Davacı feshe bağlı olarak menfi ve müspet zarar taleplerini somutlaştırmamış, hangi zarar kalemlerini ne miktarda talep ettiğini açıkça bildirmemiş ve deliller ile ilişkilendirmemiştir. Duruşmadaki beyanında da mevcut durum itibariyle karar verilmesini istemiştir. Bu sebeple davacının somutlaştırılmayan ve dolayısıyla ispatlanamayan menfi/müspet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının sözleşme cezası borcu olmadığının tespiti talebinin kabulüne, davacının davalı ile aralarında olan ......
Davacı ödediği 600,00 YTL konusunda yazılı belge ibraz edemediğine göre dava dilekçesinde vs delil demek sureti ile yemin deliline dayandığından, davacıya; sözlü anlaşma ve elden ödenen ücret konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 4-İcra dosyasına yatırılan paranın alacaklı davalıya ödenmemesi için mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve para alacaklısına ödenmemiştir. İ.İ.K'nun 72/4 maddesi uyarınca menfi tesbit davası alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hüküm kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/186 KARAR NO : 2021/264 DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 03/04/2020 KARAR TARİHİ : 31/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 26.07.2011 tarihili taşeron sözleşmesine bağlı (kazanç kaybı, damga vergisi vs.) olarak 899.932,39 TL’nin müvekkilinden tahsili için Ank....Müd.2020/3321 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalının takip dayanağı sözleşmenin tarafı olmayıp sözleşmenin müvekkili ile dava dışı... Seracılık AŞ arasında akdedildiğini, bu sözleşmenin dava dışı......
Menfi (olumsuz) zarar, haklı sebeple sözleşmeden dönen tarafın dönmede kusurlu olan taraftan isteyebileceği zarar olduğundan, talep edenin dönmede haklı ve karşı tarafın kusurlu olması gerekir. Bu gibi durumlarda feshe taraflar ortak kusurları ile sebebiyet vermiş olacaklarından tazminat istenemez. Başka bir deyişle, sözleşmenin feshinde her iki taraf kusurlu olduğunda, yani ortak kusur halinde taraflar birbirlerinden tazminat talebinde bulunamayacaklardır....
Menfi zarar kavramına, sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla (gönderilen şeyin kaybolması gibi) uğranılan zarar, sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar ve dava masrafları, noter masrafı, karar pulu, KİK payı, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb. kalemler örnek olarak verilebilir. Müspet zarar (olumlu zarar) ise, sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır....
- KARAR - Davacılar vekili, müvekilleri ile davalı yüklenici kooperatif arasında 15.05.1997 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan süre dolmuş olmasına rağmen henüz inşaatlara başlamadığını ve müvekkillerinden sözleşmeye dayalı olarak devraldığı arsa payını diğer davalı şirkete devrettiğini ileri sürerek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshini, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini, davalıların taşınmaza yönelik müdahalesinin men’i ile arsa üzerindeki inşaatın kal’ini ve arsanın boş olarak teslimini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararlar için 10.000,00 TL’nin davalı yükleniciden tahsilini talep ve dava etmiş, menfi zarar talebini ıslah yoluyla 90.000,00 TL’ye arttırmıştır....
E. sayılı dosyasından kaynaklı olarak, icra takibinin tarafı olmayan davalı müvekkili şirket aleyhine işbu icra takibinden kaynaklı olarak menfi tespit ve istirdat davası açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, yine itirazın iptali davası açıldıktan sonra aynı hukuki sebebe dayanarak menfi tespit davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığının kabul edildiğini, İzmir 20.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali davasının açılmasından sonra ... tarafından açılan menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğundan da reddinin gerektiğini, anılan nedenlerle, diğer tüm başvuru ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: İcra Dosyası : İzmir ...... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ......
A.Ş.nin sorumluluğunun bulunduğu, kira tazminatının menfi zarar kapsamında bulunmadığı gibi sözleşmenin de ifa imkanının bulunmadığı anlaşıldığından bedel iadesi ve menfi zarar yönünden açılan davanın kabulüne, ödeme tarihinden itibaren ticari faiz ve kira tazminatı yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğundan yasal faiz yürütülmesi gerektiği, davalı daha önce temerrüte düşürülmediğinden faiz başlangıcının dava tarihi olduğu anlaşıldığından birleşen davanın da kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; asıl davada tapu iptali ve tescil yönünden açılan davanın reddine, asıl davadaki bedel iadesi ve tazminat talebinin ıslah talebi doğrultusunda kısmen kabul kısmen reddine, davacı ile davalılardan ... A.Ş. arasında imzalanan 04.05.2009 tarihli ... ......
İşte müspet zarar bu iki bedel arasındaki farktan ibarettir. Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur. Bu durumda sözleşme ortadan kalkmamakta, yalnızca alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil, borcunun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir. Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir deyişle, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Bu husus Borçlar Kanununun 108’inci maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır....
DAVA TARİHİ : 17.08.2016 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sözleşmenin geriye etkili feshi, el atmanın önlenmesi, menfi zarar tazmini ve davalının proje müellifliğinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davalılar Rüzgar Mimarlık Limited Şirketi ve ... aleyhinde açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Rüzgar Mim. Müh. Hiz. Nak. İnş. Taah. Gıda Tek. Giy. San. ve Tic. Ltd....


