Mah. 17955 parselde 2 katlı kargir ev, 17965 parselde 3 katlı kargir ve bakımsız ve 40 yılı aşkın süre önce inşa olunan binalar olduğunu, muris vefat ettiğinde bu iki parselde 5 adet daire mevcut olup, şifahi taksim sonucu 1/4 hissedar olan davalıların kendilerine veraseten 1 daireden fazla hak isabet ettiğinden 1'er daireyi fiilen kullanmakta olduklarını, davacıya isabet eden 1 dairenin ise boş olduğunu, müvekkillerinin sadece 17965 parselin 1.katındaki daireyi son 6 aydır 370,00 TL bedel ile kiraya verdiklerini, bu bedelin 3/4'ünün müvekkillerine, 1/4'ünün de davacıya ait olduğunu, hissedar davalıların kendi hisselerine isabet eden dairelerdeki tasarrufları sebebiyle kendilerinden ecrimisil talep edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bilirkişiden alınan 01.06.2015 tarihli ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir....
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. O halde, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, ihtarın tebliğ tarihi itibariyle intifadan men koşulunun gerçekleştiği gözetilerek bu tarih ile dava tarihi arasındaki dönem esas alınmak suretiyle bilirkişi tarafından hesaplanacak ecrimisil bedeline hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde ihtarın tebliğ tarihinden geriye yönelik beş yıllık dönem için bilirkişi tarafından hesaplanan bedelin hüküm altına alınması doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Davacılar, paydaşı oldukları 292 ada 36 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu dairenin fiili taksim neticesinde mirasbırakanları ...'a bırakıldığını, murisin öldüğü 2006 yılına kadar bu yeri mesken olarak kullandığını, onun ölümünden sonra dava dışı ...'nın kiracı olarak tasarruf edip, kira bedellerini davalı paydaşların aldığını, paylarına karşılık herhangi bir ödeme yapmadıklarını ileri sürerek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık şimdilik 9.000....
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmazda taraflar elbirliği ile maliktir. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanılabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir....
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların tek tek belirtilmesi gerekir. Aksi halde, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. Somut olayda, davacılar vekili, dava dilekçesinde, talep edilen ecrimisil alacağının tahakkuk tarihlerinden (dönem sonundan) itibaren davalılardan ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece hüküm fıkrasında, hüküm altına alınan miktarın ne kadarlık kısmının hangi döneme ait olduğu, hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açıkça belirlenmemiştir....
İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir....
Mahkemece, mal rejimi tasfiye alacak oranı üzerinden hesaplanan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, 27.372,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 4.183,58 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine ve fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve ( katılma yolu ile) davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir....
Dosyadaki delil durumuna göre ise mirasçılar arasında bu konuda oy birliği ile alınmış bir karar bulunmamaktadır...” gerekçeleriyle davacıların ecri misil talepli davalarının kısmen kabulü ile toplam 164.817,95 TL ecrimisil bedelinin 19.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 02/10/2013 tarihinden itibaren, 145.817,95 TL'sinin ıslah tarihi olan 02/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine ve fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapasımı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2....
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin ecrimisilin hesaplanmasına yönelik temyiz itirazlarına gelince, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır....
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 187 ada 85 ve 161 parsel sayılı taşınmazlarda davacı ve davalıların paydaş olduğu, taraflar arasında ortak murislerinden intikal eden taşınmazların kullanımı konusunda yapılan anlaşma uyarınca taşınmazların davalılar tarafından narenciye bahçesi haline getirildiği, dava konusu taşınmazların davalılarca kullanımı karşılığında davacıya bırakılan taşınmazdaki davalıların paylarını 3. kişilere satıp devrettikleri ve davalıların davacıya verildiğini iddia ettikleri taşınmazda herhangi bir paylarının kalmadığı anlaşılmıştır. Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki; taraflar arasında parsel bazında yapılan taksim her ne kadar muvafakat anlamına gelirse de kullanıma karşı çıkılması halinde rızanın ortadan kalktığının kabulü gerekir....


