WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

'in velayetinin müvekkiline verildiğini ve çocuk lehine aylık 50 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, çocuğun ilköğretimde eğitim gördüğünü, davalının çocuğu ile ilgilenmediğini, çocuğun ihtiyaç ve masraflarının arttığını belirterek; aylık 50 TL olan iştirak nafakasının 550 TL artırılarak aylık 600 TL'ye çıkartılmasını ve nafakanın yıllık artırım oranının belirlenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; Almanya'da işçi olarak çalıştığını, düşük maaş aldığını, evinin kira olup aldığı maaş ve masrafları gözetildiğinde, müşterek çocukları A. E. için ödeyebileceği nafakanın aylık 150 TL olduğunu belirterek, iştirak nafakasının 150 TL'ye artırılmasını ve her yıl için nafaka miktarının belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile tarafların müşterek çocuğu olan 28.07.2000 doğumlu A. E....

Davacı -karşı davalı adına kayıtlı bağımsız bölüm hisse paylarının kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği hak sahiplerine iade edildiği, bu itibarla davacı- karşı davalının önceki nafakanın artırımı davası sonrasında 1 bağımsız bölüm edindiği, davacı-karşı davalının emekli maaşı dışında başkaca bir geliri olduğunun ispatlanamadığı, öte yandan davalı -karşı davacının ise emekli olduğu ve önceki nafaka davası sonrasında davacı- karşı davalıdan toplu para tahsil ettiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece; davacı- karşı davalının ekonomik sosyal durumunda olağanüstü bir iyileşme olmadığı, bunun yanında davalı- karşı davacının emekli maaşı almaya başladığı dikkate alınarak, yoksulluk nafakasının niteliği gereği artırım talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır....

Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyacı, nafakanın hükmedildiği tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında geçen süre ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, TMK.nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir nafaka takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüş , bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Tarafların, 02.11.2010 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları ve velayeti anneye verilen 2005 doğumlu.... ile 2007 doğumlu .... için 300'er TL nafakaya hükmedildiği, nafakanın gelecek yıllar için .... oranında artırılmasına karar verildiği, dava tarihi olan 02.08.2012'ye kadar nafaka artırım talepli herhangibir dava açılmadığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belge ile tanık beyanlarına göre davacının eczacı olduğu, 1.000 TL/ay kazancı bulunduğu ve kendi evinde oturduğu, 1 araba, 1 bağ evi ile 150.000 TL kredi borcu bulunduğu, davanının ise eczacı olduğu, 5.000 TL/ay kazancı bulunduğu, 500 TL kira ödediği anlaşılmaktadır. .....sınıfa gittiği, diğer iki çocuğun ise ana sınıfına başladıkları ve özel okulda okudukları anlaşılmıştır....

Artırım davasında gözönünde tutulacak husus; geçen süreçte tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin önceki kurulan dengeyi bozup bozmadığıdır....

Yoksulluk nafakasının artırımına ilişkin davalarda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı göz önünde bulundurulmalı, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde artırım yapılmalıdır. ./.. -2- Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası.oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davacı ve davalının 14.09.2006 tarihli mahkeme kararıyla boşandıkları, 1994 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye bırakıldığı, davacı anne için aylık 200 TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuk için aylık 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, 13.03.2009 tarihinde açılan nafaka artırım davası ile iştirak nafakasının 180 TL'ye, yoksulluk nafakasının ise 240 TL ye yükseltildiği, nafakanın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı iddia edilerek yoksulluk nafakasının 600 TL'ye iştirak nafakasının ise 400 TL'ye yükseltilmesi talep edilmiştir....

-2- Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 1,5 yıldan fazla süre geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; iştirak nafakasında artış yapılması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi uygun bulunmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak uygun bir artış miktarına hükmetmek olmalıdır....

Temyize konu uyuşmazlık; artırım miktarının hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kural olarak, nafaka miktarının yeniden belirlenebilmesi için yasada belli bir zamanın geçmesi aranmamıştır. TMK'nın 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu yasal hüküm gereğince iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen Dairemiz uygulamasına göre, nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası....’in yayınladığı ... oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakası artırım davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2008 yılında boşandıklarını, boşanma neticesinde müşterek çocuk ...nın velayetinin davacı anneye verildiğini ve lehine aylık 250 TL'lik nafakaya hükmedildiğini, davacının Almanya'da yaşadığını ve kira ödemesi olup müşterek çocuğun da eğitimine devam ettiğini, davalının ise ekonomik durumunun iyi olup turizm ile ilgilendiğini belirterek, aylık 250 TL'lik nafakanın aylık 1.000 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır....

UYAP Entegrasyonu