Davacı, dava konusu çeke ciro yolu ile hamil olmuştur. Çek süresinde bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş ise de davalı ile arasında temel ilişki bulunmayan davacı TTK'nun 644. maddesine dayanarak sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde bulunabilir. Nitekim davacı vekili de dava dilekçesinde talebini açıkça TTK'nun 644.maddesine dayandırmıştır. Bu itibarla somut olay bakımından ispat külfeti sebepsiz zenginleşmediğini savunan davalı taraftadır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek ve icapsız yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin tedbir talepli menfi tespit davası açtıklarını ve avans çekleri yönünden ödeme yasağı kararı aldıklarını, iş bu davanın halen devam etmekle beraber (davalı) dava dışı firmanın davayı kabul ettiğine ilişkin dosya ya cevap dilekçesi verdiklerini, iş bu dava dosyasının, mahkemede görülmekte olan dava dosyasına istenilerek incelenmesi gerektiğini belirterek sonuç olarak, davacının müvekkili aleyhine ...Şubesine ait ... keşide tarihli 80.000 TL bedelli çek uyarınca sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talepli davasının şartları oluşmadığından davasının reddine, müvekkilinin araçları üzerine koyulan ihtiyati tedbir kararının HMK.389. Maddesinin şartları oluşmadığından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava:Keşideciye karşı açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır. Davaya konu ......
Davalı vekili, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği için kambiyo niteliğini kaybettiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, çekin dava dışı ...’e verilen hatır çeki olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmaması durumunda davacının TTK'nun 644. maddesine dayanak sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde bulunabileceği, davacının da talebini TTK 644. maddesine dayandırdığı, ispat külfetinin sebepsiz zenginleşmediğini savunan davalı tarafta olduğu, davalının buna göre usulünce yazılı belge ile borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, davalının davacıya yemin teklif etmesi üzerine davacı tarafından yemin eda edildiği ve alacaklı olduğu konusunda kesin bir kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İskenderun 2....
Ancak, taraflarca birlikte ifa günü belirlenmemiş ise muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. (BK 101/....maddesi) O halde; zenginleşen ister iyiniyetli, ister kötüniyetli olsun kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir. Davada, davalının temerrüde düştüğü tarihin ....03.2010 tarihi olduğu anlaşılmakla, faizin bu tarihten başlatılması gerekirken, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değildir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 20/10/2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/02/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili, davalılardan ... vekili ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir....
Karar sayılı kararı ile görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine Mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dava, 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davanın TTK’nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak açıldığı beyan edilmiştir. Süresinde ibraz edilmediği iddia olunan çeke dayalı olarak davacı-hamil banka tarafından davalı-keşideciye karşı TTK'nın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çek bedelinin tahsili talep edilmektedir. Yargılamanın konusu davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği hususundadır. TTK'nın 732. maddesi hükmü uyarınca açılan bu davada ispat yükü davalıdadır....
Çek süresinde bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş ise de davalı ile arasında temel ilişki bulunmayan davacı TTK'nun 644. maddesine dayanarak sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde bulunabilir. Nitekim davacı vekili de dava dilekçesinde talebini açıkça TTK'nun 644.maddesine dayandırmıştır. Bu itibarla somut olay bakımından ispat külfeti sebepsiz zenginleşmediğini savunan davalı taraftadır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek ve icapsız yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur....
Taraflar arasında temel hukuki ilişki bulunmamakta ise de, dava konusu çeke ciro yolu ile hamil olan davacı, süresinde ibraz edilmeyen ve 6 aylık çek zamanaşımı süresi içinde takip edilmeyen çekten dolayı TTK 644.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde bulunabilir. Olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmesi hakime ait bir görevdir. Bu durumda mahkemece davalı keşideci çekteki imzanın kendisine ait olmadığını savunduğuna göre öncelikle imza incelemesi yaptırılarak çekteki imzanın davalıya ait olduğunun saptanması halinde TTK 644.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfetinin keşidecide olduğu gözetilerek, imzanın davalı keşideciye ait olmadığının saptanması durumunda ise sahtecilik iddiasının mutlak def’ilerden olup herkese karşı gözetilmesi gerektiği düşünülerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı bir değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Dava, Türk Medeni Kanunu madde 724’te düzenlenen temliken tescil terditli sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak ve karşı dava, meni müdahale ve ecrimisil istemine ilişkindir. Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır....
TL bedelli çek uyarınca sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talepli dava hasrettiğini, öncelikle davacının açtığı işbu davanın hukuktan yoksun, mesnetsiz ve kabulünün mümkün olmadığını, davacının davasında belirttiği çekin; müvekkili ile davadışı ......


