmış mahkemece hizmet tespitine ilişkin dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir. İşçilik alacaklarına ilişkin davada ise yargılamaya devam olunarak davanın kabulüne karar verilmiştir. İş yargılamasında çalışma olgusunu ve hizmet süresini, ispat yükü, genel ispat kuralı gereği iddia eden işçiye aittir. İşçi işçilik davası sırasında hizmet süresinin tespiti ile ilgili işçilik alacaklarından bağımsız olarak hizmet tespiti davası açmış olabilir. Bu durumda hizmet süresine bağlı işçilik alacakları davasının sonuçlanması, hizmet tespiti davasının sonucuna bağlıdır....
K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 01.05.1978 - 30.04.1981 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalılar murisi yanında 01.05.1978 tarihinde 1 gün SPEK taban ücretiyle çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. fıkrası, "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmünü getirmiştir....
K A R Ş I O Y Davacı, hizmet tespiti ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığı bağlanması talebi ile dava açmış, mahkemece her iki talebin kabulüne karar verilmiştir....
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, hizmet tespiti davası yönünden açılmamış sayılmasına, işçilik alacakları davası yönünden davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi arafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, hizmet tespiti ve işçilik alacakları istemine ilişkindir. Davacının hizmet tespiti ile birlikte işçilik alacağı davasını birlikte açtığı ortadadır. Mahkemece, hizmet tespiti davası yönünden açılmamış sayılmasına, işçilik alacakları davası yönünden davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 167. maddesi uyarınca yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için aralarında bağlantı bulunsa bile davaların ayrılmasına ,davanın her safhasında karar verilebilir....
Taraflar arasındaki ilişki Borçlar Kanununun 393 ve devamı (eski BK 313.ve devamı ) maddelerinde düzenlenen hizmet akdi hükümlerine tabidir. Bu nedenle davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İş yargılamasında çalışma olgusunu ve hizmet süresinin, kısaca kıdemini ispat yükü, genel ispat kuralı gereği iddia eden işçiye aittir. İşçi açılan işçilik davası sırasında hizmet süresinin tespiti ile ilgili olarak işçilik alacaklarından bağımsız olarak hizmet tespiti davası açmış olabilir. Bu durumda hizmet süresine bağlı işçilik alacakları davasının sonuçlanması, hizmet tespiti davasının sonucuna bağlıdır.Keza taraflar arasındaki ilişkinin belirlenmesinde de hizmet tespiti davasının sonucu önem arz etmektedir. Bu nedenle hizmet tespit davasının bekletici mesele yapılması gerekir....
Mahkemece, davacı ile davalı arasında İş Mahkemesi'nin 2012/56 Esas sayılı dosyasında işçilik alacakları davasının derdest olduğu, taraflar arasında hizmet ilişkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirme ile iddia ve savunmaların işçilik alacaklarına ilişkin davada da incelenip değerlendirilebileceği, eldeki davayı açmakta hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık işçilik alacakları davası ile hizmet tespiti veya olumsuz hizmet tespiti davalarının birlikte görülüp görülmeyeceği hususunda toplanmaktadır. Hizmet tespiti davalarının yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri oluşturulup bu davalar için özel bir ispat yöntemi öngörmemiştir. Hizmet tespiti davaların niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği için yargılamasının özel bir duyarlılık ve itina ile yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır....
İş yargılamasında çalışma olgusunu ve hizmet süresinin, kısaca kıdemini ispat yükü, genel ispat kuralı gereği iddia eden işçiye aittir. İşçi açılan işçilik davası sırasında hizmet süresinin tespiti ile ilgili olarak işçilik alacaklarından bağımsız olarak hizmet tespiti davası açmış olabilir. Bu durumda hizmet süresine bağlı işçilik alacakları davasının sonuçlanması, hizmet tespiti davasının sonucuna bağlıdır.Keza taraflar arasındaki ilişkinin belirlenmesinde de hizmet tespiti davasının sonucu önem arz etmektedir. Bu nedenle hizmet tespit davasının bekletici mesele yapılması gerekir. Somut olayda, davacı işçinin bu davadan bağımsız olarak hizmet süresinin tespitine ilişkin halen devam eden davası bulunmaktadır....
Mahkemece, hizmet tespiti davası mevcut dava dosyasından tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiş ancak hizmet tespiti davası kesinleşmeden davanın kısmen kabulüne karar verilerek dava sonlandırılmıştır. Taraflar arasında davacı işçinin hizmet süresinde uyuşmazlık bulunmaktadır. İş yargılamasında çalışma olgusunu ve hizmet süresini, ispat yükü, genel ispat kuralı gereği iddia eden işçiye aittir. İşçi işçilik davası sırasında hizmet süresinin tespiti ile ilgili işçilik alacaklarından bağımsız olarak hizmet tespiti davası açmış olabilir. Bu durumda hizmet süresine bağlı işçilik alacakları davasının sonuçlanması, hizmet tespiti davasının sonucuna bağlıdır. Bu nedenle hizmet tespit davasının bekletici mesele yapılması gerekir Davacının açmış olduğu hizmet tespitine ilişkin davada verilen karar Yargıtay 21....


