Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki İcra İflas Kanununun 121. maddesine dayalı ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R I- 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. a) Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligatın, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması gerekir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/02/2025 tarih, 2025/121 D.İş, 2025/121 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Talep eden borçlu vekili dilekçesi ile; Bursa 4. Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden karşı taraf alacaklı tarafından müvekkili aleyhine ortaklıktan çıkma ve mirastan feragat nedenli gerçekte mevcut olmayan ve hukuken geçersiz bir alacağın cebri icra yoluyla tahsili girişiminde bulunulduğunu, pay devir ve mirastan feragat sözleşmelerinde devir bedellerini aldığını ve alacağının kalmadığının beyan edildiğini, fark edilmeyen tebligat sonrası kesinleşen takip kapsamında dosya borcunun ihtiraz-i kayıtla icra dosyasına yatırıldığını, borca ve yatırılan paraya yönelik açılacak menfi tespit, istidat ve arabuluculuk başvurusu öncesinde yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir....
Karar sayılı dosyası üzerinden ortaklığın giderilmesi davası açmak için yetki belgesi alınarak 02.12.2022 tarihinde Rize ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, borçlunun 1 yılı aşkın süre boyunca borca itirazda bulunmayıp, ortaklığın giderilmesi davasının açılmasının üzerinden dahi yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra imza incelemesi ve borcun tespitini talep etmesi, borcun ödenmesini ertelemeye yönelik, haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu, davacı, dava dilekçesindeki iddiasında senetteki imzanın kendisine ait olmadığını dile getirmiş olmakla birlikte davacının imzaya itirazı tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı taraf dava dosyasına sunmuş oldukları vekaletnamedeki imza ile, senetteki imzanın farklı olduğunu ve senetteki imzanın davacıya ait olmadığı ileri sürdüğünü, davacı taraf, dava dilekçesinde delil olarak dayandığı ... Cumhuriyet Başsavcılığı ......
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....
Sözleşmesi” imzalandığını, satışı yapılan ürünlerin teminatını oluşturmak üzere müflise banka aracılığı ile toplam 300.000,00 TL ödendiğini, sözleşmenin başlangıcından bu yana teminatla orantılı olarak gönderilmesi gereken ürünlerin gönderilmediğini, sözleşmeye aykırılığın giderilmesi için Isparta ... Noterliği 10.10.2016 tarih ... Yevm. Nolu ihtarnamenin müflise gönderildiğini, teminat olarak yatırılan bayilik bedelinin müvekkiline iade edilmediğini, ihtarname tarihinden işleyen faiz ile 412.367,71 TL alacakları olduğunu beyan ederek, müvekkilinin 300.000,00 TL alacağına 10.10.2016 tarihinden itibaren işlemiş faiz toplamı ile 412.367,71 TL'nin iflas masasına kaydının kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından,adi ortaklığın diğer ortağının da davaya muvafakati sağlanarak adi ortaklık ortağı .... davaya dahil edilmiştir....
paydaş olarak maliki olduğu taşınmaz, ortaklığın giderilmesi davasında satıldığını, dava konusu icra dosyasından tapu kaydında bulunan haciz sebebi ile müvekkiline ödenmesi gereken 104.325 TL,......
Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 26.05.2004 gün ve 5177 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesine eklenen ek fıkra hükmünde "Başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgarî levazım bedeli, ağaçların ise 11. madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir" denilmektedir. Bu hükümle başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması halinde, taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhdesatı meydana getiren kişilere muhdesatın kamulaştırma bedelinin kendisine verilmesini sağlama amacıyla zilyetliği tespit davası açma hakkı tanınmıştır....
İcra Müdürlüğünün 2009/3997 Esas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, kıymet takdirine itiraz edilmesi nedeniyle taşınmazın değerinin 31.03.2017 itibarıyla 631.100,00 TL olarak belirlendiğini, ihalenin yapıldığı icra dosyasında ise taşınmazın değerinin 638.100,00 TL olarak takdir edildiğini, her iki dosyadan da aynı gün kesin olarak 638.100,00 TL olarak değer biçildiğini, dosyalarından satış talep ettiklerini, taleplerinin kıymet takdiri üzerinden iki yıl geçtiğinden dolayı ret edildiğini, oysa aynı ölçünün mevcut dosya üzerinde de kullanılması gerektiğini, pay satışına karar verilmesine rağmen gayri menkulün tamamının satışının yapıldığını, şikayete konu ihaleye de fesat karıştırıldığını, satışın mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, İİK 121. maddeye göre görüş sorulmadığını, ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin kararın kadük hale getirildiğini belirterek ihalenin feshini talep etmiştir. II. CEVAP 1.3. kişi ......
Adi ortaklığın feshi, ortaklar arasındaki ilişkiler ve ortaklığın faaliyetlerinin gidişi değerlendirilerek varılacak en son çaredir. Öncelikle diğer ortağın/davalıların haksız eylemleri-davacı ortağın ortaklık hak ve yetkilerini kullanmasına müdahaleleri varsa bunun dava ve sonuçta icra yoluyla önlenip eski hâlin iadesi sağlanabiliyorsa bunun yapılması mümkünken ve bu davayı açmakta hukukî yararı varken, ancak adi ortaklığın tasfiyesi davası açılabilir sonucuna varan sayın çoğunluğun değişik gerekçeyle onama görüşüne katılamıyoruz....
Adi ortaklığın feshi, ortaklar arasındaki ilişkiler ve ortaklığın faaliyetlerinin gidişi değerlendirilerek varılacak en son çaredir. Öncelikle diğer ortağın/davalıların haksız eylemleri-davacı ortağın ortaklık hak ve yetkilerini kullanmasına müdahaleleri varsa bunun dava ve sonuçta icra yoluyla önlenip eski hâlin iadesi sağlanabiliyorsa bunun yapılması mümkünken ve bu davayı açmakta hukukî yararı varken, ancak adi ortaklığın tasfiyesi davası açılabilir sonucuna varan sayın çoğunluğun değişik gerekçeyle onama görüşüne katılamıyoruz....


