WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2015 NUMARASI : 2014/818-2015/30 Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2004 yılında boşandıklarını, boşanma sonucu velayeti davacıya verilen müşterek çocuk O. K. için aylık 100 TL olarak hükmedilen iştirak nafakasının 2010 yılında açılan son nafaka artırım davası neticesinde aylık 450 TL'ye yükseltildiğini, aradan geçen süre, müşterek çocuğun büyümesi, eğitim vb. giderleri olması, davacı ve davalının doktor olup, davalının gelirinin davacıya göre daha fazla olduğunu belirterek, aylık 450 TL olan iştirak nafakasının 550 TL artışla aylık 1.000 TL'ye yükseltilmesini dava ve talep etmiştir....

Dosya içeriğinden somut olayda; tarafların 15.02.2007 tarihli ilam ile boşandıkları; davacı yararına aylık 300,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, hükmün 18.04.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki artırım davasının 25.09.2012 tarihinde açıldığı, davacının ev hanımı olduğu, davalının emekli olduğu 780TL emekli maaşı aldığı tespit edilmiştir. Aradan geçen sürede tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir....

Dava dilekçesinde; boşanma davasında hükmedilen 150 TL yoksulluk nafakasının ve 75 TL iştirak nafakasının, aradan geçen zamanda yetersiz kaldığı ileri sürülerek, davacı için hükmedilen yoksulluk nafakasının 300 TL'ye, müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının 175 TL'ye artırılması talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili; nafaka artırım taleplerinin fahiş olduğunu, boşanmanın üzerinden bir yıl geçtiğini, davalının gelirinde bir artış olmadığını belirterek, davanın reddini dilemiştir....

Somut olayda taraflar, 15.02.2012 tarihli ilamla boşanmış ve davacı yararına aylık 2.000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, eldeki artırım davası 09.04.2015 tarihinde, boşanmadan üç yıl sonra açılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, yoksulluk nafakasının TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu nafakanın az miktarda artırılması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davada; ödenmekte olan yoksulluk ve iştirak nafakalarının zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı ileri sürülerek yoksulluk nafakasının 60 TL'den aylık 150 TL'ye, iştirak nafakasının 30 TL'den 250 TL'ye yükseltilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece; "Davalının ekonomik durumu itibariyle nafaka artışını ödeyecek durumda olmadığı, işsiz olduğu herangi bir gelirinin bulunmadığı, omuzundaki rahatsızlıktan dolayı zorlayıcı işlerde çalışamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacının yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; TMK'nun 327/1 maddesinde "çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır" hükmü TMK'nun 331 maddesinde de "durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafakanın miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır" hükmü getirilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka artırım davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçeşinde; tarafların 11. Aile Mahkemesinin 2012/759 Esas, 2012/801 Karar sayılı ilamı ile boşandıkları ve bu karar ile müşterek çocuklar ... için ayrı ayrı 250'şer TL iştirak nafakasına hükmedildiğini ancak aradan geçen zaman içerisinde müşterek çocukların ihtiyaçlarının arttığını ve nafakanın yetersiz kaldığını,bu nedenle her iki çocuk için iştirak nafakasının ayrı ayrı 500'er TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakası artırım davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı dilekçesinde; boşanma davasında hüküm altına alınmış olan yoksulluk nafakasının yetersiz kaldığını ileri sürerek; yoksulluk nafakasının 175,00 TL den 800,00 TL ye, çıkarılmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle aylık 450,00 TL yoksulluk nafakasının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....

Mahkemece, takibe dayanak ilam karar tarihinden önce yapılan ödemelerin önceki mahkeme kararı ile takdir edilen aylık 440 TL nafaka alacağına ilişkin olacağı, bu tarihten önce fazla para yatırılmış olsa bile artırılan nafaka alacağına mahsup edilemeyeceği gerekçesi ile nafaka artırım ilam karar tarihi olan 11.02.2013 tarihinden önceki ödemelere ilişkin deliller toplanmadan dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve 23.06.2015 tarihli ek bilirkişi raporu esas alınarak itirazın reddine karar verilmiştir. Hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Takibe dayanak ... 9. Aile Mahkemesi’nin 11.02.2013 karar tarihli ilamında; dava tarihi olan 4.5.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, yoksulluk nafakasının aylık 60 TL artışla 260 TL’ye; müşterek çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasının da aylık 100’er TL artışla 220’şer TL’ye yükseltilmesine karar verilmiştir....

Görüldüğü üzere; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının değişmesi ve hakkaniyetin gerektirdiği hallerde taraflarca her zaman nafaka artırım davası açılabilir (HGK 15.07.2009 gün ve 3-352 E/348 K) . Somut olayda; davalı babanın aile hekimi olduğu, aylık 7.000 TL geliri olduğunun beyan edildiği, yeniden evlendiği ve yeni eşine ait evde yaşadıkları, davacı annenin ise; ev hanımı olduğu, lise mezunu olduğu, yeniden evlendiği ve yeni eşinin emekli olduğu, iştirak nafakasının daha önce artırılmadığı, eldeki davanın 06.03.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 3 yıldan fazla süre geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocukların yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır....

Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir.Boşanma davasının 01.02.2012 tarihinde kesinleştiği, iş bu nafaka artırım davasının ise 05.01.2015 tarihinde açıldığı görülmüş olup, geçen süre içerisinde çocukların yaşı ve eğitim durumu dikkate alındığında ihtiyaçlarının da doğal olarak arttığının kabulü gerekmektedir. Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı az olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır....

UYAP Entegrasyonu