WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve karşı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı-karşı davalılar vekili, müvekkilleri ile davalı şirket arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde hataya düştüklerinden bahisle sözleşmenin feshini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili arsa maliklerinden Oya’nın sözleşmeye katılmış olduğu halde davada yer almadığı, sözleşme yapılırken davacının hataya düşürülmediği, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirtmiş ve karşı davasında davacıların sözleşmeyi haksız olarak fesih iradelerini ortaya koyduğunu öne sürerek 10.000,00 TL müspet ve menfi zararının tahsilini talep ve dava etmiştir....

İnşaatı'nın yapımı için açtığı ihalenin davalı şirket tarafından kazanılması sonunda imzalanan 03.04.2008 tarihli sözleşme ile davalı şirketin 5.499.000,00 TL ihale bedeli ile anılan işi yapmayı üstlendiğini, sözleşmeye göre işin 03.08.2009 tarihinde bitmesinin kararlaştırılmasına rağmen davalının 22.09.2008 tarihli tutanak ile şantiye sahasında herhangi bir çalışma yapmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkilince sözleşmenin 16.10.2008 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin 47. maddesi ile sözleşmenin feshi nedeni ile idarenin uğradığı zarar ve ziyanın yüklenici davalı şirket tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığını, müvekkilince sözleşme konusu işin yapımı için ikinci kez ihale yapılmak zorunda kalındığını, yeni yüklenici şirket ile 6.570.000,00 TL bedel üzerinden sözleşme imzalandığını, ilk ihalede ikinci teklifi veren yüklenicinin 5.995.000,00 TL teklifte bulunduğunu, bu iki teklif arasındaki 575.000,00 TL farkın menfi zararları olduğunu, davalıdan alınan 02.04.2008...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/191 Esas KARAR NO: 2021/403 DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 15/02/2018 KARAR TARİHİ : 30/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kurulduğunu, taahhüt süresinin dolması ve üzerinden ---- da geçmiş olmasına rağmen inşaatın tamamlanamadığını, yazılı ve sözlü olarak ihtar edilmiş ise de davalıların yazılı taahhütle gecikmeyi ve inşayı en kısa sürede ikmal edeceklerini bildirmiş olmalarına rağmen inşaata devam edilmediğini, sözleşme uyarınca inşaatın, çevre düzenlemesi, iskan dahil ----- içerisinde anahtar teslimi olarak tamamlanacağının kararlaştırıldığını, ancak işe geç başlandığını ve taahhüt edilen sürede tamamlanmadığını, inşaatın başlangıç evresinde olduğunu ve artık tamamlanmasının da mümkün olmayacağının anlaşıldığını, inşaatın son-- aydır tamamen boş ve çalışmaların...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/191 Esas KARAR NO: 2021/403 DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 15/02/2018 KARAR TARİHİ : 30/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kurulduğunu, taahhüt süresinin dolması ve üzerinden ---- da geçmiş olmasına rağmen inşaatın tamamlanamadığını, yazılı ve sözlü olarak ihtar edilmiş ise de davalıların yazılı taahhütle gecikmeyi ve inşayı en kısa sürede ikmal edeceklerini bildirmiş olmalarına rağmen inşaata devam edilmediğini, sözleşme uyarınca inşaatın, çevre düzenlemesi, iskan dahil ----- içerisinde anahtar teslimi olarak tamamlanacağının kararlaştırıldığını, ancak işe geç başlandığını ve taahhüt edilen sürede tamamlanmadığını, inşaatın başlangıç evresinde olduğunu ve artık tamamlanmasının da mümkün olmayacağının anlaşıldığını, inşaatın son-- aydır tamamen boş ve çalışmaların...

