İlk derece mahkemesince kurulan hüküm kapsamında, davacının alacak taleplerinin ve manevi tazminat talebinin reddi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine, kabul edilen menfi tespit talebi yönünden ise davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olup, davacı vekilinin mahkemenin AAÜT'nin 13. maddesi uyarınca tazminat davasında davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı yönündeki istinafı da yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir....
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; sözleşmenin haksız feshedilip edilmediği burada varılacak sonuca göre teminat mektubunun irat kaydının usulsüz olup olmadığı mal bedeli ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; mal ve hizmet temini işini konu alan sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının, davalı çalışanın depodan hırsızladığı ürünler nedeniyle uğranılan zararı, sözleşmenin 12.4 maddesi gereği davalıdan talep edilebileceği, dava dışı ...AŞ'nin ticari defterlerine göre zarar miktarının 104.394,34 TL olduğu, davalı 52.197,17 TL ödediğinden bakiye 52.197,17 TL'yi de ödemesi gerektiği, manevi tazminata hükmedilmesinin şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 52.197,17 TL'nin 28/09/2015 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir....
Davacı, sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia ederek, haksız fesih sonucu mahrum kaldığı kar nedeniyle tazminat talep etmiş, davacının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiği iddiası ile tazminat talep etmiş ve manevi tazminat talep etmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği ispatlanamadığından davacının haksız fesih nedeniyle maddi tazminat talebi yönünden ispatlanamayan davanın reddine, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve TTK.'nın ilgili hükümleri göz önünde bulundurulduğunda davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil etmediği sonucuna varıldığından haksız rekabet nedeniyle tazminat talebi yönünden ispatlanamayan davanın reddine, davalının fiilleri nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğü ispatlanamadığından manevi tazminat talebi yönünden ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacının talimatı olmaksızın davacıya ait hisse senetlerini 24.02.2000 tarihinde satarak kredi borcuna mahsup etmesinin sözleşmeye aykırılık oluşturduğu, son bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporu ile davalı bankanın sattığı borsada işlem gören şirket hisselerin dava tarihine yakın olan hisse miktarlarının hesaplattırılıp belirlendiği, borsada işlem görmeyen hisse senedi ile lot altı küsuratı olması nedeniyle borsada işlem görmeyip kaydedilmeyen hisselerin ortalama değerlerinin belirlendiği, belirlenen değer üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi uygulanması gerektiği, davacının borsadaki şirket hisselerinin satılması nedeniyle yoksun kaldığı nakit temettü miktarının hesaplattırıldığı, davacının borsadaki şirket hisselerinin satılmasından dolayı davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektirir koşulların oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen...
İşverenin gözetme borcu iş akdinden kaynaklandığından işçi, iş kazasından doğan vücut bütünlüğünün zedelenmesi nedeniyle açacağı maddi ve manevi tazminat davasında sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerine (TBK 112 ve 417.) dayanabilecektir. Öte yandan, işverenin bu davranışı, kişi varlıklarını doğrudan korumayı amaçlayan (iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin) emredici kuralların kusurlu bir davranışla ihlali niteliğinde olup, aynı zamanda haksız fiil oluşturur. Bu nedenle işçilerin iş kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde sözleşmeden doğan ile haksız fiilden doğan dava hakları yarışır. İşçinin ölümü veya vücut bütünlüğünün zedelenmesi hâli sözleşmeye aykırılık doğuracak olmakla birlikte bu durum aynı zamanda bir haksız fiilin unsurunu da oluşturur (..., C. 34, S. 1-4, 1968, s. 339). 6.2.3. İşçi, zararının tazmini için sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil hükümlerine dayanmakta serbesttir....
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, taraf tanıkların dinlenmesine dair karar verildiği, davalı tanıklarının ---- tarihinde dinlenilmiş ve imzalarının alınmış olduğu görülmüştür. --- tarihli duruşmanın bir nolu ara kararı gereği dosyanın bir nitelikli hesaplamalar ----- bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacının talep edilerek maddi tazminat yönünden rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle; taraflar arasında vekâlet sözleşmesi bulunduğu, davalı vekilin taraflar arasındaki vekâlet sözleşmesine aykırı davranmış olduğu ve bu konuda ---- kusursuzluğunu da ispat edemediği, bu nedenle davacı zararlarını tazmin etmek zorunda olduğu, davacının, davalının sözleşmeye ve vekillik meslek kurallarına aykırı davranışı öncesi bakımından maddi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı ve ----- maddi tazminat talep edebileceği, sözleşmeye aykırılık hallerinde tüzel kişilerin de manevi tazminat talep edebileceği, manevi tazminat talebi bakımından...
Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında yapılan bayilik anlaşması uyarınca davalı bankanın müvekkili lehine 100.000 TL'lik teminat mektubu düzenlediğini, teminat mektubu ile müvekkilinin, dava dışı şirketten mal alımı nedeniyle doğan borçlarının vadesinde ödenmemesinin garanti edildiğini, muhatap şirketin talebi üzerine davalı Bankanın teminat mektubunu nakde çevirdiğini, muhatap şirketin sözleşmeye aykırılık ve mal bedelinin ödenmemesi nedeniyle nakde çevirme talebinde bulunduğunu, oysa bayilik sözleşmesine göre sözleşmeye aykırılık halinde dava dışı şirketin ancak sözleşmeyi feshedebileceği, böyle bir durumda teminat mektubunun paraya çevrilmesinin istenemeyeceği, yine talep tarihi itibariyle müvekkilinin dava dışı şirkete mal alımından kaynaklanan vadesi gelmiş bir borcunun...
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle mülga BK’nın 98. maddesinin 2. fıkrasında yer alan bu yollama ile mülga BK’nın 49. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat isteminde bulunulabileceği olgusu, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına ve öğretide bu doğrultuda oluşan baskın görüşlere uygun bulunmaktadır. 29. Ancak; salt sözleşmeye aykırı davranışın varlığı, manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli olmayıp, aykırılığın niteliği veya özel hâl ve şartlar nedeniyle aynı zamanda kişilik haklarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 24. maddesi anlamında zedelenmesi ve bu nedenle de mülga BK’nın 41. maddesi hükmü uyarınca haksız bir eylem olarak nitelendirilmesi gereklidir. 30. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 24. maddesi; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek.Av. ... ile davalı-karşı davacı şirket yetkili temsilcisi ... ile davalı-karşı davacı vek.Av. ...' ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan şirket yetkilisi ile avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine, karşı dava ise, ipoteğin fekki, ipotek ve intifa tesis ve terkin masrafları ile kar kaybı, intifa bedeli ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir....


