Uygulama tarihi, kararı alan tarafça ayrıca işyeri veya işyerlerinde derhâl ilan edilir. (6) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 22/10/2014 tarihli ve E.: 2013/1, K.: 2014/161 sayılı Kararı ile.) (7) Kanuni grev kararı alınan bir uyuşmazlıkta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı uyuşmazlığın çözümü için bizzat arabuluculuk yapabileceği gibi bir kişiyi de arabulucu olarak görevlendirebilir.” 3. 6356 sayılı Kanun’un "Grev ve lokavtı sona erdirme kararı" kenar başlıklı 75 inci maddesinin altıncı fıkrası ise şöyledir: “Grevi uygulayan sendikanın, yetki tespiti için başvurduğu tarihte işyerindeki üyesi işçilerin dörtte üçünün sendika üyeliğinden ayrıldıklarının tespiti hâlinde, ilgililerden biri grevin sona erdirilmesi için mahkemeye başvurabilir. Mahkemece belirlenecek tarihte grevin sona ereceği ikinci fıkradaki usule göre ilan edilir.” 4....
Çekilme, göreve son verilmesi veya sair nedenlerle kamu görevinden ayrılanların üyelikleri, sendika şubesi, sendika veya konfederasyon organlarındaki görevleri, farklı bir hizmet koluna giren kuruma atananlardan sendika üyesi olanların ise üyelikleri, varsa sendika şubesi ve sendika organlarındaki görevleri sona erer. Ancak varsa konfederasyon organlarındaki görevleri devam eder....
Mahkemece profesyonel sendikacının iş sözleşmesiyle çalıştığı kabul edilerek, görevden alındığı tarih ile alınma kararının iptali nedeniyle kararın kesinleştiği tarihe kadar alması gereken haklar hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Öncelikle profesyonel sendika yöneticiliği yapan davacı ile davalı sendika arasında iş ilişkisi değil, vekalet ilişkisi bulunmaktadır. Uyuşmazlık dava tarihindeki 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’ndan doğduğu için iş mahkemesi görevlidir. Ancak uyuşmazlıkta Borçlar Kanunu’nun vekalet sözleşmesine hükümleri yanında Sendika Tüzük hükümleri uygulanacaktır. Davacının istek konusu yaptığı dönemde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 396 ve daha sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 512. Maddesine göre “Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”....
Devir işlemi tekemmül etmediği ve davacının halen şirket kayıtlarında ortak gözüktüğü, bu eksikliğin dava yoluyla giderilmesinin mümkün olmadığı, daha sonraki bir aşamaya ilişkin tescilin de talep edilemeyeceği, öte yandan TTK'nın 543/1. maddesi atfıyla TTK'nın 161. maddesi hükmüne göre, aynı zamanda anasözleşme ile atanmış müdür olan davacının ortaklar kurulu kararı ile azlinin mümkün olmaması, davacı ortağın da imzasınınbulunduğu pay devri ve davacı müdürün müdürlük görevinin sona erdirilmesi ve devralan davalı ortağın yeni müdür olarak atanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının bir anasözleşme değişikliği olarak kabul edilmesinin olanaklı bulunmaması karşısında, gerek pay devrinin, gerekse müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti istemlerine ilişkin işbu davanın dinlenme kabiliyetinin bulunmaması karşısında, mahkemece, davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle reddi gerekirken ve karar yerindeki diğer gerekçelere ilave olarak ayrıca ticaret sicili memurluğunun davada taraf gösterilmesine...
Açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, Sendika Tüzüğü gereğince görevleri son bulan profesyonel yöneticilere kıdem ve ihbar tazminatı adı altında ödeme yapılmasının öngörüldüğü, davacının yöneticilik görevinin sona erme tarihinin 05/05/2019 olduğu, buna mukabil kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının talep edildiği davanın ise 03/05/2019 tarihinde açıldığı, her davanın açıldığı tarihteki maddi ve hukuki olgulara göre karara bağlanması gerektiği gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının Sendika Tüzüğünde kıdem ve ihbar tazminatı adı altında öngörülen alacaklar bakımından talep hakkının doğmadığı açık olduğundan, bu talepler bakımından davanın reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. 3-Mahkemece davacının ücretinin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma da eksik ve hüküm kurmaya yeterli değildir....
Davacının iş sözleşmesi 12.01.2015 tarihinde sona erdirildikten sonra, 01.02.2015 tarihinde yeni alt işveren ... işçisi olarak çalışmaya başlamıştır. Dinlenen davacı tanığı ... davacının 2014 yılı sonlarında özelleştirme nedeni ile iş sözleşmesinin sona erdirildiğini ancak 15-20 gün sonra yeni alt işveren tarafından işe alındığını beyan etmiştir. Davacı tanığı beyanı ve davacın iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ile yeniden işe başladığı tarih dikkate alındığında makul süre aşılmış olup, bu nedenle davacının feshe bağlı alacaklarının bozma ilamının 3 nolu bendi de dikkate alınarak usulünce hesaplandıktan sonra kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Taraflar arasında asıl işveren -alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır....
İş Sendikası'nda sendika baş temsilcisi ..., sendika temsilcileri ... ve ...'ün Sendika Genel Yönetim Kurulu'nun 14/01/2016 tarihli kararı ile görevden alındıkları, boşalan sendika baş temsilciliği ve sendika temsilciliği görevlerine yeni atamanın 05/05/2016 tarih 1016 sayılı yazı ile işverenliğe bildirildiği anlaşılmaktadır. Dosyada ki bilgi ve belgelere göre, davacı 27.8.2014 tarihinde sendikaya üye olmuş, iş akdi üyelikten yaklaşık 2 yıl sonra 23.05.2016 tarihinde feshedilmiştir....
Somut Uyuşmazlıkla İlgili Düzenlemeler: 6356 sayılı Kanunun 75'inci maddesinin altıncı fıkrasında "Grevi uygulayan sendikanın, yetki tespiti için başvurduğu tarihte işyerindeki üyesi işçilerin dörtte üçünün sendika üyeliğinden ayrıldıklarının tespiti hâlinde, ilgililerden biri grevin sona erdirilmesi için mahkemeye başvurabilir....
Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, müvekkil sendikanın işleminin, zaten kendiliğinden, hiçbir işleme gerek kalmaksızın sendika üyeliği ve merkez yönetim kurulu üyeliği sona eren davacının durumunun tespitinden ibaret olduğunu, davacının bakanlık müşaviri kadrosuna atandığını, davacının 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihine kadar genel müdür yardımcısı kadrosunda bu tarihten sonra ise bakanlık müşaviri kadrosunda olması sebebiyle mevcut sendika üyeliğinin ve dolayısıyla genel başkan yardımcısı görevinin sona erdiğine dair merkez yönetim kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir....
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz: Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Gerekçe: Dava, profesyonel sendika yöneticiliğinin sona erdirilmesine dair sendika yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Sendika ile sendika yöneticileri arasındaki ilişkinin kural olarak vekalet ilişkisi olduğu kabul edilmelidir. Ücret, vekalet sözleşmesinin zorunlu unsuru değildir. Buradan hareketle sendikalarda profesyonel sendika yöneticisi ve amatör sendika yöneticisi olmak üzere iki tip yöneticinin söz konusu olduğunu söylemek gerekir. Sendika yöneticilerine verilecek ücretler ile sağlanacak diğer menfaatleri belirleme yetkisi ise münhasıran genel kuruldadır. Profesyonel sendika yöneticiliği, idare hukukunda yer alan statüler gibi değildir....


