Yine, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 72. maddesinde “Aile kütüğünde kaydı olmayan kişinin ölümüne ilişkin tutanaklar resmî veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak düzenlenmişse nüfus müdürlüğünce kabul edilip işleme alınır. Ölüm tutanaklarında yer alan bilgilere göre aile kütüğünde kaydı bulunmayan kişiler, vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğüne kayıt edilerek hakkında yaptırılacak soruşturma ile Türk vatandaşı olup olmadıkları araştırılır. Türk vatandaşı olduğu anlaşıldığı takdirde, ölüm tutanağına dayanılarak nüfus müdürlüğünce resen doğum tutanağı düzenlenir. Ölen kişi bu doğum tutanağına dayanılarak aile kütüğüne tescil edilir. Daha sonra ölüm tutanağı aile kütüğüne geçirilir, vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğündeki kaydı, aile kütüğü ile bağ kurularak kapatılır” hükmüne yer verilmiştir....
Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....
“Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir....
Ad değişikliği hâlinde, nüfus müdürlüğü bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir. c) Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder. (2) Kişilerin başkasına ait kaydı kullandıklarına ilişkin başvurular Bakanlıkça incelenip sonuçlandırılır." düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan hükümlerden; nüfus kaydının, aile kütüğüne işlenmiş kişisel bilgileri ifade ettiği; nüfusa kayıtlı bulunan il ve ilçenin aile kütüğünde yer alan bilgiler arasında sayıldığı; nüfus kaydında mahkeme kararı olmaksızın düzeltme yapılamayacağı ve nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır....
Köyünde nüfusa kayıtlı baba adı ... ve anne adı ... isimli kişilerin yeni doğan kızları olan davalı ...’nun hiçbir mahkeme kararı olmaksızın ... ve eşi ... tarafından kendi çocuklarıymış gibi sahte beyanname düzenlenmek suretiyle nüfusa kayıt edildiğini, davalı ...’nin gerçekte ... ve eşi ...’den olmadığını ileri sürerek nüfus aile kayıt tablosundaki kaydın iptali ile miras bırakanın nüfus kaydının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Cevabı: 5. Davalı ... vekili 17.10.2011 tarihli cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, müvekkilinin 01.01.1954 tarihinde ......
Nüfus müdürlüğünden gelen kayda göre 01.07.1917 doğumlu ... ... yukarıdaki bentte açıklandığı şekilde İlbadı Köyü, Cilt No: 18, Hane No: 117’de nüfusa kayıtlı olup, anne adı ... (önceki kaydında Hava ...), baba adı ise...’tir. Ölüm tarihi de tespite esas veraset ilamında belirtildiği gibi 1939 yılıdır. Davacı ...’nin başvurusu üzerine Denizli Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 09.08.2008 tarih ve 2008/757 E., 2008/1089 K. sayılı veraset ilamında da ... ... ile... ...’ın ikiz oldukları belirtilmiştir. Gerçekten de nüfus kayıtlarında her ikisinin doğum tarihi aynı gündür. Bu durumda, aynı hanede nüfusa kayıtlı ... ve... oğlu 15.04.1939 doğumlu... ...’in, kayıt maliki olarak gösterilen ... oğlu... olduğu anlaşılmaktadır. Adı geçen kişinin soyadını sonradan “...” olarak değiştirdiği de nüfus kaydında yazılıdır. Bu durumda anılan malik bakımından da iddia sabittir. 26....
Gerçekten de nüfus kayıtlarında her ikisinin doğum tarihi aynı gündür. Bu durumda, aynı hanede nüfusa kayıtlı ... ... ve... oğlu 15.04.1939 doğumlu... ...’in, kayıt maliki olarak gösterilen ... ... oğlu... olduğu anlaşılmaktadır. Adı geçen kişinin soyadını sonradan “...” olarak değiştirdiği de nüfus kaydında yazılıdır. Bu durumda anılan malik bakımından da iddia sabittir. 26. Ancak, “... ... karısı...”nın İsmail kızı 05.06.1936 doğumlu... ... ... olduğu ileri sürülmüş ise de nüfus kaydında bu kişinin adı sadece ... ... olarak gözükmektedir. Doğum tarihi 05.06.1936 olup eşi ... ... ... ile 11.10.1937 tarihinde evlendiği gözükmektedir. Bu durumda ... ...’nin doğum ya da evlilik tarihinde bir yanlışlık bulunduğu açıktır. ... ... oğlu... ...’in nüfus kaydında ise anne adı tapu kaydındaki gibi... olarak gözükmektedir....
Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....
Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince; Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur (Özsunay, E.: Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s. 243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre; kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir....
Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince; Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur. (Ergun Özsunay, Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s.243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir....


