Ancak, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi, azaltılması talebini de içermekte olduğundan, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır. O halde; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, nafakanın kaldırılması isteminin aynı zamanda nafakanın azaltılması istemini de kapsadığı gözetilerek, davalı kadının, aylık düzenli olarak elde ettiği gelirin onu yoksulluktan tamamen kurtarmadığı, ancak mali durumunu olumlu yönde değiştirdiği dikkate alındığında nafakadan hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların boşandıklarını, boşanma ilamı ile davalıya aylık 150 TL nafaka bağlandığını, ancak davalının ... lı olarak çalıştığını, davalının sigortalı olarak çalışması ve TMK 175 maddesi gereği yoksulluk nafakası koşullarının ortadan kalktığını belirterek müvekkili tarafından ödenen nafakanın kaldırılmasını talep etmiştir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2015 NUMARASI : 2013/507-2015/256 Taraflar arasındaki nafakanın kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının Aksaray Aile Mahkemesinin 19.08.2005 tarih, 2005/912 Esas ve 2005/949 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, Mahkemece davalı lehine aylık 400 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, yoksulluk nafakasının fahiş olup, müvekkilini ekonomik açıdan sıkıntıya soktuğunu, müvekkilinin bu nafakayı ödeyemediğini, bu sebeple icra takibine maruz kaldığı ayrıca nafakanın takdir edildiği tarihte davalının çalışmadığını ancak aradan geçen sürede davalının çalışmaya başladığını belirterek, varolan yoksulluk nafakasının hakkaniyet ölçüleri, tarafların...
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davanın nafakanın kaldırılması yönündeki kısmının reddine, nafakanın indirilmesine yönelen kısmının kabulü ile; davacı tarafından davalıya ödenen iştirak nafakasının karar tarihinden geçerli olmak üzere aylık 1500 TL ye indirilmesine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava, yardım nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Davalının temyiz itirazlarına gelince; TMK.'nun 328/2.maddesinde; "Çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, ana ve babasının durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler", TMK.'...
in 1995 doğumlu olup reşit olduğunu, nafakanın takdir edildiği tarihte müvekkilinin çalıştığını ancak aradan geçen sürede davacının ekonomik durumunun kötüleştiğini, sahibi olduğu... İnşaat adlı şirketinin sıkıntıya girdiğini ileri sürerek, yoksulluk nafakasının hakkaniyet ölçüleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak öncelikle kaldırılmasını mümkün olmazsa 200 TL'ye indirilmesini ve müşterek çocuk ...için halen ödenen nafakanın 200 TL'ye indirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davalı ve velayeti kendisine bırakılan çocuğun ekonomik durumunda boşanmadan sonra olumlu yönde herhangi bir değişimin söz konusu olmadığı, aksine davalının ve velayeti kendisine bırakılan çocuğun ihtiyaçlarının arttığı, bu nedenle nafakaların kaldırılması ya da indirilmesinin koşullarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Uyuşmazlık ve hüküm fazla ödenen nafakanın geri alınması istemine ilişkin olup, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 01.02.2002 tarihli kararının 1. maddesi gereğince inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 13.09.2010 (pzt.)...
Somut olayda, davaya konu nafakanın takdir edildiği önceki ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/106 E-56 K.sayılı dosyasında ve ilamında; davacının babası ile birlikte sebzecilik ve pazarlamacılık yaptığı ikinci bir kadın getirmesi nedeniyle nafaka alacaklısı kadına ayrı yaşamada haklı olduğu gerekçesiyle tedbir nafakası bağlandığı anlaşılmaktadır. Davalı kadının müşterek dört çocuğu olduğu babasının yanında kaldığı ve hiçbir yerden gelirinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, tedbir nafakasının niteliği, günün ekonomik koşulları, davalı kadının ve çocukların ihtiyaçları nazara alındığında toplamda halen ödenen 350 TL nafaka miktarı hakkaniyete uygundur. Nafaka indirim şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, nafakanın indirilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir....
davalıya ödenen nafakanın kaldırılmasını talep ve dava etmiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak,28.11.1958 tarih ve 15/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre; nafakanın artırılması, kaldırılması veya nafakaya hükmedilmesine dair istemlerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekir.Bu itibarla nafaka davaları açıldığı tarih itibariyle hüküm ifade edeceğinden somut olayda nafakanın dava tarihinden itibaren artırıldığının hüküm fıkrasında belirtilmemiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ikinci fıkrasında ''toplam aylık...
CEVAP Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; nafakanın çok cüzi bir miktar olduğunu, kendisinin ortak çocukları için ödenen iştirak nafakasının arttırılması için dava açması nedeni ile davacının bu davayı açtığını, davacı erkeğin şirket sahibi olduğunu, kendisinin asgari ücretle çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....