Bu durumda, sözleşme yapma vaadi ile güven telkin edilmiş olan tarafın sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan zararının karşılanması gerektiği gerek doktrinde gerekse uygulamada kabul edilmektedir. MADDİ TAZMİNAT Zararın kapsamı konusuna gelince; Öğretide ve Yargıtay kararlarında bu zararın menfi zarar olduğu konusunda görüş birliği oluşmuştur. Sözleşme yapılması düşüncesiyle yani uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zararmenfi zarar” olup böylelikle sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan masrafların sözleşmeyi yerine getirmeyen tarafın karşılaması kabul edilmiştir. Diğer bir anlatımla sözleşmenin yapılacağına güven duyan tarafın zararının diğer tarafça karşılanması gerekir. Menfi Zarar Sözleşme öncesi görüşmelerden doğan sorumluluk uyarınca istenebilecek zarar, yalnızca menfi zararlar olup, bu hususta Yargıtay'ın yerleşik uygulaması mevcuttur....

ve kök rapordaki hesaplamaların değişmediği, düzenlenen kök ve ek raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere göre, ilk derece mahkemesince işi süresinde tamamlamayan ve kusurlu olan yüklenici davalılardan taraflar arasında yapılan sözleşmenin 36/4 ve 36/7 maddelerine göre işin başkasına tamamlattırılması nedeniyle iki sözleşme bedeli arasındaki fark nedeniyle 49.765,17-TL'nin tahsiline karar verilmesinde ve işin tamamlanmaması nedeniyle zarar gören ve yenilenmesi gereken inşaat imalatları bedeli olan 30.844,86TL +KDV= 36.396,93-TL 'nin tahsiline karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı; davacı iş sahibinin inşaatın süresinde bitirilmemiş olması nedeniyle talep ettiği kira kaybı bedeli ise müspet zarar niteliğinde olduğu ve sözleşmenin feshi halinde menfi zararın istenebileceği, müspet zararın istenemeyeceğinden Mahkemece kira kaybı isteminin reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından...

Davalı vekilinin katılma yollu istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirme de; menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkan zarar olup, menfi zarara dava masrafları, noter masrafı, karar pulu, KİK payı, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb kalemler örnek olarak verilebilir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06/10/2021 tarih ve E.2021/155, K.2021/655 sayılı kararı da bu yöndedir.) İlk derece mahkemesince davalı tarafça sözleşmenin feshi haksız olarak görülmemiş olmasına karşın menfi zarar talebinin kabulüne karar verilmiştir....

Davalı vekili, davacı güvenlik firması görevini tam olarak yapmadığından hırsızlık olayının gerçekleştiğini, bu nedenle süre verilmeksizin taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, yeni bir güvenlik firması ile daha yüksek fiyata sözleşme imzalandığını, aradaki farkın menfi zarar olduğunu, sözleşme giderleri ve dava masraflarının da menfi zararın içinde olduğunu sigortaca karşılanamayan iş gücü ile makine işletme kaybından oluşan masraflardan şimdilik 5.00.00 TL' nin takas ve mahsubunu istediklerini belirtmiştir....

Hal böyle olunca, buna ilişkin takip dosyasının getirtilerek, davacının sözleşmeden dönerek menfi zararının tahsilini istemesi halinde aynı zamanda sözleşmenin devamı ile istenebilecek olan müspet zararları isteyemeyeceği dikkate alınmalıdır. Somut olayda kira tazminatı ve cezai şartın sözleşmenin devamı ile istenebilecek müspet zarar niteliğinde olduğu dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Açıklanan gerekçelerle, davacının feshin geçersiz olduğuna ilişkin iddiasının sübut bulmadığı, bu hali ile davalı şirketin fesihte kusuru bulunduğuna ilişkin iddiası sübut bulmadığından bu davalı yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise haksız feshe dayalı olarak sözleşmenin feshi halinde müspet zarar istenebileceğine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmaması nedeni ile müspet zarar talebinde bulunamayacağı, menfi zararına ilişkin olarak ise ispata elverişli delil ibraz etmediğinden sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

UYAP Entegrasyonu