Taraflar arasında görülmekte olan davanın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddeleri gereğince rekabet yasağının ihlali iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise taraflar arasında akdedilen 28/01/2020 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, adı geçen kanunun emredici nitelikteki hükümlerine aykırı olup olmadığı, davalının konum itibariyle davacının ticari sırlarına erişebilecek nitelikte bir çalışan olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği bir maddi ve manevi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davanın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 444 ve devamı maddeleri gereğince rekabet yasağının ihlal edildiği gerekçesiyle davacı şirket tarafından davalının daha önceki çalışanına karşı açmış olduğu Rekabetin Tespiti ve Men'i ile tazminat davası olduğu, T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23/12/2021 tarih ve ......
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rekabet yasağının ihlali iddiasına dayanılarak talep edilen cezai şart alacağına yönelik uyuşmazlığın, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değeriendiıilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı sorununun öncelikle çözülmesi gerekli olduğunu, iş sözleşmesinin devamı arasında rekabet yasağının ihlali şeklindeki sadakatsizlik iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturduğunu, bu rekabet yasağının sözleşmeden veya kanundan kaynaklanmasının hukuki sonuçlan aynı olduğunu, ancak işçinin, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasıyla, cezai şart alacağı talep edildiğini, rekabet yasağının iş sözleşmesinin bitiminden sonraki bir tarihte ihlal edilmesi iş mahkemelerini görevli olmaktan çıkardığını, bu nedenle ticaret mahkemelerinin görevine giren cezai şart alacağına yönelik davada görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından ikame edilen iş bu...
Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesinin açıkça taraflardan birini tutarken diğer tarafı ağır iş yükü altına aldığını, bu nedenle geçersiz olduğunu, davacı şirketin zarar etmek yerine satışlarını artırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Rekabet Yasağı Kaydına İlişkin Değerlendirme; Bir işçinin, iş ilişkisi içerisinde işverenin müşterilerine nüfuz etmesi yahut iş sırlarını öğrenmesi nedeniyle iş sözleşmesi sona erdikten sonra, belirli bir faaliyet alanında, belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde işverenle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesini yasaklayan sözleşmelere rekabet yasağı sözleşmesi denir. İşçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin menfaatlerine zarar verebilir. Buna karşılık. Anayasamızın 48. maddesi; işçinin çalışma ve sözleşme hürriyetini güvence altına almaktadır. Rekabet yasağı sözleşmelerinde bu iki menfaat arasındaki dengenin gözetilmesi gerekir. Bu denge TBK m.444 vd. hükümleri ile sağlanmaktadır. TBK m.444 vd. hükümlere göre rekabet yasağı sözleşmesi belli koşullar altında yapılması kaydıyla geçerli olacaktır....
İşçi, sözleşmesinin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır.” hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin sözleşme yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakipbir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Düzenleme, iş sözleşmesi içinde yer almakla birlikte iş sözleşmesi süresi içinde yapılmaması gereken bir hususta değil, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. İş sözleşmesinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali şeklindeki sadakatsizlik iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturur. Bu rekabet yasağının sözleşmeden veya kanundan kaynaklanmasının hukuki sonuçları aynıdır. Oysa somut uyuşmazlıkta davacı taraf, davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi sebebiyle cezai şart istemektedir....
Şti'nde çalıştığı, davacı tarafça her ne kadar rekabet yasağı sözleşmesi uyarınca zarara uğradığını iddia etmiş ise de; Türk Borçlar Kanunun 444/2.maddesi uyarınca; ''.......
İşçi ve işveren arasında rekabet yasağını öngören düzenleme, işyeri devri halinde de kural olarak geçerliliğini sürdürür. Devralan işverenin başka bir amaca yönelmesi ve faaliyet alanını değiştirmesi halinde ise rekabet yasağı sona erer. İşçinin iş sözleşmesinin feshinden sonra rekabet yasağına uyma yükümü, geçici iş ilişkisi sırasında da devam eder. Bu noktada işçinin ödünç alan işverene bağlı olarak yapmakta olduğu çalışmalarının da rekabet yasağının ihlali olarak değerlendirilmesi mümkündür. Rekabet yasağının ihlaline bağlı taraflarca kararlaştırılmış olan belli bir ödemeyi öngören yaptırım, niteliği itibarıyla bir cezai şart hükmüdür. Böyle olunca Borçlar Kanunun 161/son maddesi hükmü gereğince, fahiş olan cezai şartın hâkim tarafından indirilmesi gerekir (... 9.HD. 02.05.2008 gün 2007/17815 E, 2008/11014 K). Somut olayda, icra takibinin dayanağı belgede aynen “ Çocuğumun rahatsızlığı nedeniyle ... ilinden ...'ya taşınıp, tedavi başlatacağımdan ... Tekstil San. Tic....
Buna göre işçinin, işverenle ilişkide olan müşterileri tanıması ve görülmekte olan işin bütün ayrıntılarına ulaşabilmesi imkânının olduğu hallerde, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına iş yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da iş sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceklerdir. Borçlar Kanununun değinilen maddesinde, rekabet yasağının kapsamı sınırlandırılmış ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olmadığı durumlarda bu tür düzenlemelerin geçerli olmayacağı hükme bağlanmıştır. Borçlar Kanunun 349 uncu maddesinde ise, rekabet yasağının işçinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşürmemesi için süre, yer ve işin türü bakımından duruma göre sınırlandırılması gerektiği ifade edilmiştir. Buna göre süre, yer ve işin türü bakımından sınırlandırılmış olmadıkça rekabet yasağı geçerli olmayacaktır. Sınırlamaların işin ve hatta işçinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir....
Buna göre işçinin, işverenle ilişkide olan müşterileri tanıması ve görülmekte olan işin bütün ayrıntılarına ulaşabilmesi imkânının olduğu hallerde, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına iş yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da iş sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceklerdir. Borçlar Kanununun değinilen maddesinde, rekabet yasağının kapsamı sınırlandırılmış ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olmadığı durumlarda bu tür düzenlemelerin geçerli olmayacağı hükme bağlanmıştır. Borçlar Kanunun 349 uncu maddesinde ise, rekabet yasağının işçinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşürmemesi için süre, yer ve işin türü bakımından duruma göre sınırlandırılması gerektiği ifade edilmiştir. Buna göre süre, yer ve işin türü bakımından sınırlandırılmış olmadıkça rekabet yasağı geçerli olmayacaktır. Sınırlamaların işin ve hatta işçinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir....
yasağı taahhüdüne aykırı olarak rakip firmada işe başlamıştır. yukarıda belirtilen nedenlerle ---- tarihinde müvekkil şirketle iş akdi son bulan ve ardından aynı iş kolundaki bir ------ çalışmaya başlayan davalı rekabet yasağı kaydını ihlal ettiğinden, müvekkil şirketin bu durumdan dolayı oluşan maddi ve manevi zararına ve diğer türlü talep hakkında ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak rekabet yasağı kaydının ihlali sebebi ile doğan şimdilik ----cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etme zorunluluğumuz hasıl olup davanın kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir....


