Dosya içeriğinden somut olayda; tarafların 28.12.2005 yılında kesinleşen karar ile boşandıkları; davacı yararına aylık 2000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, eldeki artırım davasının 14.03.2012 tarihinde açıldığı, davacının çalışmadığı; davalının .... bulunduğu, geçen sürede tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, yoksulluk nafakasına karar verilen 2005 yılından artırım davasının açıldığı 2012 yılına kadar geçen süre ve yoksulluk nafakasının niteliği gözetilerek, nafakanın .....yayınladığı ...oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yüksek oranda nafaka artışına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, ....Aile Mahkemesince hükmedilen aylık 350TL yoksulluk nafakasının, dava tarihinden itibaren 300TL arttırılarak aylık 650 TL yoksulluk nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk nafakasının artırımına ilişkindir. TMK'nın 331. maddesi gereğince; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Yasada nafakanın yeniden belirlenebilmesi için belli bir zamanın geçmesi aranmamıştır. Buna göre mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı zorunlu kılması gerekmektedir. Artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı gözönünde bulundurulmalıdır....
(HGK. ........1998 gün 1998/...-656 E.,1998/688 K. 26.....2001 gün 2001/...-1158-1185 sayılı ve ........2002 gün 2002/...-397-339 sayılı kararları) Somut olayda; davalının açmış olduğu nafaka artırım davaları olan ... Aile Mahkemesinin ........2012 tarihli 2012/141 E. 2012/466 K. ve ....03.2015 tarihli 2014/531 E. 2015/97 K. sayılı ilamları ile nafakanın arttırılmasına karar verildiği, bu ilamların kesinleştiği, davacının asgari ücret ile çalıştığı hususu yukarıda belirtilen ilamlarda değerlendirilmiş ve artırım yapılmış olması, nafakanın arttırılmasına ilişkin son kararın ....03.2015 tarihinde verilmiş olması bu artırım davasının açılma ve sonuçlanma tarihinden itibaren yoksulluk nafakasının kaldırılması bu davanın açılma tarihine kadar ki aradan geçen süre içinde Yerleşik ......
Davada; davalı tarafından müşterek çocuk için halen davalı tarafından ödenmekte olan 300TL iştirak nafakasının 750TL'ye yükseltilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; aylık 200 TL iştirak nafakasının 200TL artırılarak aylık 400TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar mahkemece ..... Asliye ... Mahkemesi'nin 2003/266Esas ve 2003/398 Karar sayılı boşanma dosyası ile hükmedilen 200TL iştirak nafakasının artırılmasına karar verilmiş ise de, taraflar arasında ... .... Aile Mahkemesi'nde görülen nafaka artırım davası ile iştirak nafakasının 300TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, iş bu kararın temyizi üzerine ... .... ... Dairesi'nin 2006/243 Esas ve 2006/925 Karar sayılı düzelterek onama kararı ile 230TL'ye çıkarılmıştır....
Somut olayda; tarafların 2005 yılında boşandıkları ve müşterek çocuk 1999 doğumlu Muhammed Taha'nın velayetinin davacı anneye verildiği,2012 yılında açılan son nafaka artırım davası neticesinde ise müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının aylık 225 TL'ye yükseltildiği ve her yıl TÜFE artışının da uygulanmasına karar verildiği ve bu kararın da 22.01.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamında yer alan tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçlarına göre ise, davacının öğrenci olup Açık Öğretim Fakültesi'nde okuduğu,aylık 550 TL kira ödemesi bulunduğu,annesi,kız kardeşi ve oğlu ile birlikte yaşadığı;davalının ise TOKİ'de yönetim müdürü olup aylık 2.000 TL geliri bulunduğu,aylık 450 TL kira ödemesi olduğu tespit edilmektedir. Artırım davası açılması kanunda belirli bir süreye tabi tutulmamıştır. Davacı, hükmedilen iştirak nafakasının yetersiz kaldığını ve müşterek çocuğun ihtiyacını karşılamadığını ileri sürmektedir....
Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2009/449 Esas ve 2009/833 Karar sayılı boşanma dosyası ile hükmedilen 300,00 TL yoksulluk nafakasının artırılmasına karar verilmiş ise de, taraflar arasında Batman 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nde görülen nafaka artırım davası ile yoksulluk nafakasının 300,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, iş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2010/3451 Esas ve 2010/3772 Karar sayılı düzelterek onama kararı ile 250,00 TL'ye çıkarılmıştır. Mahkemece yoksulluk nafakasının 250,00 TL üzerinden artırılması gerekirken 300,00 TL üzerinden artırılması doğru görülmemiş ancak bu husus sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır....
Boşanma kararının kesinleştiği tarih olan 05.03.2014 tarihi ile artırım davasının açıldığı dava tarihi olan 14.08.2015 tarihleri arasındaki süre ile müşterek çocuğun yaşı ve yaşı itibariyle masraflarının bu süre içerisinde artmış olduğu da nazara alındığında,iştirak nafakasının TMK 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesine uygun bir şekilde artırımına gidilmesi gerekmektedir....
Dava; yoksulluk nafakasının artırılması istemine ilişkindir. TMK'nın 331. maddesi gereğince durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Yasada nafakanın yeniden belirlenebilmesi için belli bir zamanın geçmesi aranmamıştır. Buna göre mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı zorunlu kılması gerekmektedir. Artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır....
O halde, mahkemece yapılacak iş; müşterek çocuğun dava tarihinde davalı babanın yanında olduğu durumu gözetilerek, iştirak nafakası artırım talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde, iştirak nafakası artırım talebinin kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir . SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda ise; davacının, mevcut 300,00 TL yoksulluk nafakasının takdir edildiği 28/10/2010 tarihi ile, bu artırım davası tarihi arasında, üç yıldan fazla bir süre geçmiş olup; bu süre içerisinde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları doğal olarak değiştiği gibi, davacının ihtiyaçları da artmış, paranın da en azından enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu da bir gerçektir. Açıklanan nedenlerle ve Yargıtay'ın Yerleşik Uygulamaları da nazara alındığında; yoksulluk nafakasının en azından TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle, taraflar arasındaki bozulan dengenin yeniden sağlanması gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile, artırım talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....


