WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Dava; rödovans sözleşmesi olduğu iddiasına dayalı olarak açılan Maraş İli Afşin ilçesindeki sözleşmesinin feshi nedeniyle menfi zarar, Kayseri İli Pınarbaşı ilçesi Olukkaya ve Beyçayır mevkinde bulunan maden sahaları ile ilgili olarak müspet zarar ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava öncelikle 17/06/2011 tarihinde faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin itirazın iptali olarak açılmış ise de; davacı vekili davasını 22/11/2011 tarihinde davayı tamamen ıslah ederek rödovans sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı menfi ve müspet zarar ile manevi tazminat davasına dönüştürmüştür.Davacı, davalı hakkında icra takibi başlattığını, icra takibine konu edilen fatura içeriğini oluşturan malların davalı şirkete ait maden sahasında kulanılmak üzere kendisi tarafından davalı şirkete satıldığını ve teslim edildiğini, ancak borcun ödenmediğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, 15/11/2011 tarihli duruşmada, davayı tamamen...

ve yeterli delillerle ispatlayamadığı, kaldı ki sözleşmeyi fesheden tarafın muspet zarar kapsamında kira tazminatı da talep edemeyeceği, ancak menfi zarar kapsamında evin, bahçe duvarının vs. yıkılmasından kaynaklı isteminin yerinde olduğu, davacıların davalı kooperatifi usulüne uygun olarak temerrüde düşüren ihtarlarının bulunmadığı ve bu sebeple de davalı tarafın ancak dava tarihinden itibaren temerrüdünden söz edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....

Öte yandan, birleşen davada davacı arsa sahibince, sözleşme gereği teslimi gereken 5 daireye ilişkin kira tazminatının yanında, davalı yükleniciye devredilen taşınmazlar üzerinde bulunan ve inşaata başlanabilmesi için yıkılan 4 dairenin değerinin de tahsili istenmiştir. Olumsuz zarar; dayanağını 818 sayılı BK'nın 108/2. madde hükmünden almakta olup, sözleşmenin, karşı tarafça yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan eylemli zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı, uğranılmayacak olan zarardır. Dolayısıyla, karşı tarafın malvarlığına girsin veya girmesin, sözleşme nedeniyle alacaklının cebinden (malvarlığından) çıkan ve yasal olarak harcanan paradır. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay uygulamasına göre, burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar, genel bir anlatımla hukuken geçerli olmayan bir borç ilişkisinin geçerli olduğuna inanmaktan (güvenmekten) doğan zarardır....

menfi zarar kalemi ile ilgili bir değerlendirme yapılamayacağı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir....

Menfi zarar ise; sözleşmenin hükümsüz hale gelmesinden kaynaklanan ve sözleşme hiç yapılmasaydı tazminat talep edenin bulunacağı durum ile sözleşmenin yapılmasından sonra tazminat talep edenin sözleşmenin hükümsüz kaldığı tarihte bulunduğu durum arasındaki farktır. Burada amaç; tazminat talep edeni sözleşme yapılmadan önceki durumuna getirmektir. Yani; tazminat talep eden, sözleşmenin hükümsüz kaldığı tarihte, sözleşmenin yapıldığı tarihe göre malvarlığı itibariyle eksidedir. Takip talebi incelendiğinde; davacı alacaklı, sözleşmenin aynen ifasını talep ettiği, menfi zararlarını talep etmediği, TBK m.35 uyarınca davacı alacaklının ancak menfi zararlarını talep edebileceği hususları gözetildiğinde, davacının talebi yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir....

Menfi zarar ise; sözleşmenin hükümsüz hale gelmesinden kaynaklanan ve sözleşme hiç yapılmasaydı tazminat talep edenin bulunacağı durum ile sözleşmenin yapılmasından sonra tazminat talep edenin sözleşmenin hükümsüz kaldığı tarihte bulunduğu durum arasındaki farktır. Burada amaç; tazminat talep edeni sözleşme yapılmadan önceki durumuna getirmektir. Yani; tazminat talep eden, sözleşmenin hükümsüz kaldığı tarihte, sözleşmenin yapıldığı tarihe göre malvarlığı itibariyle eksidedir. Takip talebi incelendiğinde; davacı alacaklı, sözleşmenin aynen ifasını talep ettiği, menfi zararlarını talep etmediği, TBK m.35 uyarınca davacı alacaklının ancak menfi zararlarını talep edebileceği hususları gözetildiğinde, davacının talebi yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir....

Bu amaca hizmet etmeyen sözleşmenin feshinin tespitine ilişkin mahkeme kararı hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. 2) Menfi (olumsuz) zarar; dayanağını 818 sayılı BK'nın 108/2. madde (TBK 125/3.) hükmünden almakta olup, sözleşmenin, karşı tarafça yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan eylemli zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı, uğranılmayacak olan zarardır. Müspet zarar ise, sözleşme nedeniyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi nedeniyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği, müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Diğer bir ifadeyle müspet zarar, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar şeklinde de tanımlanabilir. Somut olayda davacılar vekili inşaatın bitmesi gereken tarihten dava tarihine kadar kira tazminatı, gecekondu yıkımı nedeni ile kira kaybını talep etmiştir. Sözleşme fesholduğunda müspet zararın tazmini talep edilemez, ancak menfi zarar talep edilebilir....

Tüketici Mahkemesinde açılan davada sözleşmenin iptali ile satış bedelinin iadesine karar verildiğini ve davalıdan 155.000 TL'nin tahsil edildiğini ancak araç hatasız olsa idi şu andaki satış bedelinin yaklaşık 305.000 TL olduğunu, buna göre menfi zararın 150.000 TL olduğunu, ileri sürerek, menfi zararına karşılık şimdilik 150.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımından reddini, davacının açtığı davada seçimlik hakkını bedel iadesinden yana kullandığını, yasadaki düzenlemenin müspet zarara ilişkin olduğunu, bu bakımdan menfi zararın talep edilemeyeceğini, araçtaki hasarın kendi kullanımında meydana gelmediğini, ihtimale binaen açılan davanın reddini istemiştir. III....

fesih halinde istenemeyeceği kanaatine varıldığı, yine sözleşmede hüküm olmadığından menfi zarar niteliğindeki kira bedeli tazminatınında istenemeyeceği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 31.07.2007 tarihli sözlşemenin geriye etkili olarak feshine, kira tazminatı ve cezai şarta ilişkin taleplerin reddine, bu dosyayla birleştirilen ..... .......

'den satın alınması için 25.04.2014 tarihli adi yazılı sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereğince tarafların 2.500.000 USD bedelle ve taksitlerle şirketin %60 hissesini devir etme konusunda anlaştıklarını, murisi ... 'in kendilerine karşı hisse devrinin iptali ve sözleşmenin feshi talepli İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/27 E. Ve 2021/282 K. sayılı davasını açtığını, dava devam ederken davacılar murisi ......

UYAP Entegrasyonu