Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle komisyon, yoksun kalınan kar ve portföy tazminatı istemlerine ilişkindir. Sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi halinde kural olarak davacının ifa menfaatine ilişkin kar kaybı zararı isteminde bulunma hakkı mevcut ise de mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme devam etmiş olsaydı sözleşmenin sona ermesi gereken sürenin tamamı esas alınarak yoksun kalınan kâr hesaplanmıştır. Ancak, bu şekilde yapılan yoksun kalınan kar hesaplanması yerinde görülmemiştir....
Noterliğinin ...tarih ve 2880 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan..TL masraf/harcama ve sözleşmeye aykırı yapılan satışların bedeli, ... TL mahrum kalınan kâr bedeli ve .. euro cezai şart bedelini talep ettiklerini ileri sürerek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak .. TL yapılan masraflar ve sözleşmeye aykırı olarak davalının yaptığı satışlar nedeniyle uğradığı kar kaybının, ... TL sözleşmenin feshi ile yoksun kalınan kâr bedelinin ve.. TL cezai şart bedelinin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece,yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalının haklı sebebe dayanmaksızın taraflar arasındaki belirsiz süreli satın alma sözleşmesini haksız olarak fesih ettiği,davacının davalıdan sözleşmede yer alan fesih ihbar süresi olan 3 ay için haksız fesih tazminatı talep edebileceği, davacının mahrum kalınan kar talebi dışında kalan tazminat taleplerinin dayanaklarını dosyaya sunmadığı, mahrum kalınan kar tutarının ise fesih ihbar süresi olan 3 aya ilişkin olan kısmının 18.876,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında 17/11/2008 tarihli 1 yıl süreli sözleşme bulunmaktadır. Sözleşmenin 25/2. maddesi sözleşmenin 3 ay önceden feshi bildirilmek suretiyle sonlandırılacağı kararlaştırılmıştır....
Davacı vekili dava dilekçesinde; Tokat otobüs terminali işletmeciliği için açılan ihaleyi kazandıklarını, ihale sonrası davalı ... ile 04.11.2010 tanzim, 01.01.2011 başlangıç tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin 5.maddesine göre taşınmazın 01.01.2011 tarihine kadar teslimi gerektiğini, ancak davalı belediyenin teslimden kaçındığı gibi 14.12.2010 tarihinde aldığı kararla sözleşmeyi tek yanlı olarak feshettiğini belirterek öncelikle sözleşmenin aynen ifasına, olmadığı takdirde yoksun kalınan kazanç kaybı olarak şimdilik 20.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili ise; feshin haklı nedene dayandığını, fesih nedeniyle davacının her hangi bir kayıp yaşamadığını savunmuştur. Mahkemece sözleşmenin aynen ifası talebinin reddine, dava tarihine kadar yoksun kalınan kar kapsamında müspet zarar olarak 8.867,61 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir....
Mahkemece; iş sahibi tarafından sözleşmenin tam tazminatla feshi nedeniyle davacı yüklenicinin uğradığı kar mahrumiyeti 107.250,00 TL olarak hesaplandığı, sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelen alacak yönünden temerrüt tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı şirket ile karşı taraf arasında 28.11.2016 tarihinde Kocaeli, İzmit, Tüpraş tesisleri içinde ......
Noterinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin süresinde yenilendiği, 1 yıl süre ile uzadığı, sözleşmenin fesh edilmesi halinde uğranılan zarar ve personenel çıkışları neeni personelin alacakları nedeni ile fatura düzenleneceğinin ihtar edildiğini, davalı tarafın 22/12/2017 tarihinde ... 5. Noterliği nin ... yenmiye nolu ihtarnamesi ile 31/01/2018 tarihinde sözleşmenin fesh edildiğini bildirdiğini, haksız fesih nedeni ile müvekkilin uğrdığı kar kaybı sebebi ile müvekkili şirketin ... tarih ve ... no fatura ile 859.138,58 TL bedelli aylık kar alacağına ilşkin faturayı davalı tarafa tebliğ etiklerini davalı tarafın ... 5. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturayı iade ettiğini, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarına ... tarih ve ... nolu 1.805.390.06 nolu fatura düzenlediklerini, bu faturanında ... 5. Noterinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade edildiğini, aynı gerekçelerle ......
