Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....
Nüfus müdürlüğünün 1934 senesinde çıkan yangından sonra sadece yaşayanları nüfusa kaydettiği,babaları ... ...’nün ölmeden önce 1977 tarihinde eşi ...’ya ait veraset belgesi aldığını iddia etmektedirler.Gerçekten tap kaydında düzeltme yaparken mülkiyet nakline yol açmamakla birlikte,hak kaybına da neden olmamak için detaylı bir şekilde araştırma ve inceleme yapmak gerekir. Bu nedenle yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda zabıta araştırması yapılmalı, nüfus müdürlüğünden detaylı araştırma yapılmalı, kayıt maliklerinin kaydı bulunup bulunmadığı sorulmalı, tanıklar, tesbit bilirkişileri ve mahalli bilirkişileri de taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenerek tapuda kayıtlı kişi ile isim tashihi istenen kişinin aynı kişi olup olmadığını ve zilyetlik durumunu tespit etmek suretiyle, toplanacak tüm deliller bir kez daha değerlendirilerek bir sonuca ulaşmak üzere hükmün eksik incele ve araştırma nedeniyle bozulması gerekmiştir....
Kabule göre de; Dava, nüfus kayıtlarında anne-baba ve evlilik ile bekarlık haneleri arasında bağ kurulması istendiğinden kamu düzenine ilişkin olan bu tür davalarda, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır. Somut olayda sadece tarafların beyanları ile yetinilmeyip davacı ...'in anne-babasının ... ve ... olduğu yönündeki iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi, 3. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun "Evlenmenin bildirilmesi ve tescili" başlığı altındaki 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, evlenen kadının kaydının kocasının hanesine taşınacağı, kocası ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen kocasının aile kütüğünde kalacağı ancak dilerse babasının kütüğüne de dönebileceği düzenlenmiştir....
çocukları olarak nüfusa tescil edildiğini ileri sürerek dedesi ve babaannesi üzerindeki kaydın iptali ile gerçek anne ve babasının nüfuslarına tescilini istemiş, tüm araştırmalara rağmen anne olduğu iddia edilen .... ait resmi kayıt bulunamadığı, nüfus kayıtlarında var olmayan anne yönünden kaydın düzeltilemeyeceği bu nedenle de kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. 1-Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin dava, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.01.2008 tarih ....sayılı İçtihadında açıklandığı üzere, resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi nedeniyle mevcut kaydın düzeltilmesidir. Böyle bir dava sonucunda, kaydının düzeltilmesi istenen kişinin, o tarihe kadar kayıtlı olduğu haneden çıkıp, başka bir haneye tescil edilecek olması da, davayı soybağı davası haline dönüştürmez....
Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....
Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “Genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....
Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı ididasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....
Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....
K.. ile birlikte Nüfus Müdürlüğü'ne gittiği, K.. Y..’ın H.. K.. nüfus kütüğünün ... sırasında kayıtlı olduğu halde, ikinci kez, nüfus kütüğünün ... sırasına, 10/02/1987 tarihinde, 10/02/1987 doğumlu olarak sahte işlemle nüfusa kaydettiği, buna dair sahte nüfus kaydı ve nüfus cüzdanı verdiği, b)Yine N.. G..’nin 20/10/1989 doğumlu olarak, 14/11/1989 tarihinde nüfusa kaydedilmiş olduğu, nişanlısı Y.. K.. ile evleneceği zaman evlenme işlemlerini takip eden, babası S.. G..’nin Nüfus Müdürlüğü'ne evlenme işlemlerini sormak amacıyla gittiğinde, sanık K.. Y..’ın kızının yaşının evlenmeye müsait olmadığını, ancak halledebileceğini söylediği, onbeş gün sonra gelmesini söylediği, S.. G.. belirtilen tarihte Nüfus Müdürlüğü'ne gittiğinde, N.. G..’nin adının A.. G.. olarak ve 15/10/1986 tarihli olarak yazılmış sahte nüfus kayıt örneği ve nüfus cüzdanını teslim ettiği, N.. G.. nüfus kütüğünün ... sırasında kayıtlı olduğu halde, K.. Y..’ın N.....
Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....


