WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Taraflar arasındaki nafakanın kaldırılması-iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı-davalı, davalı ile boşandığını, asgari ücretle çalıştığını, maddi durumunun iyi olmadığını, davalı-davacının maddi durumunun iyi olduğu ve davalı davacıya ödenen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir....

Bu durumda da, nafakanın kaldırılması hakkaniyete, yoksulluk nafakasının temelinde yatan sosyal ve ahlaki fikre uygun düşecektir....

Ancak, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi, azaltılması talebini de içermekte olup, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır. Bundan ayrı olarak; TMK.327.maddesinde "çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır" denilmektedir. Somut olayda; müşterek çocuk için belirlenen iştirak nafakasının üzerinden dava tarihine kadar 5 yıla yakın zaman geçmiştir. Bu zaman içerisinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Paranın alım gücü en azından enflasyon oranında da azalmıştır....

Somut olayda, mahkemece; yargılama sırasında davacının fazla ödediği nafaka miktarının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmamış, dosyadaki belgelere göre resen hesaplama yapılmış; davalı ise davacıdan nafaka alacağı bulunduğunu belirterek takas mahsup talebinde bulunmasına rağmen davalının bu talebi değerlendirilmemiştir. Davacı tarafın talep edebileceği fazla ödenen nafaka bedelinin, takas mahsup talebi de dikkate alınarak dava konusunda uzman bilirkişi tarafından denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, mahkemece; öncelikle dosyanın uzman bir bilirkişiye verilmesi; bilirkişiden, davacı tarafın talep edebileceği bedelin, davalının takas mahsup talebi de dikkate alınarak denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip, hesaplanması için rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Davalı cevap dilekçesinde; emekli maaşı ile zor geçindiğini, hayatında refah seviyesini artıran bir değişiklik olmadığını, istenen nafakanın yüksek olduğunu, davacının SGK'dan birden fazla maaş aldığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir....

Mahkemece, celbedilen kayıtlara göre davacının işlerinin bozulduğu, bu nedenle işyerlerini kapattığı, taşınmazlarını sattığı ve davacının halihazırda işsiz olup gelirinin bulunmadığı, boşanma anındaki mali durumunu kaybettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile müşterek çocuklar için ödenen aylık 1900,00 TL iştirak nafakasının ayrı ayrı aylık 600,00 TL ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumuna göre takdir edilir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli ve gelirleri de dikkate alınır. Hakim, nafaka takdirinde; tarafların ekonomik durumlarındaki değişikliği araştırıp, gelirleri arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar vermelidir....

Mahkemece; davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin davacıyı daha fazla mağdur edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının davalının evlenme tarih olan 07.11.2013 tarihinden itibaren kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz etmiştir. Dava; nafaka alacaklısının evlenmesi nedenine dayalı olarak açılmış yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Bir davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için dava şartlarının mevcut olması gerekir. Yargılamanın ön inceleme aşamasında dava şartlarının incelenmesi ve dava şartlarının bulunmaması halinde tamamlanabilecek dava şartları hakkında bunların tamamlanması için gerekli kararların alınması; tamamlanma olanağı bulunmayan dava şartları var ise, davanın usulden reddi gerekir....

Davacı vekili dava dilekçesinde, maaşının çalıştığı işyeri tarafından azaltıldığını, davalıya ödenen 300 TL yoksulluk nafakasını ödemekte zorlandığını belirterek 300 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasını, olmazsa 100 TL'ye indirilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, nafaka bağlandığı tarihte davacının maaşında indirim yapıldığını, şu anda indirimin kalktığını beyan etmiştir. Davacının, Erdemir Fabrikasında makina teknikeri olarak çalıştığı, aylık 1.900 TL aldığı, davalının ise 781 TL maaş ile şirkette çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalıya ödenen yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine, 300 TL nafaka miktarının 100 TL'ye indirilmesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Davalı vekili yönünden; Mahkeme hükmü davalı vekiline, 02.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK’ nun 437.maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süre geçirildikten sonra 07.05.2013 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebilir....

.-2010/403 K. sayılı ilamı ile anlaşmalı boşandıklarını, bu karar ile 2006 doğumlu müşterek çocuk Sude lehine aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini ve nafakanın her yıl %20 oranında artışına karar verildiğini, müvekkilinin boşanma sürecinde psikolojik sorunlar yaşadığını, söz konusu kararı müzakere edemediğini, müvekkilinin devlet memuru olarak görev yaptığını, devlet memurlarına her yılın ilk 6 ayı %3, ikinci aylık ayı %3 zam verildiğini, maaşının artış oranı ile nafakanın artış oranı karşılaştırıldığında arada büyük fark olduğunu, Adalet Bakanlığının her ay ödediği 210 TL fazla mesai ücretinin kaldırılması nedeni ile maaşında düşüş meydana geldiğini, ayrıca Van şehrinde yaşanan depremler neticesinde maddi zarara uğradığını, bu nedenle müşterek çocuk lehine takdir edilen ve halen ödenmekte olan 348 TL iştirak nafakasının 200 TL'ye indirilmesi ve yıllık %20 olarak belirlenen nafaka artış oranının yıllık memur maaş artış oranına endekslenerek karar verilmesini talep ve dava...

UYAP Entegrasyonu