Bu durumda, davalının yoksulluk halinin ortadan kalktığı ve davanın kabulü ile nafakanın kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı, 2011 yılından beri çalıştığından, davacıda dava tarihine karar nafaka ödemelerine devam ettiğinden bu süre içerisinde ödenen nafakalar iyiniyetli isteğe bağlı yardım olarak kabul edilmiştir, gerekçesiyle; nafakanın karar tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmiştir. TMK'nun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür. Yine, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir....
Ancak, 28.11.1958 tarih ve 15/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre; nafakanın artırılması, kaldırılması veya nafakaya hükmedilmesine dair istemlerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekir. Somut olayda, nafakanın dava tarihinden itibaren tahsiline karar vermek gerekirken infazda güçlük yaratacak şekilde bu hususun eksik bırakılmış olması doğru görülmemiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1. fıkrasında “nafakanın” sözünden sonra gelmek üzere “dava tarihinden itibaren” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 14,85 TL fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tedbir nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; önceki nafaka takdirinden itibaren geçen sürede, masrafların arttığını ileri sürerek; davacı için ödenen aylık 300.00 TL nafakanın 500.00 TL'ye, ortak çocuklar için ödenen 200.00'er TL nafakanın 325.00' er TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vasisi, cevap dilekçesi ile; davacının 150.00 TL, ortak çocukların 125.00'er TL olmak üzere her ay nafaka aldığını, davacının eve dönmediğini belirterek davanın reddini istemiştir....
Davalının çalışması sonucunda mali durumunun olumlu yönde değiştiği dikkate alınarak ve Medeni Kanundaki düzenleme itibariyle kaldırıldığı takdirde yeniden nafaka bağlanması olanağının bulunmadığı hususu değerlendirilerek nafakanın TMK'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun bir oranda indirilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde nafakanın tümden kaldırılması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki dava, fazla ödenen nafakanın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre, dosyanın temyiz incelemesi, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin görevine girmektedir. SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Çoğun içerisinde azı da vardır kuralı gereğince kaldırma - indirmeyi de kapasayacağından mahkemece; davalı kadının gelirine göre nafakanın TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet kuralı gereği hakkaniyete uygun bir miktarda indirilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde nafakanın tamamen kaldırılması doğru görülmemiş, davalı tarafın bu yere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
iadesiyle, nafakanın kaldırılmasını, bu talep yerinde görülmezse nafakanın aylık 5.000,00 TL'ye indirilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2007/2738 E. sayılı ilamlı takip dosyasında küçük çocuk ... için hükmedilen iştirak nafakasının tahsili için anne ... tarafından borçlu ... aleyhine işlemiş ve işleyecek nafakanın tahsili için takip başlatıldığı, bu takipte borçlunun çocuğun 12.07.2012 tarihinde reşit olması nedeniyle bu tarihten sonra nafakanın kesilmesini talep ettiği, icra müdürlüğünce bu talebin reddedildiği anılan kararın şikayet edilmesi üzerine ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/169 E. - 2013/164 K. sayılı kararı ile müşterek çocuk ...'in reşit olması nedeniyle 10.07.2012 tarihli icra müdürlük kararının iptaline karar verildiği, bunun üzerine alacaklı olarak ... tarafından borçlu olarak ... aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2738 E. dosyasında fazla ödenen nafakanın geri alınması için 17.11.2014 tarihinde ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3222 E. sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine bu takibin durduğu, Torbalı 1....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2015 NUMARASI : 2014/131-2015/55 Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının öğretmen olarak göreve başlaması ile yoksulluk halinin sona erdiğini belirterek, davalıya ödenen aylık 300TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; nafaka miktarının zaten düşük olduğunu, davacının ekonomik durumunun iyi olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir....


