Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur; sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir. Menfi zarar ise, alacaklının sözleşmenin hüküm ifade etmemesiyle uğradığı zarardır. Alacaklı sözleşmenin geçerliliğine duyduğu güvenle uğradığı zararı talep edebilir. Menfi zararın istenebilmesi için sözleşmeden dönülmesi ve taraflar arasında hüküm ifade eden bir sözleşmenin olmaması gerekir. Somut birleşen davada talep, sözleşmeden dönme olarak nitelendirilmekle uğranıldığı iddia olunan zararın da menfi zarara ilişkin olduğu belirlenmiştir. Davacı belirsiz alacak olarak talep ettiği menfi zararını ve varsa miktarını ispatlamalıdır....
Sözleşme hükümleri, yukarıda yer verilen içtihatlar, TMK'nın 2.maddesi ve davalı tarafından sözleşmenin feshine gerekçe olarak hiçbir haklı neden bildirilmediği gibi cevap dilekçesinde ileri sürülen fesih sebeplerinin ise ispatlanmadığı anlaşılmakla, sözleşmenin haksız feshedildiği kanaatine varılmıştır. Müspet zarar (olumlu zarar) sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden ifa edilmemiş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır. Menfi zarar ise yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zararlardır. Yani müspet zararın konusunu sözleşme gereği gibi ifa edilmiş olsaydı doğmayacak zararlar oluşturmaktayken, menfi zararın konusunu ise sözleşme hiç yapılmamış olsaydı doğmayacak olan zararlar oluşturmaktadır....
A.Ş'de faaliyetine devam ettiğini, müvekkilinin hisse devri sözleşmesi nedeniyle zarara uğratıldığını, davalı sirket hem yasal olarak hem de usulsuz bir sekilde davacı muvekkili ile yapılan sözleşmenin getirdiği hak ve yükümlülükleri yerine getirmediğini, iş bu sebeple sözleşmenin iptali ve çeklerin iadesini isteme zorunluluğu ortaya çıktığını, müvekkilinin zararına oluşacak şekilde tarafların sözleşmeden doğan hak ve borçlarında önemli bir dengesizliğe sebep olduğunu, sözleşmedeki çıkar dengesinin müvekkili aleyhine bozulduğunu, somut olayda müzayaka durumunun söz konusu olduğunu, çeklerin davalı şirket yetkilisine teslim edilmesi ile kötü niyetli olarak 3.kişilere cirolandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... sayılı kararında açıklandığı gibi somut olayda gabinin yasal şartlarının oluştuğunu, tarafların iradelerini etkileyip sözleşme yapmalarına neden olan koşullar daha sonra önemli ölçüde, çarpıcı, adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse yanların artık o sözleşme...
Dava, taraflar arasındaki Fuar Katılım Sözleşmesi konusu fuarın yapılmasının ertelenmesi, davalının sözleşmeyi feshedip yaptığı ödeme ve müspet menfi zararlarının tahsili için yaptığı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. ilişkindir. ... 20. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davalı ...AŞ'nin, Davacı ...AŞ aleyhinde 101.949,25 TL toplam asıl alacak, 579,90 TL toplam asıl alacak, 150.000,00 TL toplam maddi müsbet ve menfi zarar alacağı ve 28.860,71 TL toplam ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 281.389,86 TL alacağa istinaden takibe geçtiği görülmüştür. Mahkememizce dosyanın Mali Müşavir ..., Fuarcılık Sektör Uzmanı ...ve Finans Uzmanı ...'e verilerek, dosya üzerinden yapılan inceleme ile "Taraflar arasındaki sözleşmenin 2....
Tüketici Mahkemesinin 2013/716 esas sayılı dosyası ile sözleşmenin geçersizliği ve senetlerin iptali istemli davada mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, İstanbul 21....
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 04.08.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davacı kooperatifin sözleşmeden itibaren 3 ay içinde inşaat ruhsatını almasının kararlaştırıldığı, ancak ruhsatın bu sürede alınmadığı, davalıların mevcut projeyi değiştirmek istediğini, fakat yapılacak değişiklik için tüm projenin iptali gerektiği, davalıların talep ettikleri değişiklikler gerçekleşmeyince belediyeye ruhsat alımını engellemek için başvuruda bulundukları, kooperatifin ruhsat talebinin de bu nedenle kabul edilmediğinin belediye yazısından anlaşıldığı, sözleşmenin ifa edilmemesinde arsa sahiplerinin kusurlu oldukları, bunu takiben davacı kooperatifin başka arsa için imzaladığı 2. sözleşme nedeniyle uğradığı menfi zarar iddiası bakımından ise, ilk sözleşmede %30, ikinci sözleşmede %32-38 paylaşım oranını kabul etmelerine karşın, ikinci sözleşmenin konusu olan arsanın daha iyi koşullara sahip...
... şirketi namına verildiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin ilgili sözleşme kapsamında ... firmasından hiç hizmet almadığını, ilgili sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin başka bir yemek firması ile anlaşarak, mevcut anlaşılan fiyatın üzerinde yemek hizmetleri almaya başladığını ve maddi olarak da zarar ettiğini, müvekkili tarafından teminat amacıyla verilen nama yazılı sıralı senetlerin, ilgili sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiği ve müvekkilin bu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile arz edilen şekilde senetler karşılıksız kaldığından ilgili senetlerin iptali talepli olarak Kayseri ......
farkın menfi zarar olarak tahsilini istemekle haklı olduğu anlaşılmıştır....
Mahkeme sözleşmenin feshi davasının konusu kalmadığından redddine, davalı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, kira bedeli iadesi ve yoksun kalınan kar kaybı talebinin reddine, 9.875 TL faydalı ve zorunlu masraf alacağının davalı site yönetiminden tahsiline karar vermiş, hüküm davacı vekili ve davalı site yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı vekilinin ödenen kira bedellerinin iadesi ve sözleşmenin iptali istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Tam iki yanlı (karşılıklı) sözleşmelerde, yanlardan her biri hem alacaklı ve hem de borçlu durumundadır....
Birleşen menfi tespit davasında ise ,"Yapılan bir icra takibine itiraz üzerine, alacaklı tarafından “itirazın iptali” davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar,itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmamış olduğu durumda ise böyle bir imkan söz konusu olmadığından, borçlunun, itirazın iptali davasının açılmasını beklemeden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir."(Y.19. HD 2017/3602 E- 2019/1582K.) itirazın iptali davasının açıldığı tarihin 25/07/2017 tarihi olduğu, menfi tespit davasının ise 23/05/2018 tarihinde açıldığı, açılan itirazın iptali davasından sonra menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınarak davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından usulden reddine" karar verilmiştir....


