"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Nüfus kaydının düzeltimi istemine ilişkin olarak açılan davada Gaziantep 4.Asliye Hukuk ve Gaziantep 2.Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R – Dava, babasının nüfus kütüğüne kayıtlı olan ve kendi nüfusuna kayıtlı olmayan çocuğu ...'in kendi nüfus kütüğüne kaydının yapılması ve Türk vatandaşlığına geçirilmesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından,davacı ... ve oğlu olduğu iddia edilen ...'in nüfus kayıtlarının dosya arasında olmadığı görülmüştür....
Anayasa Mahkemesince davacının ölen kardeşi Levent'in kimlik bilgilerini kullandığını ileri sürmesine rağmen mahkemece kişilerin doğmadan nüfusa tescil edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddedildiği davacının saklı nüfus iddiasının değerlendirilmediği yönüyle hak ihlali kararı verilmiştir. Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olup, nüfusa kayıt edilmeden kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullanan kişinin nüfusa tescili dolayısıyla saklı nüfustan sicile yazılması da idari bir işlem niteliğindedir....
Dava dilekçesinde, nüfus kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin miras bırakan ...,...,... adlı çocuklarının gerçekte var olmamasına karşın nüfus kütüğüne kayıt edildiklerini ileri sürerek, ...,... 'nin nüfus kayıtlarının iptaline karar verilmesini istemiştir. Dosyaya sunulan aile nüfus kayıt tablosu içeriğinden, kayıtlarının iptali istenilen ... ve ...'den olma 04.05.1966 doğumlu olarak ...,...,...'dan olma 18.09.1968 doğumlu olarak nüfus kütüğüne tescil edildikleri, zabıta araştırması sonucu bunların nüfusa kayıtlı oldukları ......
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Asıl ve birleştirilen davalarda, davacıların müşterek çocuklarından nüfusa kayıtlı olmayan "..."in ölmüş olmasına karşın bunun yerine nüfusa kayıtlı ve sağ olan "..."un nüfus kaydına öldüğünün işlendiği ileri sürülerek, "..."un sağ olduğunun tespiti ile nüfus kütüğündeki ölü kaydının iptali istenilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara göre, davacıların müşterek çocukları olup nüfus kütüğüne 15.12.1989 doğumlu olarak 12.01.1995 tarihinde tescil edilen ...'ın sağ olduğu, nüfusa kayıtlı bulunmayan kardeşi ...'in bir trafik kazası sonucu ölmesi üzerine ...'un nüfus kaydına ölü olduğunun işlendiği anlaşılmakla, mahkemece bu durumun kabulü ile ...'ın sağ olduğunun tesciline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak; Davada ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfusa Tescil İstemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava dilekçesinde; davacı anne Perişan'ın davalı ... ile resmi evliliği içinde doğan ancak nüfusa kayıtlı olmayan ..... ve ...'nın babalarının fiilen birlikte yaşadığı diğer davalı ... olduğu ileri sürülerek, çocukların kocası yerine fiilen birlikte yaşadığı kişinin çocukları olarak nüfusa tescilini istemiş; mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, nüfusa kayıtlı olmayan çocukların nüfusa tescili istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı, dava dilekçesinde nüfus kütüğüne kayıtlı olan ...adlı kardeşinin olmadığını bildirerek bu kayıtların iptalini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı ... (...) ..., dava dilekçesinde ...adında kardeşinin olmamasına karşın nüfusa tescil edilmiş bulunduğunu ileri sürerek gerçekte var olmayan ...'ın kaydının iptalini istemiştir. Dosyaya getirtilen aile nüfus kayıt tablosuna göre, ... ile ... ve ... adlarında çocuklarının olduğu anlaşılmakta ise de, davacı ..., ... adlı kardeşinin gerçekte var olmadığını ileri sürmüş, temyiz dilekçesinde de kardeşi Yeter'in ... olarak nüfusa iki kez kayıt edildiğini belirtmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise, mükerrer kaydı olan kişinin zaten gerçekte var olmadığı, adresinin de bu nedenle olamayacağı, davacının MERNİS adresinin ve dava dilekçesinde bildirdiği adresin ... ili adresi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahısların yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacının nüfus kütüğünde ... isimli aslında olmayan ... TC kimlik nolu 1983 doğumlu kişinin yanlışlıkla nüfus kütüğüne işlendiğini, gerçekte, kendisinin ... isimli bir kızı olduğunu, 1983 doğumlu ...'ın mükkerer kayıt olduğunu ileri sürerek mükerrer olan kaydın silinmesine karar verilmesini talep ettiği, nüfus kaydında düzeltim talep eden davacının nüfus kayıtlarına göre “.../...” adresinde ikamet ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın ... 16....
Doğum ve ölüm vukuatının nüfus kütüğüne geçirilmesi nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu ve davacının bugüne kadar hiç bir şekilde nüfusa kaydedilmediği kendisinden önce doğup ölmüş olan kardeşinin nüfus kaydını kullandığı anlaşılmakla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7/1 maddesi gereğince görev yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi, Kabule göre de; Mahkemece doğum tarihinin 10.10.1980 olarak düzeltilmesine karar verilen davacı 13.10.1978 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir. Bir kimsenin doğmadan önce nüfus kütüğüne tescili mümkün değildir. Hakim nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken bu hususa dikkate edilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir....
ın kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olarak ... ile ... çocuğu olarak nüfusa kaydedilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davalı ...'ın ana adı Birsen'in iptali ile Sevim olarak düzeltilmesine, geldi kayıtlarına işlenmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, ... adında bir çocukları olmadığı halde bu kişinin kendilerinden dünyaya gelmiş bir çocuk gibi her nasılsa nüfus kütüğüne kaydedildiğini, ... 'un gerçek anne ve babasının ... İlçesi Taşkelik Cilt:48, Hane:10'da nüfusa kayıtlı ...ve ... olduklarını ileri sürerek, bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davalı ... 'un ... olan anne adının iptali ile ... olarak nüfusa kayıt ve tesciline karar verilmiştir....
Bu istek dikkate alındığında, doğum ve ölüm vukuatının nüfus kütüğüne tescilinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davaya bakılıp nüfus kütüğündeki tescil tarihi ile düzeltilmesi istenilen yaşı dikkate alınıp bir kişinin doğmadan nüfusa kaydının yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi yerinde değil ise de sonuç itibariyle doğru olan ret kararının yukarıda açıklanan görev yönüne ilişkin gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....


