WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; yoksulluk nafakasının artırılması talebine ilişkindir. Davada; 500,00 TL olarak ödenen yoksulluk nafakasının ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı gerekçesi ile 850.00 TL'ye çıkartılması istenilmiş, mahkemece davanın kabulü ile aylık 850,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 176/4. maddesi gereğince tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irad biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın artırılması ya da azaltılmasına karar verilebilir....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; tarafların boşanmış olduklarını ve boşanma ilamı ile bağlanan 75 TL iştirak nafakasında sonradan her hangi bir artırım talebinde bulunulmadığını belirterek müşterek çocuk için belirlenen nafakanın 500 TL'ye yükseltilmesini ve kendisi için 500 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; maddi durumunun iyi olmadığını, emekli olduğunu düzenli yardımlarda bulunduğunu davacının düzenli gelirinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için aylık 150 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müşterek çocuk ......

Mahkemece; davacının eğitimine devam ettiği, eğitim süresi boyunca ebeveynlerinin yardımına ihtiyacı bulunduğu, davalı babanın bakım borcunun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile aylık 275,00 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, her yıl "TEFE" oranında artırım yapılmasına, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir....

Davada; 2009 yılından itibaren aylık 400,00 TL olarak ödenen iştirak nafakasının 1.000,00 TL'ye çıkarılması talep edilmiş; mahkemece nafakanın aylık 600,00 TL'ye çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir . Dosya içeriğinden; davacının 17.11.1992 doğumlu olup, eldeki artırım davasını vekili aracılığı ile 13.02.2012 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Her nekadar mahkemece talep; iştirak nafakasının artırılması istemi olarak değerlendirilmiş ise de; dava niteliği itibari ile yardım nafakası talebine ilişkindir. TMK'nın 364/1 maddesi gereğince; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt soyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 328/2 maddesine göre; çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, ana ve babasının durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1194 esas, 2002/208 karar sayılı kararı ile 150 YTL nafakaya hükmolunmuş, davalı kadın cevap dilekçesinde bu tedbir nafakasının 400 milyon TL.'ye artırılmasını istemiş, mahkemece nafaka artırım talebi kabul edilmemiş ve yargılama süresince de nafaka konusunda bir başka düzenleme yapılmamış, kadının nafaka artırımına yönelik temyiz itirazı da dairemizce reddolunarak kesinleşmiş bulunmasına rağmen bozma kararından sonra nafakanın artırılarak 250 YTL tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Hükmün tedbir nafakası yönünden 2. bentte açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, yoksulluk nafakası ise maddi tazminat yönünden 1. bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.10.2006...

Ancak, davacıya boşanma kararı ile takdir edilen aylık 20 TL yoksulluk nafakasının; 5.4.2002 tarihinde açılan artırım davası ile 50 TL'ye yükseltildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu artırımın gözetilmemesi doğru değil isede; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ikinci maddesindeki "Mahkememizin 2000/204 Esas, 2000/369 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine hükmedilen 20,00 TL nafakanın" ifadesinin çıkartılarak yerine "Mahkememizin 2002/190 Esas, 2002/248 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine hükmedilen 50.00 TL nafakanın" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 5.80 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 09.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Bu durumda, yedi yıl önce kararlaştırılan yoksulluk nafakasının paranın alım gücünü yitirmesi ve bu süre içerisinde davacının ihtiyaçlarının doğal olarak artması sonucunda en azından değerinin düştüğü bir gerçektir. Mahkemece, dava tarihindeki şartlara göre; yoksulluk nafakasına hükmedilen tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında geçen süre dikkate alınarak artırım yapılması gerektiği açıktır. O hâlde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır....

Mahkemece; aradan geçen sürede nafakanın günün ekonomik koşullarına göre ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk için aylık 400.00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 700 TL'ye yükseltilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Davacının temyiz itirazlarına gelince; Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür....

Aile Mahkemesinin 2007/1226 Esas ve 2007/1234 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalı lehine 300 TL yoksulluk nafakasına ve bunun her yıl ÜFE oranında artırımına karar verildiğini, müvekkilinin ÜFE artırım ile birlikte davalıya 480 TL nafaka ödediğini, davalının boşanma kararından sonra asgari ücretle çalışmaya başladığını, davalının fiilen evliymiş gibi yaşadığını, müvekkilinin yeniden evlendiğini, çocukları olduğunu, banka kredisi borçları ödediğini belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya 200 TL’ye indirilmesini talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin asgari ücretle çalışmaya başladığını, aldığı asgari ücretin yoksulluğu ortadan kaldırmadığını, nişanlısından ayrıldığını, evlilik hayatı yaşamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir....

Mahkemece; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çocuğun eğitim durumu ve yaşı, davalının giderlere katılma yükümlülüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 150,00 TL olan iştirak nafakasının 200,00 TL'ye çıkartılmasına, her yıl TÜFE-TEFE ortalamasında artırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir....

UYAP Entegrasyonu