"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mağdurenin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından alınan aile nüfus kaydının incelenmesinde, 13.10.1994 doğumlu olduğu, ancak kardeşleri olarak görünen İpek ile 10.06.1995'de ölüm kaydı bulunan Havva'nın da 13.10.1994 doğumlu olup aynı tarihte nüfusa tescil edildikleri, öte yandan mağdurenin diğer kardeşi olup aynı adı taşıyan ...'...
Mahkemece bu husus dikkate alınarak doğum tarihi hatalı olan kardeşin doğum tarihinin düzeltilmesi için usulünce dava açılması sağlanarak, her iki dava birleştirilip kanıtlar toplanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfusta Ad ve Soyadı Düzeltilmesi İstemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi ...'nın annesi ''...'' nin adının ''...'' olarak düzeltilmesine ve nüfusa tesciline karar verilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacıların murisi 01.07.1891 doğumlu 03.07.1969 ölüm tarihli ...'...
Nüfus kayıtlarındaki düzeltmelerin Medeni Kanunun 38.maddesinde yer alan hakim kararı ile mümkün olacağı kuralı gereğince, bu konudaki uyuşmazlıkların adli yargı yerinde açılacak davalarla çözümü mümkündür. Nüfus Kanunu uyarınca çıkartılan, 8.3.1977 gün ve 7?13269 nolu Bakanlar Kurulu kararı ile 3.5.1977 gün ve 15926 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Nufus Hizmetlerine Ait Kuruluş, Görev ve çalışma Yönetmeliği'nin ölen kardeşinin nufus kaydının kullanıldığı iddiası"başlıklı 174.maddesinde; "Bir çocuğun doğumdan nüfus kayıt edilmediği ve kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullandığı yolundaki iddia ve bildirimler nüfus idaresince dinlenmez ve ölüm tutanakları işleme konulmaz. Bu tür işlemler dolaylı yoldan yaş düzeltilmesini sağlayacağından ve bu da ancak mahkeme kararı ile yapılabileceğinden ilgililerden mahkemeden yaş düzeltme kararı getirmeleri istenir."hükmü yer almıştır....
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında, kaydın düzeltilmesi durumunda hukukları etkilenecek kişilerin davada taraf olarak bulunmaları esastır. Bu bağlamda davanın kabulü halinde davacının babası olacak ...'ın tüm mirasçılarının davaya usulen katılımının sağlanması gerektiğinin dikkate alınmaması, 3. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda mahkemece salt taraflar ve tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak ... testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir....
nin 1955 olan doğum yılının 1954 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen ...’nin 21.03.2007 tarihinde ölümü ile nüfus kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 14. maddesinde; “Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme boşanma, evlat edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir. Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır....
Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 12.03.2009 tarih 72733 sayılı yazısına istinaden davacının nüfus kaydının silinerek kapatıldığı anlaşılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 14. maddesinde; "Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir. Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Kaydın açılmasından sonra kişisel durumda meydana gelmiş olan olaylar kişinin kaydına işlenir." hükmü yer almaktadır....
nın 09.11.2001 olan doğum tarihinin 09.11.1998 olarak düzeltilmesi istenmiş; mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36.maddesi kapsamında nüfus kayıtlarındaki doğum tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre doktor raporları, tanık anlatımları ve diğer belgeleri birlikte değerlendirerek öteki kayıtlarla çelişki yaratmayacak şekilde karar vermek durumundadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; doğum tarihi düzeltilmek istenilen ...'nın, iki üç yaşlarında olabileceğine ilişkin ... ... Devlet Hastanesi'nin 02.02.2005 tarihli raporu esas alınarak nüfusa tescil edildiği, davacıların ise ...'nın 1998 yılında ... ... Köyü ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen davada; Davacı; nüfus kütüğünde doğum tarihinin “01.07.1916” baba adının “...” olarak kayıtlı olduğu halde 10 parça taşınmazın tapu kaydında baba adının“...”, doğum tarihinin “1917, 1919 ve 1923” yazıldığını ileri sürerek , baba isminin ve doğum tarihinin nüfus kaydına göre düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur. Daha sonra 102 ada 71 parsele ilişkin talebinden feragat etmiştir. Davalı; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; 102 ada 71 parsele ilişkin talebin feragat, 102 ada 7 parselle ilişkin isteğin husumet yönünden reddine , diğer parsellere ilişkin düzeltim isteğinin kabulüne, “1917, 1919 ve 1923 doğumlu ...” ile davacının murisi “....'ın” aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, düşüncesi alındı....
Ası ile evlenerek Ası soyadını aldığını bildirerek, nüfus kayıtlarının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, ret gerekçesi olarak “...'ye ait mezar yerinin gösterilememesi nedeniyle genetik inceleme yaptırılması olanağının olmadığı, diğer delillerin de sicilde düzeltme yapılmasına yeterli bulunmadığı" gösterilmiştir. Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bu bakımdan hakim re'sen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir. Dava, ... kızı ... Ceylan'ın ölümünün tespiti ile ölüm kaydı düşülmeyerek ...'ye ait nüfus kaydının, nüfusa kayıtlı olmayan ... kızı ... (Ası) tarafından kullanıldığının tespiti istemlerine ilişkindir. Somut olayda, ... kızı ...'...


