İdare Mahkemesi'nin 2010/2215 E. sayılı dosyasında imar planlarının iptal edildiğini, sözleşme tarihi itibariyle imar planlarının kesinleşmemiş olması ve iptal edilmeleri sebebiyle taşınmazlar ile ilgili ruhsat alınabilmesi ve inşaata başlanabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kaldı ki davaya konu taşınmazda hissesi bulunan diğer tüm maliklerle de sözleşme yapılmadığını, bu nedenle sözleşmenin imzalandığı anda batıl ve geçersiz olduğunu, sözleşme tarihinden itibaren takriben 8 yıl geçmesine rağmen geçersizlik sebeplerinin ortadan kalkmadığını ve davalının sözleşmeye konu edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, sözleşme anından itibaren hukuki ve fiili imkansızlık bulunması ya da ifa imkansızlığının ortadan kalkmamış olması yahut ifa imkansızlığının sonradan ortaya çıkmış olması sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile feshine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde haklı sebeplerden dolayı sözleşmenin feshi ve sözleşmeden dolayı tapu kaydına konulan şerhin kaldırılmasını...
Hukuk Dairesinin 20.02.2018 tarih 2006/639 Esas, 2014/367 Karar sayılı ilamı ile 16.04.1979 tarihli sözleşmenin feshi için açılan davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, sözleşmenin ayakta olduğu, tamamlanma oranının %83,10 olduğu, davacı vekilinin yüklenici tarafından sözleşmenin feshi ve tazminat davası açtığını beyan ettiği, mahkemece yeniden keşif yapılaak fiziki seviyenin tespiti ile açılan dava dosyasının getirtilerek incelenmesi gerektiği, varsa eksik ... bedellerinin depo edilmesi için davacıya süre verilmesi, depo etmediği takdirde davanın reddi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. D....
Mahkemece bozmaya uyulmuş, diğer arsa sahipleri de dava açmış ve asıl dava ile birleştirilerek, asıl davada ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne ve sözleşmenin feshi ile tapu iptal tescil talebinin kabulüne, birleşen dava 2017/351 Esas numaralı davadaki talep yargılama esnasında yerine getirildiği için dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer birleşen davalar 2017/213 Esas, 2017/333 Esas numaralı davaların ise kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalılardan ... ve ... temyiz etmiştir....
DAVA : Sözleşmenin feshine dayalı takyidatlardan ari şekilde tapu iptal ve tescil DAVA TARİHİ : 22/12/2021 HÜKÜM : Kararın kaldırılması gönderme İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki asıl dava, inanç sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı istemi; birleşen 2023/268 esas sayılı dava, sözleşmenin geriye etkili feshi, sözleşmenin feshine dayalı takyidatlardan ari şekilde tapu iptal ve tescil, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart ve tazminat istemlerine, birleşen 2023/123 Esas sayılı dava, inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazı iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen 2023/268 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2023/123 esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir....
Hemen belirtmek gerekir ki, davacının eldeki davadaki talebi sadece sözleşmenin feshi ile uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararlarının tahsiline ilişin olup, tapu iptal ve tescil gibi taşınmazın aynına ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Öte yandan yargılama esnasında da taşınmazın aynına ilişkin araştırmayı ve tartışmayı gerektirecek bir hususta yoktur. Bu itibarla, eldeki davanın taşınmazın aynına ilişkin dava gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. 6100 Sayılı HMK’ nun 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca, 4077 sayılı yasanın 23/3. madde ve fıkrasına göre de, tüketici davalarının tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Dosya kapsamından davacının ikametgahının “... Mah... Cad....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı tavzih talebinin reddine yönelik olarak verilen ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı şirketlerden ... Ltd. Şti. arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince iştirak halinde malik oldukları 1 no'lu dairenin yüklenici firma olan ... Tic. Ltd. Şti.'...
Davacı vekilinin, dava dilekçesinde temlik alınan sözleşmenin geriye etkili feshi ile tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, davalı ...’ın geriye etkili feshi talep edilen sözleşmenin tarafı olmadığı, bu hali ile davacı ile davalı ... arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmayan davalı ...’ın taraflar arasındaki sözleşmenin geriye etkili feshinden etkilenmesinin ve diğer taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığı, davacı ile davalı ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bu bakımdan tapunun avans olarak devri yapılmış olduğundan üçüncü kişinin iyiniyetinin korunamayacağına yönelik savunmanın dinlenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacı vekilinin 25/06/2020 tarihinde tamamlama harcı yatırmış olduğu, ancak yatırılan harcın tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, bağımsız bölümün değeri ve sözleşmenin hükümsüz kalması nedeni ile uğranılan zarara ilişkin bedel istemi bakımından...
Davada dayanılan 06.05.1987 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede 100 m2 büyüklüğündeki arsa, çay bahçesi olarak kiraya verilmiştir. Daha sonra yörede yapılan kıyı-kenar çalışması sonucu oluşan ve kesinleşen kıyı-kenar çizgisi nedeniyle, Hazine tarafından davalı Belediye aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında Datça Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/20 Esas, 2006/42 Karar sayılı kararıyla dava konusu kiralanan yeri de kapsayan 179 ada 2 parsel nolu taşınmazın tapu kaydı kıyı-kenar çizgisinde kaldığından bahisle iptal edilerek, kumsal olarak tescil harici bırakılmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Böylece taşınmazın niteliği hükmen belirlenmiştir. Taşınmazın niteliğinin bu şekilde belirlenmesi, 06.05.1987 tarihli sözleşmenin sona ermesini gerektirmez....
Karar, davacı ve davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, ölünceye kadar bakma akdinin feshi ile tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza intifa şerhi konulmasına karar verilmiştir....
Dava konusu iptali istenen 1.9.2004 tarihli noterde düzenlenen Gayrimenkul Satış sözleşmesine dayanarak 23.2 2005 tarihinde davalılardan ... tarafından davacı aleyhine Seyitgazi Asliye Hukuk mahkemesinin 2005/35 esasında kayıtlı tapu iptal ve cebri tescil davası açılmış olup dava halen derdesttir. Davacının bu davada ileri sürdüğü hususlar tescil davasında ileri sürülerek incelenmesi gerekir. Davacının böyle bir dava var iken müstakil bir dava ile sözleşmenin iptalini istemekte Hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece gözetilmek zorundadır. Hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenip yazılı şeklide hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir SONUÇ : Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....


