WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı ididasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “Genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....

Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun aile kütüklerinde bulunması gereken kişisel bilgilerin düzenlendiği 7. maddesinde, her mahâlle veya köy için ayrı aile kütüğü tutulacağı ve bu aile kütüklerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, kayıtlı bulunduğu il, ilçe, köy veya mahâlle adı ile cilt, aile ve birey sıra numarası, kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların önceki soyadları, doğum yeri ile gün, ay ve yıl olarak doğum tarihi ve kütüğe kayıt tarihi, evlenme, boşanma, soybağının kurulması veya reddi, ölüm, vatandaşlığın kazanılması veya kaybedilmesi gibi kişisel durumda meydana gelen değişiklik veya yetkili makamlarca yapılan düzeltmeler, dini, medenî hâli, yerleşim yeri adresi, fotoğrafı bulunacağı belirtilmiştir. 23....

ın üzerinde kayıtlı bulunan 29.04.2004 doğumlu küçük ...’nın kendi çocuğu olduğunu, bu çocuğun diğer davalıların miras bırakanı ... ile evlilik dışı ilişkisinden dünyaya geldiğini, o tarihte dava dışı İbrahim ile evli olduğu için çocuğu nüfusa kaydettiremediğini ileri sürmektedir. Davalılar ... ve ... de, bu çocuğun kendilerinden olmadığını kabul etmektedirler. Başkasının çocuğunun, davalılar ... ve eşi ... tarafından kendi çocuklarıymış gibi gerçeğe aykırı beyanla nüfusa tescil ettirmeleri halinde, bu kişiler ile çocuk arasında bir soybağı ilişkisi kurulmuş olmaz. Böyle bir durumda resmi sicilin baştan hatalı oluşturulması söz konusudur. Resmi sicilin içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi olmadığı (TMK. m. 7/2) gibi, bunun düzeltilmesi de herhangi bir hak düşürücü süreye bağlı değildir....

Bu tür davalarda, mülkiyet nakline yol açmamak için tapuda malik gözüken kişi ile ismi düzeltilecek kişinin aynı şahıs olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Bu durumda, kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip, ... ilçesi, ... mahallesi, cilt no: 101, hane no 6, BSN:8 de nüfusa kayıtlı Hacı ... kızı 1901 doğumlu ... ... bulunduğundan, bu kişinin kardeşlerini gösterir aile kaydının, davacının murisi ... ...'un torunu olduğunu gösterir nüfus kayıtlarının, ayrıca muris ... ...'un evlenerek geldiği ... ilçesi, ... köyü, cilt no:10, hane no: 46 dan kardeşlerini gösterir aile kaydının ilgili yerden celp edilerek davacı ile murisi arasında bağlantı tesbit edilmelidir. Ayrıca, dava konusu 133 ve 318 parsellerin kadastro tutanaklarının tasarruf sebebi kısmında taşınmazların "Hacı ... oğlu, ... ...'...

Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı ididasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....

Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir. Ancak kanunun açıkça izin verdiği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya bir payın koşulları oluştuğu takdirde olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılması mümkün olabilir. Kanunda düzenlenen ayrık hallerden biri de, TMK'nin 713/2.maddesindeki düzenlemedir. Anılan maddede “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir....

Cilt No:145 Hane No:33 BSN:5 'te nüfusa kayıtlı Derviş ve Güli'den olma, Üçkuyu 01.07.1900 d.lu, TC:37324237034 olan ... olduğunun tespitine ve bu şekilde nüfusa tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8....

tescilinin sağlandığının anlaşılması karşısında; gerçek alım satıma dayanan ve içerik olarak sahteliği iddia olunmayan tapu devrinde, sanığın yevmiye defterine ve tapu kütüğüne tescili yapılmaksızın tapu senetlerini müdür yerine imzalamaktan ibaret eyleminin TCK'nun 257. maddesinde yazılı görevi ihmal suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması; Kabule göre de; 1-5237 sayılı TCK.nun 204/2. maddesinde öngörülen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunda, memurun görevi sırasında ve kanuni yetkisine dayanarak bir belgeyi sahte olarak düzenlemesi gerektiği, belgeyi düzenleme yetkisi yoksa eylemin 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde öngörülen memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı cihetle; sanığın yetkisi dışında müdür yerine tapu senetlerini imzaladığının anlaşılması karşısında; eyleminin memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı; 2-T.C...

Aynı sözleşme gereğince taraf devletler, ülkelerinde bulunan ve muteber bir seyahat belgesine sahip olmayan her mülteciye hüviyet belgesi verirler. (Söz. md. 27) 12.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre, bu kanun hükümleri uyarınca yetkili olan hukukun vatandaşlık esasına göre tayin edildiği hallerde, aksine hüküm olmadıkça vatansızlar ve mülteciler hakkında yerleşim yeri, bulunmadığı hallerde mutad mesken, o da yok ise dava tarihinde bulunduğu ülke hukuku uygulanır. (5718 s. MÖHUK. md. 4/a) 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 8/1. maddesi gereğince ; Türkiye’de herhangi bir amaçla en az altı ay süreli yabancılara mahsus ikamet teskeresi alan yabancıların, yabancılar kütüğüne tescili zorunludur. Bu kütüğe kayıt edilen yabancılar, her türlü nüfus olaylarını nüfus müdürlüğüne beyan etmekle yükümlüdürler. Diplomatik misyon mensupları bu hükmün dışındadır....

Evlilik tarihinden önce doğan davacı, amcası üzerinde kayıtlı olması nedeni ile evlilik sırasında bildirilememiş ise de, bu aşamada artık bu engel ortadan kalkmıştır. Bu bağlamda evlilik dışında doğan çocuğun ana ve babasının evlenmesi ile nüfusa tescil edileceği hususu dikkate alınarak, davacının bu konuda dava açmasında hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK.nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu