Davalılar vekili, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin genişletilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkili şirkete alacak ve müvekkili yükleniciye de tapu iptal-tescil talepleri açısından husumet yöneltilemeyeceğini, edimlerin yerine getirilmiş olması nedeniyle 01.08.1997 tarihli sözleşmenin iptalinin istenemeyeceğini, davacının talebi ve bilgisi kapsamında yapılan değişikliklerle dairelerin daha büyük inşa edildiğini, bu oranda davacının daha büyük dairelere sahip olduğunu, 17 ağustos 1999 depremi nedeniyle konutların davacı tarafından birkaç ay geç teslim alındığını ve taleplerin haklı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Sayılı kararıyla davalı kooperatifin iflasına karar verildiği, davacının tapu iptal ve tescil talebinin uygulamada masadan çıkartma niteliğinde olduğu, davacının tapusunu istediği 19 nolu konutun henüz fiilen iflas masasına geçmediği, nitekim iflas idaresinin 30.07.2018 tarihli ilk alacaklılar toplantısında, iskan izni alınması için ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince tapu iptali tescil davası açmak ve arsa sahipleri ile görüşme yapmak üzere iflas idaresine yetki verilmesi yönünde karar alındığı, ancak Yenimahalle Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 24.05.2019 tarihli cevabi yazısına nazaran henüz iskan (yapı kullanma) izni alınamadığının anlaşıldığı, Yapı kullanma izni alındıktan sonra dahi davacının tapu talep hakkının öncelikle müflis kooperatifin iflas idaresinin tapu talep hakkına bağlı olması nedeniyle, davacı ile aynı konumda başkaca ortaklar bulunup bulunmadığı, başka alacak ve tapu iptal davaları olup olmadığı, tapusu alınacak gayrimenkullerin müflis kooperatifin...
yükleniciye bırakılması, imalât oranına göre hak ettiği tapu payları ve bağımsız bölümlerle ilgili tapu iptali ve tescil istemi konusunda sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken davacının talebi dışına çıkılarak eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle tasfiye konusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır....
Arsa sahipleri vekili tarafından verilen 03.10.2007 tarihli dilekçede tescil talebi ile açılmış olan davadan feragat edildiğine dair bir ibare yer almadığından ve taraf iradeleri sözleşmenin geriye dönük olarak feshi konusunda birleştiğinden, arsa sahipleri tarafından açılan ve birleştirilen 2007/56 E. sayılı dava nedeniyle 2 parsel nolu taşınmazda halen yüklenici adına kayıtlı olan 2-10-11-12 ve 13 nolu bağımsız bölümlerle geriye dönük feshin tabii sonucu ve inşaatın getirildiği seviye itibariyle 3 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin tapularını iptal ile arsa sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 2007/56 E. sayılı tapu iptal ve tescil davasının feragat nedeniyle reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. Davalı yüklenici tarafından açılan ve birleştirilen 2007/84 E. sayılı davada inşaata yapılan harcamalar nedeniyle 10 milyar TL'nin tahsili talep edilmiş, 09.07.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı yatırılarak talep 384.361,88 YTL'ye çıkarılmıştır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar 2 Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişi davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye dönük feshi, tapu iptal ve tescil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Türk Medeni Kanunu'nun 1023, 1024 üncü maddeleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 125/3 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1....
Tapu kaydına göre tevhid sonucu 16028 parsel 21444 parsele dönüşmüş, dava dışı ... ile ... paydaş olmuştur. TMK.’nın 692. maddesince paylı mülkiyetin tamamı üzerinde tasarruf yapılabilmesi için tüm paydaşların davada taraf olması gerekir. Davada akdin feshi ve tapu iptali tescil istenildiğinden taşınmazın tümüyle ilgili tasarruf sözkonusudur. Bu hususlar incelenmeden, eksik taraf teşkiliyle ve infazda tereddüt yaratacak biçimde tevhid sebebiyle kapatılan 30 pafta 16028 parsel tapusunun iptal ve tesciline karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır. ( HUMK.’nın 388. ve 389. md. ) O halde mahkemece yapılması gereken iş, tapu paydaşı ... ile ... ’ın dahili dava edilmek veya ayrı bir dava açıldığında birleştirmek suretiyle davaya katılımlarını sağlamak ve infazı kâbil nitelikte hükme varmaktan ibarettir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
Böyle bir tapu intikali sözleşmenin ifa edileceği maksadı ile yapılmıştır. Sözleşme taraflarca feshedildiğine göre tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, asıl ve birleşen dava davacısı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.07.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Taşınmaz mülkiyeti edinme tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar....
B.. arasındaki 11.09.2003 tarihli sözleşmeye ve onaylı projesine göre inşaatın hangi seviyede olduğu, yüklenicinin edimini önemli oranda yerine getirip getirmediği, yüklenici temerrüdünün oluşup oluşmadığı belirlenerek, sonucuna göre sözleşmenin geriye etkili feshi isteminin karara bağlanması, geriye etkili fesih isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, yüklenicinin avans olarak devraldığı arsa payını, arsa sahibi davacılara geri vermesi gerektiğinden, yükleniciden şahsi hakkı temlik almak suretiyle bağımsız bölüm satın alan 3. kişi davalıların yüklenicinin edimini yerine getirmesi halinde hak sahibi olacağından, iyiniyetinin korunmayacağı gözetilerek, temyize gelen davacılar M.. K.. ve İ.. K..'ın tapu iptal ve tescil istemlerinin karara bağlanması, geriye etkili fesih koşulları oluşmadığında ise şimdiki gibi (temyize gelen davacıların) tapu iptal ve tescil istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır....
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ... ve ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, muris ....ile davalılardan yüklenici ... arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, inşaatın belediyece tasdikli plan ve projesine uygun yapılmadığını, kaçak ilave katlar yapıldığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile yükleniciden pay satın alan diğer davalı ... adına kayıtlı 10/194 payının iptali ile adlarına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.2.2006 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakım akdine dayalı tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi taraflarına karşılıklı hak ve borç yükler (BK.m.511). Bu sözleşme ile bakım alacaklısı sözleşme konusu eşya mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer (BK.m.514)....


