WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

sözleşmenin feshine neden olan yükleniciden menfi zarar kapsamında isteyebileceği düşünülmekle birlikte bunların neler olduğu ve şarta tabi olup olmadığı hususunda yine Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına bakmak gerektiğini, feshedilen sözleşme için yapılan tüm giderlerin müvekkilinin zararı olduğunu, sözleşmeye konu malzeme için verilecek bedelin feshedilen sözleşmedeki bedelden yüksek olması halinde ise, sözleşmesi feshedilen yüklenici ihaleye katılmamış olsa idi yapılacak olan sözleşmedeki bedelin esas alınması ve sonradan ödenecek olan bedelle olan farkının menfi zarar kapsamında istenebileceğini, yani feshedilen sözleşme esas alınmayarak, 2020/......

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/162 E. sayılı davasında, binanın kaçak olsa da iyiniyetli yapıldığını ve bina değerinin arsa değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazdaki davalılar adına olan hisselerin iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; sözleşmeye aykırı ve kaçak olarak inşa edilen binanın yasal ve sözleşmeye uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen, birleşen Zeytinburnu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/362 E. sayılı davasının tam kabulü ile sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, davalılar adına tapu hisselerinin iptali ile davacılar adına tesciline, binanın kal'ine ve kal masraflarının davalı M.. D..'den tahsiline, menfi zarar talebinin şartları oluşmadığından reddine, davalı N.. B.. yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen Bakırköy 12....

. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davalı yüklenicinin inşaatı zamanında teslim etmediğini ileri sürerek, sözleşmenin geriye etkili feshi, müdahalenin meni ve menfi zararlarının tahsilini talep ve dava etmiştir....

Abonelik sözleşmesi imzaladığı, müvekkilinin yaşadığı ekonomik problemler sebebiyle tek restaurantını kapattığı ve müvekkili şirketin tasfiye aşamasına geçtiği, bu sebeple müvekkilinin abonelik sözleşmesinin feshini bildirdiği, ihtarname çekildiği ve ihtarnamede çeklerin iadesini talep ettiği, fakat davalıların ihtara rağmen yayın vermeye devam ettikleri ve teslim edilen çekleri iade etmedikleri, müvekkilinin hizmeti almadan hizmetin tamamına ilişkin ödeme yaptığı, müvekkili şirketin aboneliği sone erdirdiği tarihe kadar hizmet alındığı göz önüne alınarak, hizmet aldığı döneme ilişkin davalının bedel talep edebileceği, iş bu nedenle dava konusu sözleşmenin feshi ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve dava konusu çeklerin iptali talep edilmiş ise de; bir sureti dosyamız mündericatında yer alan ve davacı ile davalılardan.... Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen ve taraflarca da inkar edilmeyen sözleşmenin, "Sözleşmenin Bağlayıcılığı ve Süresi" madde başlıklı E....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/1304 Esas KARAR NO : 2021/284 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/12/2015 KARAR TARİHİ : 23/03/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, borca itirazın iptali ile yapılan takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini karar ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; tarafları ve koonusu aynı olan davaya konu sözleşmeye ilişkin davacının davalıdan her hangi bir alacağının bulunmadığı yönünde İstanbul ......

Hukuk Dairesi 22.04.2015 tarih, 2014/3973 Esas ve 2015/2836 Karar sayılı ilamında; davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile inşaatın belirlenen seviyesine rağmen davacı tarafça sözleşmenin ileriye etkili feshi istenmiş olup mahkemece davacının talebi dışına çıkılarak sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından mahkemece sözleşmenin ileriye etkili feshi ile eksik ve ayıplı işler bedelinin karşılığı olan arsa payı belirlenerek, şayet daha önce yükleniciye arsa payları devredilmişse, bu bedelin karşılığı olan arsa payının iptali ile arsa sahibi adına tesciline, bu paylar devredilmemişse, arsa sahibi üzerinde bırakılmasına ve sözleşmenin tasfiyesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün davacılar vekili ve asli müdahil yararına bozulmasına, davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin müspet ve menfi zarar istemlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kendisine yer teslimi yapılmadığı iddiası ile dava açtığı, davalıların aynı davada karşı talep olarak sözleşmenin geçersizliğini ileri sürdükleri, mahkemece tazminat talebinin reddine ve sözleşmenin geçersizliğine karar verilip hükmün kesinleştiği, bu kararla sözleşmenin imar mevzuatına uygun yapılmadığının tespit edildiği, ortada geçerli bir sözleşme olmadığı için davacının BK'nın 125. maddesi anlamında seçimlik hakka sahip olmadığı, davacının menfi zarar talebinin reddedildiği, davacı şirketin davalılardan gerek doğrudan gerek de miras yolu ile intikal eden borçlarından dolayı alacak talep etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca geçerli bir sözleşme yapıldığında bu tip ödemelerin yüklenici tarafından karşılandığı, yörede uygulanan teamülün de bu yönde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir....

TL bazındaki talebi gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak asıl davanın kabulüne, alacak likit olmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına, sözleşmeyi haksız olarak fesheden satıcı ... firmasının ifaya bağlı cezai şart ve menfi zararını talep edemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının Ankara 31....

Şti. ile davacı ... arasında 26/03/2006 tarihinde kantin işletmeciliği ve kira konulu karma bir sözleşme yapıldığını, 13 yıllık süre zarfında da aktif olarak söz konusu davacının kantin işletmesi, TOYOTETSU sınırları içerisinde iki farklı yerde faaliyet gösterdiğini, 2019 yılında yapılan sözleşmenin taraflar arası sürecek ilişkinin bir yıl daha devam edeceğine dair garanti vermediğini, bu sebeple tarafların 2018 yılındaki sözleşmenin henüz bir yılı dolmadan yenilenmesinin hayatın olağan akışında taraflar arasındaki ilişkinin en az bir yıl daha devam edeceğinin bir göstergesi olduğunu, sözleşmenin haksız nedenle feshinin iptali ve hükümsüzlüğünün tespiti ile eksi hale getirilmesine, aksi halde uğranılan menfi-müspet zararların tespit ve tazmini ile davanın kabulüne, yasal dayanaktan yoksun haksız feshin iptaline, bu sebeple anılan kira- hizmet sözleşmesinini ihtardan önceki eski haline getirilmesine ve bu süreçteki zarar ve masrafların tazminine, mahkeme aksi kanaatte ise fazlaya ilişkin...

muhatap aleyhine keşide etmiş olduğu ihtarname ile sözleşmeyi, yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasıyla feshettiğini bildirdiğini, davacının ihtarnamede belirtmiş olduğu söz konusu irade beyanı her ne kadar fesih olarak ifade edilmiş ise de sözleşmenin niteliği, T.B.K.m.19/1 hükmü ve yerleşik içtihatlar gereğince fesih (ileriye etkili) değil, sözleşmeden dönme (geriye etkili) yönünde irade beyanı olduğu, sözleşmeden dönme ile borç ilişkisinin geçmişe etkili biçimde sona ereceği ve tasfiye haline gireceği, bu halde tarafların birbirine karşı ifa ettikleri edimlerin (verilenler) T.B.K.m.77 ve devamında düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadeye konu olabileceği, bununla birlikte T.B.K.m.125/son hükmünce sözleşmeden dönen tarafın uğramış olduğu olumsuz (menfi) zararı isteyebileceği, olumsuz zararın sözleşmenin karşı tarafça yerine getirileceğine duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan zarar olduğu ve alacaklının sözleşmeyi hiç yapmamış olsaydı uğramayacağı zarar olarak nitelendirilmesi...

UYAP Entegrasyonu