Ancak, taraflar birlikte ifa günü belirlememiş iseler muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.(BK. 101/....maddesi) O halde; zenginleşen ister iyiniyetli, ister kötüniyetli olsun kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir. Somut olayda; davacı tarafından davalının dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle temerrüd tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihinde dava tarihi olması gerekmektedir....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, birleşen dava davalısı ...' ın davaya konu bayilik sözleşmesi ile ilgisi olmadığının davacı yanca da beyan edilmesi sebebiyle, birleşen dava davalısı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davalı şirket hakkında açılan dava yönünden ise, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam ettiği, terkin edilmediğinden davacı lehine kazanım teşkil edip, bu halde davacı yanca sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak davası açılamayacağı, davacının bayilik sözleşmesinin intifa süresi sonuna kadar devam edeceği inancı ile istasyon zemin betonu gibi sabit yatırım bedellerinin geçersiz kalan süresine ilişkin talepte bulunduğu halde, bu yatırımların sözleşme süresi ile kısıtlı olmaksızın akaryakıt istasyonunun faaliyete geçirilmesi için yapılması gerektiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen dava davalısı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dava davacısı vekilince temyiz edilmiştir...
Şirketi'ni kurmuş olan tarafların, davalının paydaşı bulunduğu 922 numaralı parselde daha önceden temel betonu atılmış olan yapının kır lokantası olarak inşası ile dört adet bungalov tipi bina yapımı ve işletimi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin anlaşma gereği restoranın inşasını tamamlayarak faaliyete soktuğunu, bungalovların yapımı sırasında ise taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını, dava konusu gayrimenkul üzerinde diğer hissedarlar tarafından ortaklığın giderilmesi davasının açılması üzerine davalının gayrimenkul üzerinde inşa edilen lokanta ve bungalovlar için lehine tespit talep ettiğini, müvekkilinin davaya müdahil olduğunu, ancak parselde hissedar olmayan müvekkilinin davaya müdahil olmasında hukuki yarar bulunmadığı ve davalıya karşı sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak davası açabileceği gerekçesi ile müdahillik talebinin reddedildiğini, ayrıca tespit davasında müvekkili tarafından yaptırılmış olan binaların değerinin 170.000 TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle...
Temerrüt ya bir ihtar çekilmesi ya da dava açılması gibi bir hukuki işlem ile gerçekleşir. Mahkemece, davacı tarafından ödenen ve iadesine karar verilen bedele faiz işletilebilmesi için, borçlunun temerrüte düşürülmüş olması gerekir. Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de talep edilen alacağa gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden, ancak bu şekilde gerçekleşen bir iade talebinden itibaren temerrüt faizi işleyecektir. O halde; zenginleşen ister iyiniyetli, ister kötüniyetli olsun kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması ve alacağa faiz işletilmesi olanaklı değildir. Somut olayda; davacı tarafından, davalının, dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihin de dava tarihi olması gerekir....
Şirketi'ni kurmuş olan tarafların, davalının paydaşı bulunduğu ... numaralı parselde daha önceden temel betonu atılmış olan yapının kır lokantası olarak inşası ile dört adet .... tipi bina yapımı ve işletimi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin anlaşma gereği restoranın inşasını tamamlayarak faaliyete soktuğunu, bungalovların yapımı sırasında ise taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını, dava konusu gayrimenkul üzerinde diğer hissedarlar tarafından ortaklığın giderilmesi davasının açılması üzerine davalının gayrimenkul üzerinde inşa edilen lokanta ve bungalovlar için lehine tespit talep ettiğini, müvekkilinin davaya müdahil olduğunu, ancak parselde hissedar olmayan müvekkilinin davaya müdahil olmasında hukuki yarar bulunmadığı ve davalıya karşı sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak davası açabileceği gerekçesi ile müdahillik talebinin reddedildiğini, ayrıca tespit davasında müvekkili tarafından yaptırılmış olan binaların değerinin 170.000 TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalının...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 vd. maddeleri 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26/01/2015 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05/04/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli talep ise sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların murisi olan ... ile müvekkilinin kardeş olduğunu, ...’nun davacı ile müşterek murislerinden intikal eden ... ili, ... ilçesi, ......
DAVA : Alacak (Yargılamanın İadesi İstemli) DAVA TARİHİ : 26/09/2012 KARAR TARİHİ : 08/04/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Yargılamanın İadesi İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yerel mahkemede açtıkları davanın sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak davalarının 06.12.2012 tarihli kararı ile pasif husumet nedeni ile reddettiğini, iş bu karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmiş ve kesinleştiğini, mahkeme gerekçesinde davalıların murisi ...in takibe dayanak yapılan senette keşideci olmadığı, keşidecinin ... İnşaat olduğu, ...in kefil kısmının karşısını imzaladığını, ...in aval veren olduğunu, TTK 644....
DAVA : Alacak (Yargılamanın İadesi İstemli) DAVA TARİHİ : 26/09/2012 KARAR TARİHİ : 08/04/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Yargılamanın İadesi İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yerel mahkemede açtıkları davanın sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak davalarının 06.12.2012 tarihli kararı ile pasif husumet nedeni ile reddettiğini, iş bu karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmiş ve kesinleştiğini, mahkeme gerekçesinde davalıların murisi ...in takibe dayanak yapılan senette keşideci olmadığı, keşidecinin ... İnşaat olduğu, ...in kefil kısmının karşısını imzaladığını, ...in aval veren olduğunu, TTK 644....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalının 15.1.1997 tarihli şartname ile satışa sunduğu 4 parsel nolu 300 m2 arsayı 14.4.1997 tarihinde haricen satın aldığını, bedeli olan 375.000.000 TL'yi ödediğini tapu kaydının kendisine verilmediğini, munzam zararı oluştuğunu ileri sürerek ödediği 375.000.000 TL'nin ödeme tarihinden faizi ile tahsiline munzam zarar olarak şimdilik 100.000.000 TL'nin faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, toptan eşya fiyat endeksi esas alınarak düzenlenen rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....