ye ödediğini, Müvekkili banka fazlaya ve faize ilişkin her türlü talep haklar saklı kalmak kaydı ile davacı tarafın geçmiş dönem borçları sebebi ile ödemek zorunda kaldığı 110.485,00 TL sebebi ile davacı taraftan alacaklı olduğunu, davacı taraf haksız ve hukuka aykırı davranışları ile müvekkili bankanın mülkiyet hakkını kullanmasına engel olarak müvekkili bankayı zarara uğrattığını, zarara uğradığını iddia eden davacı, haksız ve hukuka aykırı fiilin varlığını, uğradığını iddia ettiği zarar ile müvekkili bankanın eylemi arasındaki nedensellik bağını, zararın somut olarak varlığını ve kusurun varlığını ispat etmesi gerektiğini belirterek öncelikle usule ilişkin itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine, Tapu iptali ile tescil talebi ile bu talebe bağlı diğer talepler yönünden mahkemenin görevsiz olması sebebiyle, davanın görev yönünden reddine, davanın esasına girilmesi halinde, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir....
gereken süre boyunca yoksun kalınan kârın hesaplanmasının hakkaniyete uygun düşmeyeceği, yoksun kalınan kâr kapsamında, davacının yeni bir bayilik ilişkisi kurması beklenen makul süre için bu tazminata hak kazanmasının mümkün olacağı, Eğer Sayın Mahkemenizce davacının yoksun kalınan kar tutarını talep edebileceği kanaatinde olması durumunda; -Sözleşmenin kalan süresinin 186 gün olduğu kanaatine varırsa bu durumda yoksun kalınan kar tutarı 186 gün * 279,54 = 51,993,85-TL olarak hesaplandığı, -Sözleşmenin kalan süresinin 8 yıl 6 ay olduğu kabul edildiğinde yoksun kalınan kar tutarının 867.262,99-TL olarak hesaplandığı, Denkleştirme talebi yönünden yapılan incelemelerde huzurdaki davanın sözleşmenin feshinden 1 yıl geçtikten ve hak düşürücü süreler aşıldıktan sonra açıldığı, bu kapsamda davacının TTK 122/4 maddesi çerçevesinde denkleştirme tazminatı talebinin zamanaşımına uğradığından bahsedilebileceği, Ancak sayın mahkemece aksi kanaatte olunması durumundan TTK 122/2 maddesi çerçevesinde...
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 01/12/2005 tarihli superonline hizmetleri distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşme devam ederken davalının tüm distribütörlerini toplayarak mevcut sözleşmenin fesih ve ibrasını ve prim oranları daha düşük olan yeni sözleşmelerin yapılmasını istediğini, hakkaniyete aykırı tek taraflı bu istemini ihtar ile de bildirdiğini, müvekkilinin ise noter ihtarıyla bunu kabul etmediğini bildirdiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak çalışmalarını engellediğini, yine teknolojinin gerisinde kalan ürünleri sipariş de olmamasına rağmen müvekkiline gönderip, iade de almadığını, tüm bu sebeplerle müvekkilince 17/09/2009 tarihinde davalıya akde uyması yönünde ihtar gönderildiğini belirterek, davalıya ödenen isim hakkı bedeli olan 135.185-TL'nin iadesine, 50.000-TL proftöy tazminatına, sözleşmenin erken feshi nedeniyle kalan süre için 75.000-TL yoksun kalınan kar mahrumiyetine ve ticari itibar kaybı nedeniyle 50.000-TL manevi...
-Ancak, Yargıtay bozma ilamı öncesi alınan 08.05.2007 tarihli bilirkişi raporunda davalının elde etmekten yoksun kaldığı kar 4.254,... TL olarak tespit edilmiş, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 08.06.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, yoksun kalınan kar tutarı 7.548,31 TL olarak belirlenmek suretiyle yoksun kalınan kar hesabı yönünden farklı sonuçlara ulaşılmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik olarak davalı tarafça yapılan itirazlar da değerlendirilmemiştir. Bu kapsamda, davalının yoksun kaldığı karın tespiti yönünden raporlar arasındaki farklılık sebeplerinin açıklanması, tartışılması ve bu konudaki çelişkinin giderilmesi bakımından ek bilirkişi raporu veya konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak suretiyle hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir....


