WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Dava; nafaka artırım talebine ilişkindir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9 maddesinin 1. fıkrasına göre; nafaka davalarında hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, vekalet ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz denilmektedir. Yine aynı maddenin 2. fıkrasında nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği hususu düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece; tarifede yazılı oranın yanlış uygulanması suretiyle davacı lehine tarifedeki orana göre daha düşük miktarda ( 216,00 TL) vekalet ücreti takdir edilmesi hatalıdır....

Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı.... oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların boşanma ilamı 06.02.2014 tarihinde kesinleşmiş, boşanma ilamıyla davacı lehine aylık 400 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, eldeki artırım davası 18.01.2016 tarihinde açılmıştır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve.... artış oranları dikkate alındığında, davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı fazladır....

ın velayetinin müvekkiline verildiğini, müşterek çocuk lehine nafakaya hükmedilmediğini, daha sonra müvekkili tarafından açılan iştirak nafakası ve artırım davaları ile önce 01.06.2007 tarihinde 750 TL iştirak nafakasına, 04.05.2009 tarihinde nafakanın 900 TL'ye yükseltilmesine, en son Kdz. Ereğli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 28.06.1012 tarih ve 2011/93 E. 2012/414 K. sayılı kararı ile iştirak nafakasının 1350 TL'ye yükseltildiğini, müşterek çocuk Emir'in şu anda 9 yaşında olduğunu, her geçen gün ihtiyaçlarının arttığını, .. Eğitim Kurumlarına gittiğini, okulun aylık taksidinin 1.050 TL olduğunu, bunun dışında Emir'in her hafta sonu .. Kursuna gittiğini, kursun 10 aylık ücretinin 1.600 TL olduğunu, okul servisi için 10 aylık 2.050 TL ödendiğini, yıllık okul kitapları bedellerinin taksitler halinde müvekkili tarafından ödediğini, tiyatro hocasına 50 TL ödendiğini, Emir'in fiziksel gelişimi için 2 sene boyunca .....

Davacı dilekçesinde; 22.1.2004 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile aylık 125 TL olarak hükmedilen yoksulluk nafakasının; aradan geçen sürede kendisinin asgari ücretle çalışmasına rağmen, ihtiyaçlarını karşılamadığını iddia ederek; aylık nafakanın artırılarak 600 TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının talep ettiği nafaka miktarını ödeme kudretinin bulunmadığını, şu anki nafaka bedelini bile zor ödediğini savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; "...Davacının çalıştığı ve gelirinin bulunduğu, dinlettiği tanıklarının anlatımlarıyla anlaşılmıştır. Bu durumda, yoksulluğu devam etmeyen davacının; artırım istemi haklı nedene dayanmamaktadır, gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir....

.; 2014/20008 K. sayılı ilamıyla onandığı ve 26.11.2014 tarihinde kesinleştiği, eldeki artırım davasının ise 19.06.2014 tarihinde, henüz boşanma kararının nafakaya yönelik hükümleri kesinleşmeden açıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak, nafaka miktarlarında yeniden belirleme yapılabilmesi için belli bir sürenin geçmesi aranmaz. TMK'nın 331. maddesi gereğince, durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Bu bağlamda nafaka miktarında artırım yapılabilmesi için, ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerekli kılması gerekmektedir. Eldeki davada, nafakanın takdir edildiği tarihle, artırımın talep edildiği tarih arasında yalnızca altı ay geçmiş olup, bu süre içinde tarafların ekonomik durumunda bir değişiklik olmamış, artırımı gerekli kılan bir durum meydana gelmemiştir....

Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (... m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı-karşı davacı kadın, karşı dava dilekçesinde yoksulluk nafakası talebinde bulunmuş, mahkemece bu talebin yoksulluk nafakasının artırım talebi olduğu düşüncesiyle yanlış yorumlanarak, 10.03.2006 tarihli karar ile yoksulluk nafakasının artırım talebinin reddine karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nafakanın Arttırılması-Velayetin Değiştirilmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacının velayetin değiştirilmesi davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-karşı davacının nafaka artırım davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacı-karşı davalı, dava dilekçesinde; boşanma kararı ile birlikte velayetleri kendisine bırakılan müşterek çocuklar ... yararına boşanma kararında hükmolunan 75,00'er TL iştirak nafakalarının 150,00'şer TL daha artırılmasını talep etmişken, 13.03.2015 tarihli tahkikat duruşmasında müşterek...

Tarafların, 12.11.2007 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları ve velayeti anneye verilen 2006 doğumlu müşterek çocuk için aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiği ve eldeki dava tarihi olan 05.07.2012 tarihine kadar herhangi bir nafaka artırım talepli dava açılmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece; küçüğün ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alınıp, uygun miktarda artırım yapılarak nafaka takdir edilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırım ı(asıl dava), yoksulluk nafakasının kaldırılması (birleşen dava) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine,birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı - birleşen dava davalısı dilekçesinde, ... Aile Mahkemesi'nin... karar sayılı ilamı ile davacı için 210 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede takdir edilen nafakanın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını, davacının maddi anlamda kendisine destek olan babasını da kaybettiğini, bu nedenle yoksulluk nafakasının 750,00 TL ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....

Madencilik isimli bir işyerinde bekçilik görevi yaptığı, aylık 350 TL kira ödediği, üzerine kayıtlı bir aracının bulunduğu, davalının ise aylık 1400 TL maaş aldığı, aylık 965 TL konut kredisi ödediği, boşanmış kızı ve torunun davalının yanında kaldıkları ve ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılandığı ,açıklanan tüm bu olgular karşısında, davalının aldığı maaşın onu yoksulluktan kurtarmayacağı, davacının nafakanın kaldırılması talebinin içinde (çoğu isteyen azı da ister) nafakanın indirilmesi talebinin de bulunacağı dikkate alınarak ve TMK ....madd...deki hakkaniyet ilkesi uyarınca bir karar verilmesi gerektiği,yanılgılı değerlendirme ile davalının yoksulluk durumunun ortadan kalktığı gerekçesiyle nafakanın tamamen kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu