WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

İştirak nafakası artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi,  her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki boşanma dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 5 yıldan fazla süre geçmiştir.  Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocukların yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Davalının ekonomik ve sosyal durumu tam olarak araştırılmaması, boşanma davası ile arada geçen süre, nafakanın niteliği ve müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı düşük olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır....

Bu nedenle, davalının 01.05.2011 tarihinden itibaren aldığı yaşlılık aylığı davalının yoksulluğunu ortadan kaldırmayıp, bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde nazara alınması gerektiği de kuşkusuzdur.Kaldı ki, davalının davaya konu edilen nafakayı 2011 yılından itibaren aldığı, yine aynı mahkemede 2015 yılında açılan nafaka artırım davasında ise, 2011 yılından itibaren yaşlılık aylığı almasına rağmen aylık 200,00 TL olan yoksulluk nafakasının aylık 275,00 TL'ye yükseltildiği de dikkate alındığında mahkemenin nafakanın kaldırılmasına yönelik tesis ettiği hükmün yerinde olmadığı da açıktır....

Aile Mahkemesince 04/07/2006 tarihli 2006/248 Esas nolu dosyanın kararı ile 250 TL nafaka bağlandığını; nafakanın bağlandığı tarihten itibaren 7 yıl geçtiğini, paranın alım gücünün azaldığını, hükmolunan 250 TL nafaka miktarının ihtiyaçlarını artık karşılamadığını ileri sürerek; A.. A.B..çin verilen 250 TL nafakanın artırılarak 500 TL ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; davacının kirada olmayıp 2000 TL ücretli bir işte çalıştığını, kendisinin ekonomik durumunun iyi olmadığını, hatta mevcut nafakayı bile ödeyemediğinden davacının icra takibi başlattığını ve İstanbul 29. İcra müdürlüğünce maaşından her ay 400 TL icra marifeti ile kesildiğini; boşanma ile tüm eşyaları davacıya bıraktığından, yeniden eşya almak zorunda kaldığı ve halen bunların kredisini ödediğini; asgari ücretle çalıştığını, bu maaşa göre nafaka miktarının fahiş olduğunu ve bunları karşılayamadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafakanın artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; tarafların İnegöl Aile Mahkemesinin 2013/58 esas 2014/121 karar sayılı dosyası ile boşandıklarını, davacı için aylık 150 TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuk için aylık 150 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davalının oto yıkama, kiralama işi kurduğunu, kendi adına kayıtlı olmayan araçları kiraya verdiğini ileri sürerek müşterek çocuk .... için aylık 150 TL olan iştirak nafakasının 700 TL'ye, davacı için aylık 150 TL yoksulluk nafakasının 300 TL'ye yükseltilmesine ve belirlenecek nafakanın her yıl ÜFE/TÜFE oranında artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakası artırım davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ve katılım yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili ; davalı ile Eskişehir 1. Aile Mahkemesinin 2012/292 Esas ve 2013/221 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocuk 2004 doğumlu Kadir'in velayetinin kendisine bırakıldığını, söz konusu karar ile müşterek çocuk için 250 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede takdir edilen nafakanın müşterek çocuğun ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....

Hal böyle olunca mahkemece, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceği ilkesinden hareketle, önce açılan nafaka artırım davasının dava tarihi ile eldeki davanın açılma tarihi arasında üç yıl geçtiği göz önünde bulundurularak, eldeki dava tarihi itibariyle nafakanın kaldırılması ya da indirilmesi şartlarının mevcut olup olmadığının diğer davalardan bağımsız olarak usulünce araştırılıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

nin 9. maddesi uyarınca hükmedilen nafakanın(ya da artırım davalarında hükmedilen artış miktarının ) bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin 3.kısmı uyarınca hesaplanacak miktarın tamamına avukatlık ücreti olarak hükmolunacağı, bu miktarın Tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamayacağı düzenlenmesi yer almaktadır. Mahkemece; yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına yukarıdaki madde hükmü uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 436/2 maddesi gereğidir....

HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen iştirak nafakası artırım davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında ......... adliye mahkemesi tarafından yapılan ......... incelenmesi sonucunda: davalı (karşı davacı) tarafın ......... başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı - karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Asıl davada davacı, ......... 10 Aile Mahkemesi’nin 2010/405 Esas, 2011/796 sayılı kararı ile boşandıklarını, müşterek çocuk ......'in velayetinin kendisine verildiğini ve çocuk yararına aylık 700 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini,......... 8 Aile Mahkemesi’nin 2012/1283 Esas 2013/431 sayılı kararı ile nafakanın artırılarak 1.350 TL’ ye çıkarıldığını, son açılan ......... 11....

Davalı – (birleşen dosya davacısı) cevap dilekçesinde; davacının nafaka artırım talebinin yerinde olmadığını, sigortalı olarak çalıştığını, aylık gelirinin bulunduğunu; kendisinin ise, yeniden evlendiğini, çocuğunun olduğunu, borçları nedeniyle net maaşından çok az para kaldığını belirterek; yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, davalı – birleşen dosya davacısı tarafından birleşen davanın reddine yönelik temyiz edilmiştir. Birleşen dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir....

Ö.. hakkında açılan nafaka artırım davasının reddine, davacı F.. Ö..için aylık 175 TL olan tedbir nafakanın dava tarihinden itibaren 225 TL'ye yükseltilmesine, tedbir nafakasının boşanma davasının kesinleşme tarihi olan 05.07.2012 tarihinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına, H.. Ö.. lehine hükmedilen 150 TL yoksulluk nafakasının ise 200 TL'ye yükseltilmesine; Birleşen davanın ise, kısmen kabulü ile F.. Ö.. ve H.. Ö.. aleyhine açılan nafakanın kaldırılması davasının reddine, E.. Ö..'in nafakasının ise kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir....

UYAP Entegrasyonu