İcra Müdürlüğünün 2015/2066 Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğinden bahisle davalı ... tarafından yapılan ödemenin ve icra dosyasında ödenen vekalet ücretinin mahsup edilmek suretiyle bozma sonrası Hazine hakkında husumet nedeniyle ret kararı verildiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 8.Ecrimisil; diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; "fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması ve haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği" vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, kira geliri karşılığı zarardır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/197 Esas sayılı dava dosyasında verilen 17 nci madde uyarınca verilen tescil kararı doğrultusunda taşınmazın 26/01/1988 tarihinde davalı idare adına tapuya tescil edildiği, bu nedenle davalının kullanımının haksız işgal teşkil etmeyeceği gerekçesi ile ecrimisile ilişkin davanın ise esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmaza 1983 yılından önce 1968 yılında fiilen el atıldığı, eldeki davanın ise 11.06.2013 tarihinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle kamulaştırmasız el atma davası yönünden mahkemece HMK'nın 114/2 ve 115 inci maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte; Davacıların ecrimisil talebine yönelik her ne kadar ilk derece mahkemesinin "Eyüp 1....
mahallesi 241 parselin davalı ... tarafından yol olarak işgal edildiği geçmiş beş yıl için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 200 000,00 TL ecrimisilin tahsili istenilmiş, mahkemece, imar planında Düzenleme Ortaklık Payının 24 269 m² olduğu fiilen yol olarak kullanılan alanın ise 22 626 m² olduğu, DOP alanının imar yolundan fazla olduğu için davacıların taşınmazına haksız el atma olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Ecrimisil, hak sahibi zilyedin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği tazminattır....
Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 ... İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 ... kararı) 3....
Davalı vekili; aplikasyon krokisi incelendiğinde müvekkilinin davacıya ait taşınmaza müdahalesinin olmadığının anlaşılacağını, T.M.K. nun 725.maddesinde aranan koşulun iyiniyet olduğunu, iyiniyetin ispatının davacıya ait olup davacı iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin tapusu olup gerekli yerlerden izin alarak inşaat yaptığını, tecavüz olmadığı için davacının ecrimisil de talep edemeyeceğini, ecrimisil talebinin binanın inşaat tarihinden itibaren istendiğini, oysa Yargıtay kararlarına göre ecrimisil davalarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava tarihinden ancak geriye doğru 5 yıl için ecrimisil istenebileceğini, davacının hangi tarihler için ecrimisil istediğini belirtmemesi nedeniyle isteminin usulden reddinin gerektiğini,yine davacının dava tarihinden itibaren faiz istemi ve temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını,bu istemin Yargıtay kararlarına göre hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....
ın kayyım tayin edildiği anlaşılmaktadır.Bir davada taraf ehliyeti (HMK madde 50) dava şartıdır ve mahkemece dava şartlarının tamam olup olmadığı yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir.Gaip olan kimseyi temsil ve mallarını idare etmek için tayin olunan kayyıma Medeni Kanunun 377/1.maddesine göre “İdare Kayyımlığı” denilmektedir. Kayyımın dava takibindeki yetkileri, vasinin yetkileri gibidir (Medeni Kanunun 353/3, 402 ve 403/2.maddeleri).Davada, kayyım tayin edilen gaip kişiler adına kayıtlı 52 parselin davalı tarafından haksız işgali nedeniyle ecrimisil talep edilmektedir....
Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir....
Mahkemece bozma ilamına uyularak el atmanın önlenmesi ve kal davasının kabulüne, ecrimisil talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Hükmü davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava, paylı taşınmazda oluşan yararlanma hakkına öteki paydaşın elatmasının önlenmesi istemine ilişkindir. Kuşkusuz, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına elatmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüy'un satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir....
Bilindiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir....
Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Ne var ki; uygulamada taşınmazı kullanan kişi, haklı bir sebebe dayandığına inanarak veya bir edim karşılığı ya da davacının rızası dahilinde kullandığından bahisle yararlanmayı sürdürüyorsa (harici satış, fiili taksim, kira sözleşmesi vs.) bu gibi hallerde, rızanın ortadan kalkması veya tarafların aldıklarını iade etmesine kadar taşınmazı elinde bulundurma haksız ve kötü niyetli kullanım kabul edilmemektedir. Rızaya dayalı kullanım, haksız ve kötü niyetli bulunmadığından tazminat ile sorumluluk da söz konusu olmamaktadır....


