Mahkemece, dava konusu bononun vade tarihinden itibaren 3 yıllık zaman aşımına tabi olduğu ve 3 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra bono vasfını kaybederek adi senet niteliğinde olduğu, davacı tarafından ise 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra bu adi senede dayalı olarak bir yıllık zaman aşımı süresi içerisinde sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde bulunabileceği, davanın açıldığı 08.04.2015 tarihi itibarıyle zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle zamanaşımından davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, davaya konu 30.08.2005 vade tarihli senedin ödünç ilişkisinden kaynaklı verildiğini ileri sürmüş olup, alacak talebini temel borç ilişkisine, yani ödünç sözleşmesine dayandırmıştır. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak zamanaşımı süresi, sözleşme ilişkilerindeki 10 yıllık zamanaşımı süresidir. İtirazın iptaline konu icra takibinin ise 19.02.2015 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Takip tarihi itibarıyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır....
Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde gecikme faizi yürütülebilmesi için, borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak sureti ile temerrüde düşürülmesi gerektiğinden, iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüd faizi işleyecektir.Somut olayda 500 TL olan ve peşin ödenen para yönünden davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir belge sunulmamıştır.Davada peşin ödenen 500 TL yönünden davalının temerrüde düşürüldüğü tarihin dava tarihi kabul edilerek faizin bu tarihten başlatılması gerekir iken, mahkemece 06/08/2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değilse de; bu konu HMK 370/2.maddesi anlamında "Hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün 1.fıkrasından "...06.08.2010 tarihinden..." bölümü çıkarılarak yerine "...dava tarihinden..." ifadesi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 11,50 TL fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene...
Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden, iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir. Somut olayda; davacı tarafından, davalının, dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihin de dava tarihi olması gerekir. Temyiz olunan hükmün kanuna uymayan bölümü hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı taktirde (HUMK. 438/VII C.2) hükmü gereğince, faiz ile ilgili hususun düzeltilerek onanması gerekmektedir. (Prof. Dr....
Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir.Somut olayda, davacının davalıyı talep ettiği 5.686,58 TL yönünden dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır....
Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir. Somut olayda, davacı tarafından davalının dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle temerrüd tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihinde dava tarihi olması gerekmektedir. Temyiz olunan hükmün kanuna uymayan bölümü hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı taktirde (HUMK.438/VII, C2) hükmü gereğince hükmün 1.fıkrasının tamamen çıkarılarak yerine “6.403.500,00 TL (6.403,50 YTL) alacağın dava tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine” ifadeleri yazılması sureti ile faiz ile ilgili hususun düzeltilerek onanması gerekmektedir....
Makemece; davacının iş bu dosyadaki talebinin ziynet eşyası değerinin talebi olduğu, evin davalı tarafından alınmasından sonra davacının ve davalının oğlunun yaklaşık 3 yıl kadar birlikte yaşadıkları, davacıya takılan ziynet eşyaları arasında davalı tarafça takılan altınların da bulunduğu, öncelikle bu hususun açıklığa kavuşup mal rejiminin tasfiye edilmesi gerektiği, bundan sonra davacının gerçekleşmeyen sebebe bağlı olarak sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak davası açması gerektiği, somut olayda davacının katkı payı ya da mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava açmadan doğrudan alacak davası açtığı, davacı tarafından talep edilen miktarın kesin delille ispat sınırının üzerinde olduğu, davacı tarafça iddialar kesin delille ispat edilemediğinden davanın sübut bulmaması nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir. Somut olayda; davalının 28.01.2011 tarihinde kayda giren dilekçesi ile mazotun iadesine ilişkin yazıyı tebliğ aldığını, ancak yok olan mazotu iade edemeyeceğini belirttiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından da davalının bu tarihten önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Temyiz olunan hükmün kanuna uymayan bölümü hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı taktirde (HUMK. 438/VII C.2) hükmü gereğince hükmün 1.fıkrasında yazılı olan "03.01.2003 tarihinden itibaren" ifadelerinin çıkarılarak, yerine "28.01.2011 tarihinden itibaren" ifadeleri yazılmak sureti ile faiz ile ilgili hususun düzeltilerek onanması gerekmektedir. (Prof. Dr....
Ancak taraflar birlikte ifa günü belirlememiş iseler muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.(BK. 101/1.maddesi) O halde; zenginleşen ister iyiniyetli, ister kötüniyetli olsun kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117.maddesinde de borçlunun temerrüdünün koşulları düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından davalıdan 19/01/2011 tarihli yazı ile fazla yapılan ödemenin istenildiği, ancak bu yazının tebliğine dair belge bulunmadığı gibi davacı tarafından da davalının dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren başka bir belge sunulmamıştır....
Mahkemece, dava konusu 18.349,00 TL'nin davalılar vekili tarafından davacı kuruma yatırıldığı ve bu suretle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.(BK.m.101/1, TBK.m.117/1) Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de talep edilen alacağa gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden, ancak bu şekilde gerçekleşen bir iade talebinden itibaren temerrüt faizi işleyecektir....
Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun, diğer bir deyişle haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır." düzenlemesi yeralmaktadır....


