CEVAP Şikayet olunan iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; şikayetçilerin müflis şirketten alacaklı olmayıp müflis şirket yetkilileri olduğunu, bu nedenle sıra cetveline itiraz davasında taraf sıfatlarının bulunmadığını, ayrıca sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek şikayetin reddini istemiştir. III....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/21 Esas KARAR NO : 2023/321 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 07/02/2019 KARAR TARİHİ : 12/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müflisin temlik veren----- olan borçları nedeniyle ------sayılı dosyalarından takip başlatıldığını ve bu takiplerin kesinleştiğini, söz konusu alacakların müvekkili şirkete temlik edildiğini, bu sebeple toplam 1.142.140,02 TL’nin sıra cetveline kaydı için------- İflas sayılı dosyasından iflas masasına kayıt talebinde bulunduklarını, ancak----- Dairesinin 11.01.2019 tarihinde alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle sıra cetveline kayıt talebini reddettiğini, verilen bu ret kararının hatalı olduğunu,...
Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır. Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir. Ortada derdest bir alacak davası varken borçlu iflas ettiğinde alacaklı masaya başvurmuş ve iflas idaresi alacağı nizalı yazmak yerine reddetmişse bu noktada alacaklı yeni bir sıra cetveline itiraz davası açmak durumunda değildir. Zira iflas idaresi yeni bir hasım olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisi olması sıfatıyla davacının karşısında konumlanmıştır....
Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır. Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir. Ortada derdest bir alacak davası varken borçlu iflas ettiğinde alacaklı masaya başvurmuş ve iflas idaresi alacağı nizalı yazmak yerine reddetmişse bu noktada alacaklı yeni bir sıra cetveline itiraz davası açmak durumunda değildir. Zira iflas idaresi yeni bir hasım olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisi olması sıfatıyla davacının karşısında konumlanmıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2022/189 Esas KARAR NO :2022/635 DAVA :Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235) DAVA TARİHİ :03/03/2022 KARAR TARİHİ :11/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz (iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul ve terkin talebi-İİK 235) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müflis şirketler ile imzalanan hizmet sözleşmesi gereğince dava dışı ...’e ödenen kıdem tazminatına ilişkin olarak 3.519,13 TL’nin ... Güvenlik şirketinden, 1.678,58 TL’nin ise ... firmasından ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır. Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir. Ortada derdest bir alacak davası varken borçlu iflas ettiğinde alacaklı masaya başvurmuş ve iflas idaresi alacağı nizalı yazmak yerine reddetmişse bu noktada alacaklı yeni bir sıra cetveline itiraz davası açmak durumunda değildir. Zira iflas idaresi yeni bir hasım olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisi olması sıfatıyla davacının karşısında konumlanmıştır....
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/244 Esas KARAR NO : 2022/312 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 06/04/2022 KARAR TARİHİ : 08/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin müşterisi Müflis ... ŞTİ.'den faktoring sözleşmesi ve ekleri çerçevesinde alacaklı olduğunu, Faktoring Sözleşmesi ve ekleri gereği ... tarihinde firmanın hesabının kat edildiğini, Beyoğlu ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiyeli hesap kat ihtarının muhataba tebliğ edildiğini, ancak ihtara rağmen müvekkili şirket alacağının ödenmemesi sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ......
Esas sayılı takip dosyasından 23.11.2010 tarihinde düzenlenen sıra cetveline itiraz etmediğinden sırasının kesinleştiği ve bu konuda verilmiş olan dava sonucundan yalnızca sıra cetveline itiraz eden tarafın yararlanacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Hükmün gerekçe kısmında borçlunun isminin... yerine ... olarak yazılması, HMK'nın 304. maddesi gereğince tarafların başvurusu üzerine veya re'sen mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Sıra cetveline itiraza ilişkin davada Adana 2. Asliye Ticaret ve Adana 3. İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, sıra cetveline itiraza ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, talebin İİK'nın 142. maddesine göre sıra cetveline itiraz/şikayet mahiyetinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İcra Hukuk Mahkemesi ise, itirazın, İcra ve İflas Kanunu'nun 142. Maddesi uyarınca alacağın esas ve miktarına yönelik olduğu, bu durumda sıra cetveline alınmış olan bir alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraza ilişkin davaların genel mahkemelerin görevinde olduğu, gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. İİK 142....


