Bölge Şubesinin 26-27 Eylül 2003 tarihlerinde yapılan Sendika 12. olağan genel kurulunda kapatıldığını, bölge şubeye bağlı 11 şubenin de bölge şubesi ile birlikte kapatılmış olduğunu, dolayısıyla Tüzüğün geçici 2. maddesi gereğince kapatma tarihi itibarıyla davacının şube yöneticiliği görevinin sona erdiğinden davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacının görev yaptığı şubenin kapatılan ... Bölge Şubeye bağlı olması sebebiyle genel kurulun kapatma kararı kapsamında kabulü gerektiği, Sendika Tüzüğü’nün 38 maddesi doğrultusunda ... Şubesinin ...Şubesi ile birleştirilmesine ilişkin Sendika Genel Yönetim Kurulu kararının bu karar nedeniyle davacıya sendika yöneticiliği ücretinin ödenmemesinin yasaya aykırı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden 26-28.9.2003 tarihlerinde yapılan davalı Sendikanın 12. Olağan Genel Kurulunda ... Bölge Şubesinin kapatılması-na karar verildiği, ......
Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttikleri sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yetki tespit tarihindeki sendika üyeliklerinin dörtte üçünün sona erdiği iddiasıyla grevin sona erdirilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu : İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı istinaf kanun yoluna başvurmuştur....
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında tesis edilen Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevinin sona erdirilmesi işleminin dayanağı olan mevzuat maddesinin açık ve net bir şekilde belirtilmediği, davalı idarece memuriyetten çıkarma işlemi değil sadece Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevinin sona erdirildiği beyan edilse de memuriyetten çıkarmaya ilişkin hükümlerin işlem belgesinde belirtildiği anlaşılmakla yargı denetimine elverişli olmayan biçimde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlılık bulunmadığı, öte yandan; her ne kadar bakılan davada, davalı idarece davacının hırsızlık suçundan hüküm giydiği ancak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiği için 657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesi uyarınca işlem tesis edilmediği, bunun yerine Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 'Genel şartlar' başlıklı 5. maddesinin (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan...
Buna göre, davacının fesih tarihinde sendika temsilciliği veya yöneticiliği görevinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacı tarafın ıslah talebindeki 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 24. maddenin uygulanması isteminin değerlendirilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 20/12/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi....
nın KHK ile görevine son verildiğinden sendika şubesinde görevlendirilemeyeceğinin görüş olarak bildirildiğini, sendika üyesinin görevine son verilmesi veya sair hallerde mahkemeye başvurması durumunda mahkeme kararı kesinleşinceye kadar sendika görevinin devam edecek olduğunu, T.C. ... denetiminden geçen sendika tüzüğünün "Üyeliğin Düşmesi" başlıklı 12. maddesinde de 4688 Sayılı Kanun'a paralel biçimde "işveren tarafından görevine son verilenlerin üyeliği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın kesinleşmesine kadar devam eder" hükmüne yer verildiğini ileri sürmüştür.. F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, “677 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 1/2....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemenin önceki karar Dairemizin 03.11.2015 Gün, 2015/26072 Esas, 2015/31009 Karar sayılı ilamıyla profesyonel sendika yöneticiliği yapan davacı ile davalı sendika arasında iş ilişkisi değil vekalet ilişkisi bulunduğu sendika tüzüğünün 29. maddesinde sendika şubesinin genel kurulunun genel kuruldan 3 ay önce toplanacağı belirtildiği, buna göre sendika şube başkanı olan davacının görevinin bir sonraki genel kurulun yapılmasından 3 ay önce sona ereceğini, genel kurulun 05-06 Mart 2011 tarihinde yapıldığı davacının görevinin ise 05.12.2010 tarihinde genel kurul toplantısından 3 ay önce sona ereceği davacının mahrum kaldığı hakların 05.12.2010 tarihine kadar hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği ancak görev süresini aşar şekilde hesaplama yapılıp hüküm altına alındığı, ayrıca asıl alacak miktarlarından işsizlik sigortası kesilmesinden sonra gelir vergisi tarife oranları uygulanarak alacak miktarı belirlenmesi hatalı ise de bu hesaplama yöntemi davalı...
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece ikale teklifinin davalıdan geldiği davacının iradesinin fesada uğradığının ispatlanmadığı, kıdem tazminatı haricinde 15.209,84 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Somut uyuşmazlık davacı ile davalı arasında ikale bulunup bulunmadığı, davacının makul yararının karşılanıp karşılanmadığı noktasındadır. Bozma sözleşmesi (ikale) yasalarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesi mümkündür. Sözleşmenin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak adlandırılır....
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının müdürlük görevinin sona erdiğine dair alınmış bir genel kurul kararı olmadığı, istifa tek taraflı bir işlem olup istifa bildiriminin de davalı şirkete tebliğ edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, istifa tek yanlı bir işlem olup kabulü için ortaklar kurulu kararı gerekmez ise de davacının şirket müdürlüğünden istifa ettiğini davalı tarafa bildirmemiş olmasına ve davacının müdürlükten azledildiğine dair alınmış bir ortaklar kurulu kararı da bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, ikinci kez vasi atama kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm vasi ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Kısıtlı ..., Şuhut Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/459 sayılı dosyasında Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca kısıtlanmış, 26.05.2010 tarihli karar ile babası ... vasi atanmıştır. Bu kez kızkardeşi Halime tarafından açılan davada ise 2012/198-405 sayılı kararı ile tekrar kısıtlanmış, eski vasinin karara itirazı üzerine mahkemece Halime'nin vasiliğine son verilerek İbrahim'in vasiliğinin devamına karar verilmiştir. Hüküm Halime tarafından vasiliğinin sona erdirilmesi yönünden temyiz edilmiştir. Temyize konu kararla, kısıtlama kararı ya da kısıtlama kararının kaldırılmasına karar verilmemektedir. İkinci kez atanan vasinin görevine itiraz üzerine son verilmiştir....


