cihetine gittiğini, kalan taksitlerin faiz oranları da uygulanmak sureti ile tüm bedel üzerinden kredinin kapatılması nedeni ile müvekkili tarafından ödenen 140.000 TL'nin iadesi için davalıya ihtarname gönderildiğini ancak olumlu yanıt alınamadığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası açmış olup, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin 13/06/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir....
Mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi heyeti raporunda bu tarih itibari ile mahalli serbest piyasa fiyatlarına göre yapılan imalât bedelinin 1.979.337,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Mahkemece davacılar tarafından yaptırılan tesbit sonucu belirlenen 1.951.003,00 TL bedele itibar edilip hüküm kurulmuş olup yüklenici kooperatif tarafından da temyiz nedeni yapılmadığından tespit edilen ve hükme esas alınan bu miktarın yerinde olduğu görülmüştür. Ancak arsa maliklerince devredilen 54/1440 payın tapusunun iptâli ile hisseleri oranında adlarına tescili istenmişse de davanın devamı sırasında bu yer icraca satılmış olup davacılar seçimlik haklarını bedel tayini yönünde kullandıklarından ve belirlenecek bedelin yüklenici kooperatif tarafından açılan imalât bedeli ile ilgili alacak davasında hükmedilen imalât bedelinden mahsubunu istediklerinden bu hususun gözetilmemesi isabetli olmamıştır....
Sözü edilen 2011 dönemine ilişkin raporlarda özetle; elektrik üretimi, yenilenebilir enerjilerle ilgili HES projelerinin gerçekleştirilmesi faaliyeti ile iştigal eden davacı şirketin, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 13/d maddesine istinaden 2011/Ağustos ile Kasım dönemlerinde gerçekleştirmiş olduğu yatırım teşvik belgesi kapsamındaki teslimlerinden doğan katma değer vergisi alacağı nedeniyle incelenmesi istenilmiş, yapılan incelemede; mükellefin, anılan Kanunun 13/d maddesi kapsamında ilişkili şirketleri adına düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı zira, düzenlediği faturaların sahte olduğu, ilgili dönemlerde ilişkili şirketlerin oluşturdukları organizasyon kapsamında birbirlerine yüksek tutarlı faturalar düzenleyerek haksız ve fazladan KDV iadesi alınmasının amaçlandığı, yatırım teşvik belgeli olan mükellefin, ilişkili firmalardan alınan ve yasal defterlerinde yapılmakta olan yatırımlar hesabına alınan, KDV hesaplanmadan yapılan teslimlerin gerçeği...
KARAR Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeni ile kendisinden dosya masrafı, yapılandırma ücreti ve değişik adlar altında kesinti yapıldığını ileri sürerek 6.060,00 TL haksız kesintinin davalıdan yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, 6.060,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davalı banka tarafından kredi kullanımında davacıdan masraf adı altında kesilen haksız kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK'nun 297/2....
Bu çelişki giderilmeden ve gerekçesi açıklanmadan ikinci rapora itibar edilerek hüküm kurulması hatalı da olmuştur.Bu durumda mahkemece yapılacak iş; iadesi talep edilen teminat mektubu bedeli üzerinden tarifeye göre hesaplanacak nispi ilam harcının dörtte biri tutarındaki peşin harcın yatırılması için davacıya Harçlar Yasası’nın 30. maddesine göre süre verilmesi, harç eksikliğinin davacı tarafından bu şekilde tamamlanması halinde yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması, harcın ikmâl edilmemesi halinde ise teminat mektubunun iadesi istemiyle ilgili olarak 6100 sayılı HMK’nın 447/2 maddesi yollamasıyla 150. maddesi gereğince işlem yapılması ve HMK 281/3. maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması için önceki heyetlerden farklı olarak HMK'nın 266 ve devamı maddelerinde öngörülen şekilde konusunda uzman oluşacak 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, teknik şartnamenin 12. maddesinin b, c ve d bendinde belirtilen işlerin yeniden yapılması nedeni ile yeniden ücret...
ayrıca takıların mevcudiyetinin dosyaya ibraz edilen cd ve fotoğraf içerikleri ile ortaya konulduğu ve bilirkişi tarafından bu konuda rapor hazırlandığı ve mevcudiyeti belirlenen takılar hakkında düzenlenen rapor içeriği mahkememizce denetlendiğinde oluşa uygunluğu kabul edilerek, varlığı bilirkişi raporu ile doğrulanan kadarıyla takı talebinin kabulü ile; 7 adet 7'li çeyrek dizmenin aynen iadesi, olmaması halinde bedeli olan 5.271,00 TL, 2 adet 10 gr 22 ayar burma bileziğin aynen iadesi, olmaması halinde bedeli olan 8.540,00 TL, 6 adet 12 gr 22 ayar 2'li burma bileziğin aynen iadesi, olmaması halinden bedeli olan 30.744,00 TL, 1 adet 8 gr saç örgü zincir kalp kolyenin aynen iadesi, olmaması halinden bedeli olan 2.144,00 TL, 11 adet çeyrek altının aynen iadesi, olmaması halinden bedeli olan 8.283,00 TL, 1 çift 3 gr 14 ayar küpenin aynen iadesi, olmaması halinden bedeli olan 804,00 TL, 2 adet 3 gr 14 ayar yüzüğün aynen iadesi, olmaması halinden bedeli olan 1.608,00 TL olmak üzere toplam...
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kaçak eşyanın değerinin pek hafif kabul edilmesi ile sanık hakkında hükmolunan cezada indirime gidilmesinin hatalı olduğuna, eşyanın değerinin pek hafif olması nedeni ile cezanın artırılması gerektiğine, nakil aracı bakımından müsadere şartlarının gerçekleşmiş olması nedeni ile aracın ya da kasko bedeli kadar değerin müsadere edilmesi gerektiğine, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebepleri; mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. III....
R07LİONS COACH tipi 2015 model yolcu taşıma aracı satın aldığını, ancak bu aracın 2017 yılı ocak ayından itibaren birçok kez arızalandığını, bu arızaların bir kısmının araç yolda kaldığı için genel servis yetkilisi tarafından aracın bulunduğu yerde, bir kısmı da yetkili servis olan Bakiler Ticarette giderilmeye çalışıldığını, söz konusu arızalar nedeni ile araç tam kapasite ile yolcu taşımacılığında kullanılamadığı gibi arızalar nedeni ile müvekkili şirketin ticari işleyişinin aksadığını, ilk önce 03/01/2017 tarihinde daha sonra 07/01/2017 tarihinde arızalandığını, ikinci arızada yetkili servisin aracın motorunun beyninde problem olduğunu ve değişmesi gerektiğini bildirdiğini, masrafların müvekkili tarafından karşılanmak sureti ile arızanın giderildiğini, daha sonra tekrar aracın yolda istop etmesi sebebi ile 11/01/2017 tarihinde yetkili servise getirildiğini ve takılan parçaların çıkarıldığını, bu arızanın da motor elektrik tesisatından kaynaklandığının bildirildiğini, bu arızalara ilişkin...
İlk kararın davalı temyizi üzerine bozulması ve davacının (gerek yargılamanın iadesi talebine konu kararı gerekse bozma öncesi) kararı temyiz etmemesi sebebiyle, davalı yararına fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden (gerek saat ve gün, gerekse miktar itibariyle) oluşan usuli kazanılmış hak durumu da dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Kesin olarak 30/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


