YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Bulvarı No:… adresinde ve … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davacı şirkete ait işyerinin, geçerli bir kira sözleşmesini getirene kadar faaliyetinin durdurulmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ......
bulunduğunun görüldüğü, kolluk ekiplerince araçtan 800-1000 metre uzağa gidilerek yaya biçimde ormanda ilerlenildiği esnada patlama sesi duyulduğu, daha sonra ...plakalı aracın hızlı bir şekilde Dereköy istikametine doğru gittiğinin görüldüğü, ancak kolluk ekiplerinin araştırmasına rağmen, izinsiz kazı faaliyetinin ve patlayıcı madde infilakının gerçekleştirildiği yerin tespit edilemediği ve sanıkların olay yerinde görülmediği, akabinde, bahse konu aracın durdurulması amacıyla Tavşanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ile irtibata geçildiği, ... plakalı aracın durdurulduğu, araçta sanıklardan ..., ... ve suça sürüklenen çocuğun bulunduğu, yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, olay saatinde havanın kısmen yağışlı olduğu tespiti ile ... ve ...’ın kıyafet ve ayakkabılarında çamur görüldüğünün tutanağa geçirildiği, sanıkların, yolda mantar toplamak için durdukları, sonrasında da aracın bozulduğu ve bu nedenle kıyafet ve ayakkabılarının çamurlu olduğunu ileri sürdükleri, Sanıkların...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, fırın faaliyetinin durdurulması, ortak yere müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar ve davacı yanında müdahiller tarafından, mera tahsis amacı değişikliği olmadan, mera vasıflı alan içinde açıldığı, tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılmasına imkan bulunmadığı, tahsis amacı değiştirilmeden mera vasıflı arazide uyuşmazlığa konu madencilik faaliyetinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, ruhsat sahibi şirketin uyuşmazlığa konu ruhsat sahasının hemen bitişiğinde 50 hektarlık bir alan için ikinci bir işletme ruhsatı aldığı, her iki işletme ruhsatının da 2-a grubu kalker madenine ait olduğu, bunun ise dava konusu projeyi Çevresel Etki Değerlendirme sürecinden kaçırma amaçlı yapıldığı, dava konusu sahada verilmiş olan "ÇED gerekli değildir" kararının mahkeme kararıyla iptal edilerek kesinleştiği, yürütülecek madencilik faaliyetinin tarım alanlarına zarar vereceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ......
Aktarılan çerçevede yapı denetim elemanlarına 4708 sayılı Kanuna aykırı davranışlarından ötürü uygulanacak idari müeyyideleri düzenleyen aynı Kanun'un 8.maddesinde yapılan değişikliğin, değişiklikten önceki haline göre lehe hükümler içerip içermediğinin irdelenmesi gerekmektedir. 4708 sayılı Kanunun söz konusu 8. maddesinin 23/04/2015 tarihli değişiklikten önceki halinde 4708 sayılı Kanuna aykırılık tespit edilmesi halinde denetçiler için idarece uygulanabilecek yaptırım, yapı denetim kuruluşlarının bir yıla kadar denetim faaliyetinin durdurulması ve belgelerinin geçici olarak alınması biçiminde idi. İdarece takdir yetkisi kullanılarak ama en çok bir yıl faaliyetin durdurulması yönünde idari yaptırım uygulanabilmekte ve yapı denetim kuruluşunun faaliyetinin durdurulduğu süre zarfında başkaca bir denetim faaliyetinde bulunmasına izin verilmemekte idi. 23/04/2015 tarihinde yapılan değişikliğe baktığımızda, idari yaptırım türlerinin tümüyle değiştiği görülmektedir....
uygulanabilmesi için değişiklikten önceki kanun hükmü uyarınca faaliyetin durdurulması yaptırımının uygulanmamış olması gerektiğinden, dava konusu işlemin uygulanıp uygulanmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır....
Dava sendika genel merkez yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir....
Sendikal fesih karinesi; işçi ve işveren tarafından işverenin görünüşteki fesih iradesinin arkasına geçerek, gerçek fesih iradesi ve amacının sorgulayacak nitelikte açık ve kesin olan, iş ilişkisinin devamı sürecinde kronolojik olarak gerçekleşen olaylardan hareketle işçinin sendika üyeliği veya sendikal faaliyetinin işvereni fesih işlemine yönelttiği şeklinde hakimin çıkardığı sonuçlardır. Sendikal fesih karinesi iş hukukuna özgü fiili karine olup işçi ve işveren tarafının iddialarının doğruluğu hakkında hakimin kanaat oluşturmasına yarayan; çalışma yaşamı, sendikal yaşam, toplu görüşmeler, iş ilişkileri ve iş yargısı tecrübelerine dayanan değer yargılarıdır. Bu sonuçlar ve değer yargıları feshin sendika üyeliği veya sendikal faaliyet nedeniyle yapıldığı iddiasını artırıyor ise sendikal fesih karinesinin varlığı kabul edilmelidir şeklinde karar vermiştir. Dosya içeriğine göre, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir....
İstanbul Valiliği'nin … tarih ve … sayılı yazısıyla, Bakanlığın 14/03/2019 tarih ve 6041 sayılı yazısı ilgi tutularak, kararın gereğinin yerine getirilmesi İl Emniyet Müdürlüğü'nden istenilmiştir. … Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla ise, söz konusu Valilik yazısı ilgi tutularak, davacı şirkete ait iş yerinin faaliyetinin 1 (bir) ay süre ile durdurulması ve düzenlenecek iş yeri kapama ve açma tutanaklarının bir nüshasının Bakanlığa iletilmek üzere gönderilmesi Fatih Belediye Başkanlığı'ndan istenilmiştir. Bunun üzerine, … Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi gereğince davacıya ait iş yeri mühürlenmek suretiyle faaliyeti durdurulmuş, Fatih Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü'nün anılan işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır....
Mahkemece feshin yapıldığı dönemde sendikaya üye olmayıp, iş sözleşmesi feshedilen işçilerin bulunup bulunmadığı, sendikaya üye olan ve davalı iş yerinde çalışan toplam işçi sayısı ve üyelik tarihleri, sendika üyeliğinden istifa etmesine karşın iş akdi sonlandırılan işçilerin olup olmadığı, sendikalı olup iş sözleşmeleri feshedilen işçilerin yerlerine yeni işçi alınıp alınmadığı ve yetki prosedürünün başlatılıp başlatılmadığı hususları araştırılmadığı gibi davacının sendikal örgütlenmedeki rolü ve süreci kısaca sendika faaliyetinin ne olduğu açıkca ortaya konmamıştır. Mahkemece yukarıdaki ilkeler doğrultusunda; araştırma yapılmadan sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


