WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Dayanak belgede 10.03.1965 olan doğum tarihi dayanak belgeye aykırı olarak aile kütüğüne 10.03.1963 olarak işlenmiş daha sonra idarece bu maddi hata fark edilerek 10.03.1965 olarak düzeltilmiştir. Bu durumda nüfus kütüğüne dahil olan aile kütüğü 1965 tarihini, yine nüfus kütüğüne dahil olan ve dayanak belgenin bulunduğu özel kütük ise 1963 tarihini taşımaktadır. Bir kişi aynı anda iki ayrı doğum tarihini taşıyamayacağına göre kişinin tescile esas olma anlamında doğru kaydın yani asıl doğum tarihinin 10.03.1965 olduğunun kabulü gerekir. İdarece buna uygun biçimde maddi hata düzeltimi de yapıldığına göre kişinin ilk kez sigortalı çalışmaya başladığı tarihteki doğum tarihinin 10.03.1965 olduğu çok açıktır. Davacı idarece yapılan işlemin ortadan kaldırılmasını isteyen bir dava da açmamış ve halen özel kütüğe uygun 1965 doğum tarihini de kullanmaktadır....

Kayıt Harici Kalmıştır.” şeklinde cevap verildiği, 14.02.1944 tarihinde ise ... ...’in talebi üzerine Ankara Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü tarafından kendisine, “Hiçbir nüfusta kaydı olmadığı itimada şayan iki şahidin ifade ve beyannamesinden anlaşılmakla, usulen nüfus kütüğüne kaydı için” ilmuhaber verildiği anlaşılmaktadır....

Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddesi uyarınca ''Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.'' Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların değiştirilmesi ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesi anlaşılır. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne tescil edilmiş, kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....

Somut olayda dava dilekçesi dikkate alınarak iddianın sürülüş şekline göre incelenmesine gelince; davacı dava dilekçesinde “... ve ...’un gerçekte kız kardeşleri olduğunu bildiği halde, nüfusa eşi ...’den olma kızlarıymış gibi kaydettirildiğini, ... ve ...’un nüfus kaydının anne ve baba yönünden gerçeği yansıtmadığını, baştan itibaren kütüğe yanlış olarak tescil edildiğini” ileri sürdüğüne göre iddianın buraya olan kısmında da davanın “soybağı davası” ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Zira nüfus kaydının hem ana hem de baba yönünden kütükte gerçek durumu yansıtmadığı, baştan itibaren ilgililerce yanlış olarak kütüğe geçirildiği başka bir anlatımla hem ana hem de baba yönünden kütükte yanlış bir kaydın bulunduğu ileri sürülmüşse nüfus kaydının düzeltilmesi davası söz konusudur. Bu tür davalar sonucunda, nüfus kaydı düzeltilecek kişinin, o tarihe kadar kayıtlı olduğu haneden çıkıp, başka bir haneye tescil edilecek olması da, davayı soybağı davası hâline dönüştürmez. 19....

Mahkemece davacının murislerinin nüfusa kayıtlı olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir. Bunun için de kaydının düzeltilmesi istenilen kişinin öncelikle nüfusta kayıtlı olması gereklidir. Ancak, bazı durumlarda nüfusta kayıtlı olmayan kişilerin de kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmektedir. Böyle durumlarda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararlarında belirtilmektedir. “… Kaydı düzeltilecek kişinin nüfusta kayıtlı olmaması durumunda, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi olanağının bulunup bulunmadığı sorununun çözümlenmesi gerekmektedir....

Ancak; Davacının 10.09.2014 tarihli duruşmadaki beyanına göre nüfusta kayıtlı olmadığı ve ölen kardeşine ait nüfus cüzdanını kullandığı anlaşılmaktadır. Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olup, nüfusa kayıt edilmeden kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullanan kişinin nüfusa tescili dolayısıyla saklı nüfustan sicile yazılması da idari işlem niteliğindedir. Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 4/z-ff. maddesine göre 18 yaşını tamamlayıncaya kadar herhangi bir nedenle aile kütüğüne geçirilmemiş olan kişiler saklı nüfustan sayılır....

Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğe göre, ergin kişinin nüfusa tescili için kendisinin nüfus müdürlüğünce beyana davet edilmesi (Yönetmelik m.26/7), aile kütüğünde kaydı bulunmayan bir kişinin ölümünün nüfusa işlenebilmesi için de, bu kişinin ölümüne ilişkin tutanakların resmi veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına .... dayanılarak düzenlenmiş olması gerekir (Yönetmelik m. 72/1) Bunlar bulunmadıkça, nüfusta kaydı bulunmayan kişinin doğum ve ölümünün nüfusa tescili mümkün değildir. Bu sebeple, davacının, doğrudan nüfus idaresine başvurup tescili sağlama olanağı yoktur. Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat olunabilir. (TMK. m.30) Bu bakımdan davacının, mirasbırakanı .....'...

Ancak; Davacının dava dilekçesindeki beyanına göre nüfusta kayıtlı olmadığı ve ölen ablasına ait nüfus cüzdanını kullandığı anlaşılmaktadır. Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olup, nüfusa kayıt edilmeden kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullanan kişinin nüfusa tescili dolayısıyla saklı nüfustan sicile yazılması da idari işlem niteliğindedir. Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 4/z-ff. maddesine göre 18 yaşını tamamlayıncaya kadar herhangi bir nedenle aile kütüğüne geçirilmemiş olan kişiler saklı nüfustan sayılır....

Köyü Cilt No:55 Hane No:14'de nüfusa kayıtlı 01.01.1949 doğumlu 19.04.1962 tescil tarihli ... T.C. numaralı ...'in 01.04.1966 tarihinde ... ile evlendiği ve Erzurum İli ... İlçesi ... Mahallesi Cilt No:208 Hane No:6'ya naklettiği, nüfusa kayıtlı olmayan ancak kardeşi ...'in nüfusunu kullanıp kendisine doğum ve tescil tarihleri ile T.C. vatandaşlık numaraları aynı olan yeni bir nüfus kaydı çıkartan aynı isimli ...'in ise davacı ... ile 13.05.1992 tarihinde evlenerek Erzurum İli ... İlçesi ... Köyü Cilt No:55 Hane No:1'e nakledildiği böylece adları, doğum tarihleri, tescil tarihleri ve T.C. vatandaşlık numaraları aynı biri nüfusa kayıtlı diğeri kayıtlı olmayan ... adlı kişilerin aynı nüfus kaydını kullanarak iki ayrı kişi ile evlendikleri anlaşıldığından; mahkemece sadece talep gibi davacı ile evli olan nüfusda kaydı olmayan . ...'ın davacı hanesinde bulunan nüfus kaydının iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken nüfusta kaydı bulunmayan . ...'...

Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olup, nüfusa kayıt edilmeden kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullanan kişinin nüfusa tescili dolayısıyla saklı nüfustan sicile yazılması da idari bir işlem niteliğindedir. Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 35/1. maddesinde, saklı nüfus olduklarını iddia edenlerin aile kütüklerine tescil için müracaat makamının illerde Valilikler, ilçelerde Kaymakamlıklar olduğu hükme bağlandığından; doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne tescilinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi yerine kabulü doğru görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu