-Dava konusu rekabet etmeme yasağı ve bu kapsamda talep edilen cezai şart ve maddi zarar taleplerini değerlendirmek gerekirse; Davacı ile davalı----- belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmıştır. ----saklama yükümlülüğü ve rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen ---- ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ----tarihinde yeni bir sözleşme yapılmış ve sözleşmede rekabet etmeme yasağı düzenlenerek ihlali halinde son aldığı brüt ücretin ----- kadar cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. ----- tarihli sözleşmenin rekabet etmeme yasağına ilişkin hükümlerin aynı konularda düzenlediği anlaşıldığından ---- sözleşmede cezai şartın yenilendiği ---- tarihli sözleşmenin rekabet etmeme yasağına ilişkin hükümlerinin taraflarca geçersiz kılındığı kanaatine varılmıştır. Hal böyle olunca davacının -------- isteminin reddi gerekmiştir. Rekabet yasağı sözleşmesi TBK'nın 444....
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:iş sözleşmelerinden kaynaklanan rekabet yasağı ihlali iddialarını incelemede görevli mahkeme iş mahkemeleri olduğunu, dava mükerrer dava olduğunu,------esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı sözleşmeden ve yasadan kaynaklanan yükümlülüklerine uymaması sebebiyle müvekkili sözleşmesini haklı sebeple feshedildiğini, hmk madde 447/2 gereği rekabet yasağı sona erdiğini, sözleşmede yer alan rekabet yasağı hükmü geçer olduğunu, cezai şart fahiştir. davacının rekabet yasağının somut koşullarının oluştuğu iddiaları dayanaksız olduğunu, davalı müvekkil iş sözleşmesini haklı sebeple feshedildiğini, rekabet yasağı uygulanabilecek nitelikte bir işte çalışmadığını bu nedenlerle öncelikle görev ve iş bölümü itirazlarımız doğrultusunda dosyanın görevli iş mahkemesine gönderilmesini, dosyanın ------Esas sayılı dosyası ile dosyamızın birleştirilmesini, ------ Esas sayılı dosyasında ana uyuşmazlık konusunun iş akdinin müvekkil tarafından...
E) Gerekçe: Dava rekabet yasağının ihlali sebebiyle kararlaştırılan tazminatın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Borçlar Kanununun 348 inci maddesinde, “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını, şart edebilirler. Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir” şeklinde kurallara yer verilerek rekabet yasağının esasları düzenlenmiştir....
nin esasen davalının tek ve gerçek işvereni olduğunu, davalının davacı şirkette 04.01.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, taraflar arasında herhangi bir rekabet yasağı sözleşmesinin mevcut olmadığını, icra dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen 04.01.2007 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin davalını imzasını içermekte olsa bile tarihin sonradan doldurulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, (İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararının ve iş bu kararının istinaf incelemesinden geçtiği, İzmir 4....
Anılan bu madde ile sözleşmenin sonlanmış olmasına vurgu yapılmakla iş sözleşmesinin bitiminden sonra yapılmaması gereken hususlar hakkında düzenleme getirildiği sonucuna varmak gerekir. İşçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonra işveren ile rekabet etmeyeceğine dair rekabet etmeme borcu sadakat borcunun aksine her iş sözleşmesi açısından söz konusu değildir. İşçi bakımından böyle bir yükümlülükten bahsedilebilmesi için iş ilişkisi devam ederken işçi ve işveren arasında iş sözleşmesinden ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi imzalanması ya da iş sözleşmesine rekabet yasağına dair bir hükmün konulması gereklidir. Bahsedilen şekilde ortaya çıkacak olan Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş rekabet etmeme borcu ise sadakat borcunun aksine iş sözleşmesinin bitiminden sonra doğacak bir borç niteliği taşır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-3. maddesine göre, 818 sayılı Kanun'un 348. maddesinden kaynaklanan davalar mutlak ticari dava olarak sayılmıştır....
Dolayısıyla açıklanan yerleşmiş Yargıtay kararları ve doktrin görüşleri dikkate alındığında, sözleşmenin rekabet yasağını içermediğinin kabulü için, ticari hayatın olağan akışının aksine olan bu durumun, diğer bir deyişle müşteri çevresinin devir sözleşmesinin dışında tutulduğunun, sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gereklidir. Bu itibarla Yargıtay ilamında belirtildiği gibi "taraflar arasındaki sözleşmenin açık hükmü karşısında, davanın rekabet yasağı veya haksız rekabet hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmaması" ancak, sözleşmede müşteri çevresinin devir sözleşmesinin dışında tutulduğunun açıkça belirtilmiş olması halinde mümkündür. Sözleşmenin anılan hükmüne bu yönde bir anlam yüklenemeyeceği açıktır....
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar; taraflar arasında 01/12/2009 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi imzalanmış olması ve bir şirkete sınırsız sorumlu ortak olarak girmek rekabet yasağının ihlali olarak kabul edilmiş ise de; uyulan bozma ilamı ile de sabit olan ve kurulan Alkeg - Tegopi şirketinin 14/04/2010 ve 23/03/2011 tarihli genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyelerine eski TTK m. 335 - (yeniTTK m. 396) kapsamında izin verildiği, davalılardan ...'...
Ancak, rekabet yasağına ilişkin TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen hükümler, doğrudan hizmet sözleşmesinin bir unsuru olarak görülemeyeceği gibi rekabet yasağının işçi-işveren arasındaki hizmet sözleşmesinin ve buna bağlı olarak iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek mahiyette olması, işçinin tek taraflı bir taahhüdü suretiyle de oluşturulması mümkün bulunmakla, rekabet yasağının ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların iş ilişkisinden yahut hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilemez....
Bilirkişi heyeti 07/09/2020 havale tarihli raporunda; dosyada bulunan 06/02/2008 tarihli ve 26/12/2011 tarihli iki ayrı rekabet etmeme sözleşmesine ilişkin olarak, rekabet etmeme sözleşmesinin şekle ve esasa bağlı bir eksikliği ve geçersizliğinin bulunmadığının kabulü halinde, mevzuat, yargı kararları, rekabet etmeme sözleşmesine ilişkin hükümler ve tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki belgeler ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda rekabet etmeme sözleşmesinin geçerli olacağını, rekabet etmeme sözleşmesinde belirlenmiş olan ve davalı tarafın talebiyle icraya konulan 72.176,88-TL cezai şart tutarında indirim yapılıp yapılmayacağının takdirinin mahkemede olduğunu bildirmiştir. Rekabet etmeme borcu, iş akdinin sonuçlarından olan; işçinin, işverene sadakat borcunun olumsuz yönünü ifade eder. TBK madde 444'te düzenlenen rekabet yasağı asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değildir, iş akdine bağlı olarak fer'i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır....
olarak çalışmaya başladığını, davalının çalıştığı şirketin davacıdaki iş sözleşmesinin aksine aynı alanda ve ilde faaliyet gösteren rakip firma olduğunu, son brüt ücretinin 17.500-TL olduğunu, davacının TBK 447. maddesindeki koşulları da sağlamadığını beyanla; davalının rekabet yasağını ihlali nedeniyle 420.000-TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....


