WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

Karar sayılı kararı ile alacaklıya ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere yetki verilmiştir. Takibe konu bononun vade tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 690. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken aynı Yasa'nın 661/1. maddesi gereğince, bonoda, keşideciye karşı yapılacak takiplerde zaman aşımı süresi üç yıldır. Somut olayda, 26.03.2009 tarihinden İİK'nın 121. maddesi gereğince yetki talep edilmekle zaman aşımı süresi kesilmiş ve üç yıllık zaman aşımı süresi tekrar işlemeye başlamıştır. Haciz talep edilen 04.10.2012 tarih itibarı ile üç yıllık zaman aşımı süresi dolmuştur. Ortaklığın giderilmesi davası açılması, takip hukuku açısından satış talebi anlamına geldiğinden satış isteme süresini durdurur ise de zaman aşımı süresini durdurmayacağından, Davacının zamanaşımının vaki olmadığının tespitine ilişkin davasının reddine karar vermek gerekmiştir....

Ortaklığın giderilmesi davasını açan davalı şirketin, kanunla verilen taraf sıfatı HMK'nın 53 üncü maddesindeki "davayı takip yetkisi" niteliğinde olduğu ve bu yetkinin yalnızca ortaklığın giderilmesi davasını takibe ilişkin olacağı gözetildiğinde, davalı şirket yönünden davanın bu nedenle reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince taraf sıfatı benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 2. Kabule göre de yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan eşit oranda tahsiline karar verilmesi hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi....

Bu anlamda takip konusu borcun ortaklardan birinin üçüncü kişiye olan borcu olması ile borcun adi ortaklığın bizzat faaliyetinden kaynaklanması arasında bir fark yoktur. Kanunda da böyle bir ayrıma gidilmemiştir. Adi ortaklığı oluşturan her bir ortak ayrı ayrı takip borcunun tamamından tüm mal varlıkları ile sorumlu olup, alacaklı alacağının tahsili için ancak İİK 94 maddesi çerçevesinde her bir borçlu ortağın ortaklıktaki hissesine ayrı ayrı haciz koydurabilir. Ortaklığın malı (elbirliği hâlinde ortaklara ait olan mal) üzerine haciz koyduramaz. İİK 94. maddesi uyarınca adi şirket hissesinin haczi adi şirketin temsilcisine haczin tebliği ile gerçekleşir. TBK’nın 638/2 maddesi uyarınca ortağın alacaklısı, ortağın tasfiye payı üzerine haciz koyabilir. Çünkü tasfiye payı diğer ortakların onayı olmaksızın üçüncü kişiye devredilebilen bir mal varlığı hakkıdır. Tasfiye payı, kâr payı gibi İİK 89 maddesi uyarınca haczedilebilir....

Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, İİK m. 121 uyarınca alınan yetkiye göre açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Davalılardan ..., ..., ....., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yapılan gerekçeli karar tebliğleri adres kayıt sistemlerindeki adreslerine TK m.21/2 uyarınca tebliğ edilmiş olup yapılan işlem 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin hükümlerine uygun değildir. Davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ...'...

Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır....

TBK'nın 47/1.maddesine göre temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Söz konusu hükümler adi ortaklığın bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacak olup, temsilci gibi davranan ortağın temsil yetkisi yok ve sonradan da diğer ortaklar bunun yaptığı işleme onay vermemişse bu durumda yapılan işlem diğer ortaklar bakımından hüküm ve sonuç doğurmayacaktır. Ortaklığın söz konusu işlemden doğan hak ve borçlara sahip olabilmesi için diğer ortakların bu işlemi onaylamaları gerekir (Karahan, Şirketler, s. 89 ; Şener, Adi Ortaklık, s. 409 ; Poroy,Tekinalp,Çamoğlu, s. 65 ; Kırca,., s. 70 ; Ansay, Adi Şirket, s. 121.)Somut uyuşmazlık incelendiğinde; takibe konu çekin adi ortaklık sona erdikten sonra adi ortaklık adına tek imza ile keşide edildiği anlaşılmakta olup, dava dışı adi ortak ... Şirketi'nin ortaklarından ...'...

İcra Dairesi'nin 2021/4404 esas sayılı dosyasında borçlular aleyhine takip başlatıldığını, icra müdürlüğünden borçlunun pasif taşınmaz sorgu ve ölü nüfus kayıt örneği sorgusu ile murislerin (anne-baba-eş) vefat olması halinde Uyap'a kayıtları yapılarak, taşınmazları var ise taşınmazlarına haciz konulmasını, ayrıca murislerden intikal eden araç var ise araç üzerine haciz konulması talebinde bulunduklarını, ancak icra müdürlüğünce taleplerinin reddine dair karar verildiğini, icra müdürlüğünce verilen red kararının usulsüz olduğunu zira alcaklı olarak Uyap üzerinden böyle bir sorgunun yapılamadığını, bu durumun İİK m. 121 gereği açılacak ortaklığın giderilmesi ve İİK m. 277 vd. uyarınca açılacak tasarrufun iptali davalarının açılmasını güçleştireceğini belirterek şikayetlerinin kabulü ile Balıkesir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2021/4404 E. sayılı dosyasında verilmiş olan 06.09.2021 tarihli kararın kaldırılması ile talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II....

anılan icra dosyasından haciz tesis edilmesinin akabinde hisseleri henüz paylaşmamış/intikal edilmemiş olan davacı/ortak pay sahibinin, diğer ortak pay sahibi borçlu ------ ille illiyet bağı olması nedeniyle 89/1 - 2 ve 3 Haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde davacı ve borçlunun sadece kardeş olmalarından öte hukuki bağı olmadıkları şeklindeki beyanları gerçeği yansıtmadığı, davacı ve dosya borçlusu arasında ortak gayrimenkul olması ve bu gayrimenkule haciz konulması nedeniyle ortaklığın giderilmesi davası da tarafımızca derdest edileceği, davacı taraf, ortak miras paylarından kaynaklı taraflar arasındaki borç ilişkisinin mevcut olmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davacı taraf, dava dilekçesinde davasının kabuli ile dava değerinin %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı talep etmiş, yargılama gideri ve ücreti vekaletin tarafımıza tahmil edilmesini istediğini, davacı İİK madde 89 haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyerek huzurdaki menfi tespit...

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının müvekkilininden alacağının olmadığını, dolayısıyla davacı sıfatının bulunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında ne alacak borç ilişkisi, ne de sözleşmeden doğan bir ilişkinin bulunmadığını, davacının, devam eden ortaklığın giderilmesi davasını geciktirmek için kötüniyetli olarak bugüne kadar 20den fazla dava açtığını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece; "Somut davada, davacı İİK.nun 177/1,2 bentlerine dayanmıştır. Davada, ispat yükünün davacıda olduğu ve İİK ‘nın 177/1 ve 2. bentlerine dayanan iflas talebinin dinlenebilmesi için davacının iflası istenen kişiden “para veya teminat alacağının” bulunması gerektiği şarttır. (Alacağın para veya teminat olması dava şartıdır. Bir şeyin teslimi gibi borçlar, iflas davası imkanı vermez....

Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine dayalı ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R I- 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. a) Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligatın, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması gerekir....

UYAP Entegrasyonu