WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Esas 2013/565 Karar sayılı ilamıyla davacı için takdir olunan nafakanın dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 125,00 TL arttırılarak aylık 400,00 TL'ye yükseltilmesine, fazla istemin reddine" ifadesinin çıkartılarak yerine ''Dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 400,00 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine'' ifadesinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde ... atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, ....02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki olumsuz değişiklikler ve.... artış oranları dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; nafakanın niteliği ve anılan nedenlerle .... 4.maddesi gereğince "hakkaniyete" uygun nafaka miktarına karar verilmesi gerekirken; somut nedenleri ve gerekçeleri açıklanmadan fazla miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. .... Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; nafakanın, müşterek çocuk için ödendiğini,davalının çalışmadığını,çocuğun ihtiyaçlarının giderilebilmesi için bu paraya ihtiyacının olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile, davalı lehine Didim Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/124 Esas 2002/414 Karar sayılı ilamıyla bağlanan nafaka miktarının dava tarihi itibarıyla aylık 500,00 TL olarak belirlenmesine, bu nafakanın her yıl Ocak ayının 1.gününden itibaren TÜFE oranında artırılmasına karar verilmiş,karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; boşanma kararında iştirak nafakası için hüküm altına alınan artış şartının kaldırılması ve halen ödenen iştirak nafakasının indirilmesi talebine ilişkindir. TMK'nun mad.176/IV hükmüne göre: “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”...

Aile Mahkemesi ise, talebin icra dosyasında maaşa konulan haczin ortadan kaldırılması isteğinden ibaret olduğu, icra takibindeki hukuka aykırı işlemelere karşı itiraz ve şikayet merciinin aile mahkemesi değil icra tetkik mercii olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Dosya kapsamından, davacının, davalı için ödenen iştirak nafakasının davalının reşit olmasıyla kanunen son bulmuş olmasına rağmen icra dosyasında maaşından kesinti yapıldığını belirterek icra Memurunun yaptığı maaş haczinin kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki davaya konu nafaka ilamı Aile Mahkemesi tarafından belirlenmiştir. Dolayısıyla nafakanın kaldırılmasına da aile mahkemesi karar verecektir. O halde uyuşmazlığın İzmir 4.Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.'...

Davalılar vekili yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin haksız olduğunu, çocuklardan İrem için verilmiş bir nafaka kararının olmadığını, Sinem' in ise asgari ücretle çalıştığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Birleşen dosyada davacı ... vekili; müvekkilinin anne ve babasının boşandığını, boşanma ile müvekkili yararına 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, daha sonra mahkeme kararı ile iştirak nafakasının 300 TL ye çıkarıldığını, ödenen 300 TL nafakanın az olduğunu, müvekkilinin halen üniversite öğrencisi olduğunu belirterek müvekkiline ödenen iştirak nafakasının 600 TL ye çıkarılmasını istemiştir....

Mahkemece; hükme esas alınan 20.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle 385.000 TL nafaka alacağı bulunduğu, 164.500,00TL ödeme yapıldığı ve buna göre asıl alacak olarak talep edilen 109.500,00TL'nin ve işlemiş faizin fazla olmadığı tespit edildiğinden itirazın reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlunun temyiz dilekçesinde de açıklandığı üzere, hükme esas alınan 29.09.2014 tarihli bilirkişi raporunun 8.sayfasında talep edilebilecek nafaka alacağı başlıklı hesap tablosunda 2012 yılı nisan ayı toplam ödenmesi gereken nafakanın 15.000 TL olarak, bu aya ilişkin ödenen nafaka miktarının 10.000 TL olarak ve eksik ödemenin de 5000 TL olarak belirtilmesine rağmen talep edilebilecek nafakanın 5000 TL yerine 15.000TL yazıldığı ve buna göre nafaka miktarının hesaplandığı anlaşılmaktadır....

Somut olayda; davalıların, davacı tarafa olan borçlarını karşılıksız bırakmak amacıyla nafaka hükmü verilmesini sağladıkları ileri sürülerek, nafakanın kaldırılması istemi yargılamanın iadesi talebine yöneliktir.Mahkemece, belirtilen madde hükmü uyarınca ve HUMK 23.maddesi gözönünde bulundurularak davalıların yetki itirazlarının kabule şayan olmadığı (her ne kadar dava ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ise de) gözönüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03 .2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı vekili, karşı dava dilekçesinde; yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, davacının kendisi için talep ettiği nafaka artırım talebinin reddine; müşterek çocuk yararına ise, mevcut nafakanın 60 TL artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacı kadın için, nafakanın artırılması ve kaldırılmasına yönelik taleplerin reddine; müşterek çocuk H..G.. E..l için Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1002 Esas, 2002/555 Karar sayılı ilamı ile aylık 40 TL olarak hükmedilen nafakanın dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 250 TL 'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı (karşı davacı) vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk nafakası ile iştirak nafakasının artırılması, karşı dava ise; yoksulluk nafakasının kaldırılması, müşterek çocuk yararına ise mevcut nafakanın 60 TL artırılması talebine ilişkindir....

Dosyanın incelenmesinde; davalının nafakanın bağlanmasından sonra özel hastenede asgari ücretle işe başladığı, ailesi ile birlikte yaşadığı, davacının ise inşaat taahhüt işleri yaptığı, mimar olup aylık 2.500TL gelir elde ettiği, yeniden evlendiği tespit edilmiştir. O halde, dava tarihindeki şartlara göre; davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı kabul edilerek nafakanın kaldırılması talebinin reddi doğru ise de, davacının yeniden evlenmesi, davalının sabit gelirinin olması ve ödenen toplam nafaka miktarı gözetilerek hakkaniyet ölçüsünde uygun bir miktar indirime karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Hukuk Dairesince bozulması üzerine, borçlunun, icra müdürlüğünden fazla ödenen iştirak nafakalarının mahsubunu talep ettiğini, ancak, müdürlük kararı beklenmeden 20.11.2014 tarihinden itibaren hiç nafaka ödemesi yapılmadığını, bozma sonrası davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ödenmeyen aylık iştirak nafakasının birikmiş hali ile hesaplanarak, borçluya ödeme muhtırası gönderilmesi ve borçlunun mahsup talebinin reddine karar verilmesi istemlerinin icra müdürlüğünce reddine karar verildiğini ileri sürerek icra müdürlüğünün ret kararını şikayet ettiği, mahkemece; 700,00 TL iştirak nafakası ödenmesine yönelik nafakanın artırılması davasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, HMK'nin 150/7. maddesi uyarınca davadaki talebin vaki olmamış sayılacağı, nafaka borçlusunun fazla iştirak nafakası ödemesi yaptığı, ödemenin ahlaki görevin yerine getirmesi olarak yorumlanamayacağı gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür....

UYAP Entegrasyonu