WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava, İİK. nın 89. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edilmeksizin sehven ödendiği iddia edilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Davalılardan ... ve ...'nın .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında alacaklı, diğer davalı ... Ltd.Şti.nin borçlu olduğu görülmektedir. Davacı, 89/1 haciz ihbarnamesindeki dosya borçlusu... Ltd. Şti' ni, birlikte çalıştıkları ... A.Ş. olduğunu zannederek sehven, davalı ...nin borçlu olduğu takip dosyasına ödemede bulunduğunu ve bu ödeme nedeniyle davalı alacaklılar açısından alacaklarının bir kısmı karşılandığı için, davalı borçlu açısından ise borcunun bu ödeme miktarınca azalması yönüyle mal varlıklarında sebepsiz bir zenginleşme oluşturmuş olduğunu iddia etmektedir....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça davalıya hataen gönderilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talepli alacak davasıdır. Davacı tarafça davalı şirkete 14/08/2020 tarihinde sehven banka havalesi yolu ile 71.224,12 TL ödeme yapıldığını, davacının dava dışı ....... Çözümleri ve Hizmetleri AŞ'den güvenlik hizmeti aldığını ve fatura düzenleyerek temmuz ayı güvenlik bedelini bu şirkete ödediğini düşünerek hataen davalı şirkete ödeniğinden bahisle paranın iadesini, iadenin mümkün görülmemesi durumunda tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davalının borca batık olması nedeni ile hesabının kamu haczi nedeni ile blokeli olduğundan bahisle banka hesabındaki para üzerine ihtiyati tedbir konulmasını yönündeki talebi mahkememizce haklı bulunarak % 15 teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir....

Yönünden yapılan değerlendirmede; usule ilişkin olarak, her ne kadar davalı banka tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de, davalı bankanın somut olayda, havale ödeyicisi sıfatını haiz olduğu, bu haliyle de kendisine husumetin yönlendirilmesinde her hangi bir hata bulunmadığı anlaşılmış ve davanın esasına geçilerek yargılamaya devam olunmuş, esasa ilişkin olarak da; davalı banka yönünden açılan davanın, davacının dava dışı havale alıcısına göndermek istediği paranın havale talimatında alıcının sehven hatalı bildirilmesinden doğan zararının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak tahsili istemine ilişkin olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının konusunun, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kimsenin, bu zenginleşmeyi hak sahibine geri vermesi olduğu, sebepsiz zenginleşme davası kişisel nitelikte bir dava olduğu ve sebepsiz zenginleşme ilişkisinin borçlusunun da, malvarlığı haklı bir sebep olmaksızın başkası aleyhine artan, zenginleşen kimse olduğu, bu haliyle...

Dava, İİK'nun 89/1. maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamesine dayalı alacak istemine ilişkindir.TBK'nın 77. maddesine göre; Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Davacı borç ilişkisinde 3. Kişi konumunda olup, davacı tarafından takip borçlusuna karşı açabileceği davanın hukuki sebebinin sebepsiz zenginleşme olduğunun kabulü gereklidir.Zire , somut olayda ,davacı taraf kendisinin borçlu oludğunu sanarak ödeme yaptığını iddia etmemekte olup,haciz ihsarnamelerine de bu sebeple itiraz etmiş olup,sözkonusu paranın sehven gönderildiği anlaşılmaktadır.Bu sebeple 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesinde yer alan “Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.” hükmünün somut olayda uygulanma ihtimali bulunmadığından ,mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır....

Davacılar vekili .../.../... havale tarihli dilekçesi ile Toplam: 1.000,00 TL nin Tahsil Tarihlerinden İtibaren İşleyecek Temerrüt Faizi ile Birlikte Davalılardan Müşterek ve Müteselsilen Tahsili taleplerini 15.989,25.-TL'ye ıslah ettiklerini bildirmiş, ıslah harcını yatırmış, dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir. Dava borçlu olunmayan bir bedelin icra tehdidi altında ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin alacak davası olarak açılmıştır. İİK'nun 72. Maddesi uyarınca açılan istirdat davası mı yoksa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan alacak davası mı olduğuna bakılması gerekir. Zira istirdat olarak nitelendirilmesi halinde İİk 72/7. Madde gereği ödeme tarihi ile dava tarihi arasındaki sürenin bir yıldan fazla olması nedeni ile hak düşürücü sürenin geçtiği görülmektedir....

Şti.’ nin personeli tarafından bilinçli ya da bilinçsiz olarak sehven davacı tarafa bildirmiş olduğu davalı bankanın hesabına gönderdiğini, davacı tarafından sehven gönderilen paranın davalı şirketin mal varlığına girmediğini, dava dışı 3. kişinin mal varlığına geçtiğini, ortada bir sebepsiz zenginleşme varsa dahi, sebepsiz zenginleşenin davalı şirket değil paranın hesabına yattığı dava dışı 3. kişi olduğunu, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilmesinin yasal bir dayanağının bulunmadığını, paranın 3. kişinin mal varlığına dahil olduğunu, söz konusu işlemin bankacılık tekniği açısından atm üzerinden gerçekleştirilen bir para transferi yani havale işlemi olduğunu, havale işleminde, bir kişinin parasını başka bir kişiye/hesaba para aktarılması veya başka bir kişiye ödeme yapılması hususunda bankaya talimat ve yetki verdiğini, davacının gerçekleştirdiği bir işlemle ilgili, kendi hatasından kaynaklanan bir hususta bankaya husumet yönelterek dava açmasının mümkün olmadığını, ayrıca zamanaşımı...

ın kasasında aynı gün 10.000-TL kasa noksanı oluştuğu ve buna ilişkin gün sonunda tutanak düzenlendiği de değerlendirilerek davacı banka çalışanı tarafından davalıya 10.000-TL fazla ödeme yapıldığı sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, davanın kabulüne, ayrıca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesinin gerektiği ancak somut olayda davadan önce davalıya gönderilen temerrüt ihtarının tebliğ edilemediği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır....

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur (Y3HD'nin 09/10/2019tarih 2019/4054E-2019/7659K sayılı ilamı) Davacının talebi cari hesaba dayalı yapılan fazla ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkin olduğuna ve taraflar arasında cari hesap ilişkisi ödemeden sonra da devam ettiğine göre likit bir alacağın söz konusu olmadığının kabulü..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ......

göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır....

Noterliği kanalıyla çekilen ihtarname gereğince 1.668.448,22 TL'nin takas mahsup kapsamında tahsil edildiği belirtilerek bu tutar dışında geriye kalan 269.707,45 TL'nin davalıdan tahsili yönünde gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine yukarıda belirtilen icra dosyası ve yine belirtilen tutar üzerinden davalı aleyhine başlatılan takibe itiraz edilmiş ise de davacı tarafından davacıdan kaynaklı sebeple davalı hesabına geçen tutarın 1.976.965,34 TL olduğu, bu tutarın 9.887,37 USD karşılığı 37.185,43 TL'lik kısmının Mastercard'dan tahsil edildiği, 1.668.448,22 TL'lik kısmına ileride çözüldüğünde tahsil edilmek üzere bloke konularak davacı bankaca tahsil edildiği ve 3.886,00 TL'lik kısmının ise davalı ... tarafından iade edildiği anlaşılmakla toplam tahsil edilen tutarın 1.709.519,65 TL olduğu, davalı ...'...

UYAP Entegrasyonu