davranışı sebebi ile İpragaz'ın sözleşmeyi feshetmesi halinde kar mahrumiyetinin talep edilebileceğinin hükme bağlandığını, bu bakımdan sözleşme müvekkil tarafından feshedilmiş olduğundan kar mahrumiyetinin talep edilemeyeceğini, bununla birlikte yine sözleşmenin 33. maddesinde bayinin sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile sözleşmenin feshine sebep olması halinde cezai şart talep edilebileceğinin yer aldığını, bayilik sözleşmesine aykırı bir durumun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 32. ve 33. maddesinde yer alan cezai şart hükümlerinin bayinin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle İpragaz A.Ş.'...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kira akdinin feshi, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile yap-işlet devret modelini içeren kira sözleşmesi yapıldığını, davalının sözleşmede öngörülen sürede tesisi inşa ederek işletmeye başlamadığını, bu nedenle kira sözleşmesini fesih hakkının doğduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile eksik olarak inşa edilen tesislerin mülkiyetinin tarafına aidiyetinin tesbitine ve 2 yıllık kira bedeli 8000 Euronun ve mahrum kalınan kar payının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Mahkemece, HMUK 8. maddeye göre mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine, talep halinde görevli ve yetkili ......
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan Tek Satıcılık Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin 2003 yılı Kasım ayından itibaren davalının ... İli Çubuk İlçesi ve civarının toptan satıcılığını üstlendiğini, ancak davalının 2008 yılı Aralık ayından itibaren müvekkili şirketin siparişlerini karşılamadığını, sipariş faturalarını karşılıksız bıraktığını ve 2009 Ocak ayında ise, başka bir firma ile Tek Satıcılık Sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin sözleşmenin haksız feshi nedeni ile mahrum kalınan kar ve portföy tazminatı olarak davalıdan alacaklı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 2.000.-TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinin davalı tarafa haklı neden bulunması halinde sözleşmeyi fesih hakkı tanıdığı halde davalının ileri sürdüğü hususların haklı fesih nedeni olarak görülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının uğramış olduğu 67.145,92 Euro mahrum kalınan kar zararının davalı tarafından ödenen 20.000,00 Euro mahsup edildikten sonra bakiye 47.145,92 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....
No:9/A Balgat-Çankaya/Ankara" adresindeki deposundan müvekkiline teslim edildiğini, ifa yerinin Ankara olduğunu, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği 30.01.2014 tarihine kadar gerek önceki sözleşme dönemlerinde gerekse yenilenen sözleşme döneminde davalıdan satın alınan 65.732,91 TL tutarlı ürünün elde kaldığını ve müvekkilinin zarara uğradığını, davalının hiçbir meşru, makul ve muhik bir gerekçe göstermeden haksız şekilde sözleşmeyi tek taraflı olarak 30.01.2014 tarihinde feshettiğini, sektör piyasasında güvenilen ve önemli bir ticari itibarı bulunan müvekkilinin, davalının akdi haksız feshi sonucu maddi ve manevi zararlara uğradığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak ve ihtirazi kayıt dermeyan ederek, şimdilik davalının akdi haksız feshi nedeni ile 65.732,91 TL bedelli elde kalan ürünlerden doğan zararın tazminata matuf müspet zarar kapsamındaki 4.000,00 TL kar mahrumiyeti ile davalının akdi haksız feshettiği 30.01.2014 tarihinden, sözleşmenin sona ereceği 05.05.2014...
-TL bedelli 04.05.2010 vadeli 1058955 nolu kesin teminat mektubunun dava sonuna kadar davalı tarafa ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davalı tarafın haksız işleminden kaynaklanan tüm maddi zararlarının ve yoksun kalınan kar da dahil olmak üzere hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 42.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Dava, ihalenin haksız feshi nedeniyle teminat mektubu bedeli ve uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, temlik eden, ......
Rapora itirazlar nedeni ile ek rapor alınmıştır....
Davalının delil olarak dayandığı 14/07/2016 tarihli e-postadan da davalının iddiası gibi, kendisine akaryakıt ikmal edilmeyeceği anlamı çıkarılamamaktadır.Zira e-postada, davacının o yönde bir ifadesi yoktur.Davacı bayii sözleşmeyi süresinden evvel fesih ettiğinden feshi haksız bulunmuştur. Bu nedenle kural olarak davacının bayilik sözleşmesi ve alım taahhüdüne dayalı olarak, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kar mahrumiyeti ve cezai şart talep hakkı bulunmaktadır.Hükme esas alınan 17/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalı bayiin 106.754 litre benzin, 734.168 litre motorin olmak üzere toplamda 2.469.687-TL satış yaptığı, bunun ortalamasının da 1.234.843,51-TL olduğu, davacının kayıtlarına ve sözleşmedeki Tüpraş+1 ve +2 hesabına göre 2015 ve 2016 yılı brüt kar oranının %1,06 net kar oranı ortalamasının (0,12+0,31/2=)%0,215 ve faaliyet karı da 2.654,91-TL şeklinde belirlenmiştir....
Şu halde, grup şirketler tarafından sözleşmenin aynı tarihte haksız feshi neticesinde açılan ve kesinleşen davada, davacı şirketin yedi aylık süre içerisinde yeniden aynı mahiyette bir sözleşme ile faaliyette bulunabileceği tespit edilmiştir. Bu kapsamda, mahkeme ilamının kesinleşmiş olduğu ve HMK'nın 204/1.fıkrasının emredici düzenlemesi ile bağlayıcı niteliği sübuta ermiştir. Diğer taraftan, mülga BK 98 ve 114.maddesinin ikinci fıkrası gereğince, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı düzenlemesi dikkate alındığında aynı yasanın 44.maddesi gereğince davacı tarafın zararın artmasına sebep olacak şekilde eylemde bulunması kabul edilemeyeceğinden yani somut olayda yeniden işe başlamasının gecikmesi kabul edilemeyeceğinden, davacının aksine iddia etmiş olduğu üzere 12 aylık süre için kar kaybının varlığından bu anlamda söz konusu edilemeyecektir....
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Beko Grundıg servisi olarak çalışan davacının birleşme kararı sonrasında... servisi olarak çalışmaya devam ettiği, ancak Arçelik tarafından sözleşmenin haklı gerekçe sunulmaksızın feshedildiği, davacının yoksun kalınan karını istemekte haklı olduğu fesih tarihi ile sözleşmenin bitim tarihi arasında 785 gün olduğunu, bu süredeki muhtemel kar oranından davcaının özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği muhtemel kar düşüldüğünde davacının yoksun kaldığı kazancın tespit edilebileceği, davacının 785 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddinin gerektiği, haksız fesih dolayısıyla toplam 10.055,46 TL tutarındaki müspet zararını talep edebileceği, davacının 1 ve 2 nolu davalı şirketlerin birleşmesi nedeniyle birleşme bedelinden pay ve sözleşme şartlarının davalı şirket tarafından sözleşme dönemi içinde sözleşmeye aykırı bir şekilde...


