Mahkemece davada talep edilen 50.000,00 TL değer kaybı zararının ne miktarının davacı ..., ne miktarının davacı ... için istendiği davacılar vekiline açıklattırılarak ve taleple bağlı kalınarak istemin tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken, hesaplanan değer farkının yalnızca alan eksikliğine tekabül eden 17.550,00 TL'lik kısmının tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Sözleşmeye aykırılık nedeniyle BK'nın 98/2 maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat isteminde bulunulması Kanuna ve Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına uygun ise de, salt sözleşmeye aykırı davranış manevi tazminat istemi için yeterli değildir. Sözleşmeye aykırı fiil ve davranışların MK'nın 24. maddesi anlamında davacının kişilik haklarını zedelemesi, bu nedenle de BK'nın 41. maddesi uyarınca haksız eylem olarak değerlendirilmesi gerekir....
Bu nedenle mahkemece, ıslah dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olarak da tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-Davacılar, 2004 yılı tatil haklarını kullanamamaları ve bu nedenle yaşadıkları manevi yıkım ve üzüntü nedeniyle de manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Borçlar Kanununun 49. maddesine göre kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 49. maddenin uygulanacağı tartışmasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlere saldırı halinde manevi bir zarar, başka bir ifade ile kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1.484,00-TL maddi ve 2.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 3.484,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58.maddesi (eski Borçlar Kanunu 49.md) hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için, şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Somut olayda; sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemez....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile “...”te ...“ adı altında 21.09.2005 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin konusunun 5.10.2005-6.11.2005 tarihleri arasında ...Camii ve avlusunda etkinlik yapılması işi olduğunu, davalının uyarı ve ihtar yapmadan sözleşmeye aykırı olarak 24.10.2005 tarihinde kurdukları standları yıktığını ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL manevi tazminat ile 1000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın gerek zamanaşımı, gerekse esastan reddini savunmuştur....
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, emeklilik işleminin gecikmesi nedeniyle zarar tazmini istemine ilişkin olup, davacı maddi tazminatın yanısıra manevi tazminat isteminde de bulunmuştur. Taraflar arasında bankacılık işlemi sözleşmesi bulunmakta olup; davacı, davalı bankanın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle geç emekli olması ve yasal hakkını zamanında kullanmaması sebepleri ile yaşadığı üzüntü dolayısıyla manevi zararının giderimini istemiş ise de, her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir....
Yerel mahkemece sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi-manevi tazminat, eksik iş bedeli ile alacak ve bakiye iş bedeline ilişkin görülmekte olan asıl ve karşı davada nihai karar 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeple kanun yolu inceleme görevi Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğundan, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi için mahalli mahkemesine İADESİNE, 24.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....
a gönderilmesinin davacının kişilik haklarına haksız zarar verdiği gerekçesiyle, 180 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.180 TL tazminatın, dava tarihi olan 11.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, havayolu taşımasında "overbooking" uygulaması nedeniyle uçağa alınmama sebepli maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. TBK 58. maddesinde, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zararına karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir....
Somut olayda, mahkemece davacının, davalı taşıyıcıya teslim ettiği ve içinde giyim eşyalarının yer aldığı çuvalların kaybolması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği ve manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir. Bu itibarla, BK'nin 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .......
Kural olarak sözleşmeye aykırılık, kişilik haklarına saldırı teşkil etmez ise de; kişinin ruhsal bütünlüğünü bozucu nitelikte ve ağırlıkta olan sözleşmeye aykırılık, hukuka aykırı haksız eylem oluşturduğundan manevi tazminat sorumluluğunu gerektirir. Nitekim, davacıların görüntülerini belgeleyen ve ileride kendileri için büyük bir hatıra olan resimlerin ve çekimlerin kaybolması-çalınması davacılarda yaratacağı üzüntünün derecesi ortada olup; yaşam boyunca hatırlanıp üzülmesine neden olacağı kuşkusuzdur....
Davalı vekili; davanın sözleşmeye aykırılık nedeniyle açılmış olduğunu, sözleşme tarafı olmayan diğer iki davacının davada yer alma haklarının bulunmadığını, sözleşmenin tarafı olmayan kişilerin sözleşmeye aykırılık ya da sözleşmenin kusurlu yerine getirilmesi savına dayanarak davacı olmalarının imkânsız olduğunu, davalıdan herhangi bir hak ve alacak isteminde bulunamayacaklarını, davacının her ne kadar yazılı sözleşmenin varlığından bahsetse de taraflar arasında yazılı sözleşme imzalanmadığını, davacının davalıya karşı ayıplı hizmet nedeniyle başvuru hakkını yitirdiğini ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen kararı davalı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz...


