Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının, davalı işyerinde 19/03/1997 - 02/02/2015 tarihleri arasında ... sarma ustası olarak çalıştığını, 02/02/2015 tarihli iş sözleşmesini karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirilmesi ve sona erdirilmenin sonuçlarına ilişkin sözleşme ile iş yasasının 18.maddesi çerçevesinde davacının iş sözleşmesine son verildiğini, davalı işverenliğin, davacıya ikale sözleşmesi imzalatmak suretiyle iş sözleşmesini sona erdirmek istediğini, ikale sözleşmesinin tarafların ortak, serbest iradesiyle sona erdirilmesi olsada dava konusu olayda; ikale icabının davalı işverenlikten gelmiş olup davacının hür iradesi bulunmaksızın imzalamak zorunda bırakıldığını, Yargıtaya göre ikale sözleşmesi...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile; kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 4 yıl, 4 ay, 15 gün hapis cezasına mahkum edilen davacının, mahkumiyet kararının kesinleşmesiyle birlikte 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi gereğince memuriyete alınma şartını kaybettiği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet memurluğunun sona erdirilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının daha önce çekilme isteminin kabulü ile görevinden ayrılmış olmasının, idarenin memurluğa alınma koşulunu mahkumiyet nedeniyle kaybeden davacı hakkında işlem tesis etmesine engel oluşturmayacağı; davacının, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan hapis cezasına mahkum edilmesi üzerine Devlet memurluğunun sona erdirilmesi yönünde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olmadığı sonucuna varıldığından ve davacının başvurusu...
Dava konusu edilen ücret alacaklarının hesaplanacağı sürenin belirlenmesi ve feshe bağlı hakların doğup doğmadığının, doğmuş ise hangi tarihte olduğunun belirlenebilmesi bakımından sendika temsilciliğinin devam edip etmediğinin, sona ermiş ise hangi tarihte sona erdiğinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu hususta incelenmesine gerek görülen ve mahallinden istenen kayıtlara göre davacının sendika şube sekreteri unvanı ile ücretli sendika yöneticisi olarak atandığı 01/05/2015 tarihine kadar sendika baş temsilcilik görevinin devam ettiği anlaşılmıştır....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Sendika ... şubesinin 07.03.2020 tarihli Olağan Genel Kurulunda denetleme kurulu ve disiplin kurulu asıl üyeliğine seçilen dâhili davalıların, 07.02.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmaları nedeniyle organ üyeliğinin sona erdirilmesi ile dâhili davalıların mevcudiyetiyle alınmış genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 2....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında adli soruşturma yürütülen davacının, din hizmetlerinin taşıdığı önem ve hassasiyet çerçevesinde vekil müezzin-kayyımlık vazifesini yürütmesinin giderilmesi mümkün olmayan neticelere yol açacağı gerekçesiyle görevinin yetki ve usulde paralellik ilkesine riayet edilmek suretiyle sona erdirilmesi yönünde tesis olunan dava konusu işlemde, vekaleten atamalarda idarenin sahip olduğu geniş takdir yetkisi de göz önünde bulundurulduğunda, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
e devretmiş ise de şirket müdürlüğü görevinin devam ettiği, müdürlük görevinin sona erdirilmesi konusunda ortaklar kurulunca alınmış bir karar bulunmadığı, şirket müdürünün şirket ortağı olması zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir....
(3) Grevin uygulanmasına son verilmesi lokavtın, lokavtın uygulanmasına son verilmesi grevin kaldırılmasını gerektirmez. (4) Grevi uygulayan işçi sendikasının herhangi bir nedenle kapatılması, feshedilmesi veya infisah etmesi hâllerinde grev ve alınmış bir karar varsa lokavt kendiliğinden sona erer ve yetki belgesi hükümsüz olur. (5) Lokavtı uygulayan işveren sendikasının herhangi bir nedenle kapatılması, feshedilmesi veya infisah etmesi hâllerinde lokavt kendiliğinden sona erer. (6) Grevi uygulayan sendikanın, yetki tespiti için başvurduğu tarihte işyerindeki üyesi işçilerin dörtte üçünün sendika üyeliğinden ayrıldıklarının tespiti hâlinde, ilgililerden biri grevin sona erdirilmesi için mahkemeye başvurabilir. Mahkemece belirlenecek tarihte grevin sona ereceği ikinci fıkradaki usule göre ilan edilir." 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1....
II-Hukuki Dayanak: Davacının görevinin sona erdiği tarihte mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu yürürlükte bulunmaktadır....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemenin önceki karar Dairemizin 03.11.2015 Gün, 2015/25708 Esas, 2015/31010 Karar sayılı ilamıyla profesyonel sendika yöneticiliği yapan davacı ile davalı sendika arasında iş ilişkisi değil vekalet ilişkisi bulunduğu sendika tüzüğünün 29. maddesinde sendika şubesinin genel kurulunun genel kuruldan 3 ay önce toplanacağı belirtildiği, buna göre sendika şube başkanı olan davacının görevinin bir sonraki genel kurulun yapılmasından 3 ay önce sona ereceğini, genel kurulun 05-06 Mart 2011 tarihinde yapıldığı davacının görevinin ise 05.12.2010 tarihinde genel kurul toplantısından 3 ay önce sona ereceği davacının mahrum kaldığı hakların 05.12.2010 tarihine kadar hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği ancak görev süresini aşar şekilde hesaplama yapılıp hüküm altına alındığı, ayrıca asıl alacak miktarlarından işsizlik sigortası kesilmesinden sonra gelir vergisi tarife oranları uygulanarak alacak miktarı belirlenmesi hatalı ise de bu hesaplama yöntemi davalı...
Bölge Şubesinin 26-27 Eylül 2003 tarihlerinde yapılan Sendika 12. olağan genel kurulunda kapatıldığını, bölge şubeye bağlı 11 şubenin de bölge şubesi ile birlikte kapatılmış olduğunu, dolayısıyla Tüzüğün geçici 2. maddesi gereğince kapatma tarihi itibarıyla davacının şube yöneticiliği görevinin sona erdiğinden davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacının görev yaptığı şubenin kapatılan ... Bölge Şubeye bağlı olması sebebiyle genel kurulun kapatma kararı kapsamında kabulü gerektiği, Sendika Tüzüğü’nün 38 maddesi doğrultusunda ... Şubesinin... Şubesi ile birleştirilmesine ilişkin Sendika Genel Yönetim Kurulu kararının bu karar nedeniyle davacıya sendika yöneticiliği ücretinin ödenmemesinin yasaya aykırı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden 26-28.9.2003 tarihlerinde yapılan davalı Sendikanın 12. Olağan Genel Kurulunda ... Bölge Şubesinin kapatılması-na karar verildiği, ......


