Mahkemece, nafaka artırım dosyasının 28.09.2011 tarihi itibari ile kesinleştiği, geçen zaman içerisinde davalının ve davacının sosyal ekonomik durumunda bir değişiklik olduğunun ispat edilemediği, nafaka artırım talebinin kesinleşmiş mahkeme ilamından bir yıl sonra öne sürülmesinin haklı ve geçerli bir nedeninin bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş. hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğinden; taraflar arasında görülen nafaka artırım davasının 02.03.2011 tarihinde açıldığı, iş bu davanın ise 25.09.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Artırılması istenen nafaka 02.03.2011 tarihindeki koşullara göre verilmiş olup, işbu davanın açıldığı 25.09.2012 tarihine kadar geçen süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik koşullarında değişme ve gelişme olduğu açıktır....
Mahkemece; "TMK'nın 175 ve devamı maddelerindeki düzenlemeye göre boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılan yoksulluk nafakası davalarında yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinin kesin olup, dava şartı olması sebebiyle, mahkemece re'sen gözetilmesi gerekeceğinden; kesin yetki kuralı gereği mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiştir, gerekçesiyle" açılan davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 177. maddesinde, "Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir" düzenlemesi ile, genellikle ekonomik ve mali açıdan güçsüz durumda olan nafaka alacaklılarının; nafaka yükümlüsünün (davalının) bu-lunduğu yer mahkemelerinde masraf yapıp, gelerek dava açmaları ve bu suretle mağdur olmaları önlenmek istenmiştir. Burada zayıfı korumak amacı ile genel yetki hükmü getirilmiş ve seçimlik hak tanınmış bulunmaktadır....
Yuvam apt no:2/23 Ataşehir/İstanbul" adresi olduğu ve davalı vekilinin süresi içindeki yetki itirazında bulunduğu gerekçesi ile davanın yetki yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yoksulluk nafakasının artırılması istemine ilişikindir. 6100 sayılı HMK'nunda genel yetkili mahkeme 6.madde de düzenlenmiştir. Buna göre; ''Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.'' Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 177. maddesinde ise nafaka davalarında yetkili olan mahkeme düzenlenmiştir. Buna göre; "Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir....
Mahkememece, her ne kadar davalı alacaklı vekilince dayanak ilamın kesinleşmesinden sonra yeniden icra takibi başlatılmış ise de, ilk başlatılan icra takibine ilişkin 2014/4276 Esas sayılı takip dosyasına sunduğu 09/07/2014 tarihli dilekçe ile yoksulluk nafakasına dönüşse dahi ileriye yönelik tüm nafaka alacağından feragat ettiğini bildirmiş olması ve feragat tarihinde feragat ettiği haklarını biliyor olması nedeniyle söz konusu feragatın geçerli olması ve icra dosyasındaki vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunması nazara alındığında feragat edilmiş alacak nedeniyle yeniden icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde; alacaklı asilin 09.07.2014 tarihli beyanının ''Müdürlüğünüzde bulunan nafaka alacağı için avukatımın yapmış olduğu icra takibinde 2014 yılı Temmuz ayı da dahil olmak üzere nafaka alacağımı, yargılama giderlerini tahsil ettim....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; asıl alacağın 5.600 TL, faizin ise 52,39 TL olarak tespitine; fazlaya ilişkin talebin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; bir aylık nafaka alacağı olan 200 TL’ye 23.3.2005-26.7.2007 tarihleri arasında işleyen yasal faiz miktarının 52,39 TL olduğu mütalaa edilmiş ise de; nafakanın her ay için ve doğduğu ay nazara alınarak nafaka miktarı bakımından faiz hesabı yapılması gerektiğinden bilirkişi tarafından yapılan faiz hesaplaması hatalı olmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm nafaka tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.820 TL'ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve 2005/3-169 E-235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Hüküm, yıllık nafaka (farkı) miktarı itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir....
Dosyada mevcut istirdat talebine konu 20.04.2009 tarihli belge; "nafaka ödemesi başlığı altında ekim 2008 tarihinden mart ayı dahil 2009 tarihine kadar olan süreler için M.. Ö..'dan aylık 300 TL nafaka ücretini elden aldım. C. Ö." yazısını ve imzasını içermektedir. Belgeye ilişkin tarafların müşterek çocukları tanık olarak dinlenmiş, babasının, annesine boş kağıda imza attırdığını gördüğünü beyan etmiştir. Zorla ve tehditle imzalattığı yönünde bir beyan bulunmamaktadır. İstirdat talebine konu davalı tarafından dayanılan belgeye yönelik davalı tarafın cevap dilekçesinde "6 aylık nafaka bedelinin" müvekkiline verildiği yönündeki beyanı, belge içeriği ve imzaya itiraz olmaması karşısında belgede yer alan 1800 TL'lik ödemenin nafaka borcuna karşılık olduğunun kabulü gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ELMADAĞ ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2014 NUMARASI : 2013/370-2014/94 Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davada; aylık 100,00 TL olarak ödenmekte olan yoksulluk nafakasıyla, 160,00 TL olarak ödenmekte olan iştirak nafakasının, zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı belirtilerek; 300,00 er TL'ye çıkarılması talep edilmiş, mahkemece, nafaka artırım şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir....
a yönelik takibe ilişkin ...İcra Müdürlüğünün 2011/136 Esas sayılı dosyası yönünden nafaka ve artış kararlarının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. ./.. -2- Birleşen davalarda davacılar .... ve ... da; davalı ...'tan alacaklı olduklarını, ancak hükmolunan 800 TL nafakanın akabinde davalının kabulüyle 2000 TL'ye çıkarılan muvazalı nafaka alacağı nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini, davalının yıllardır eşi ile aynı evi paylaştığını, davalının maaşını nafaka yoluyla eşine aktardığını ileri sürerek nafaka ve artırımı kararlarına yönelik yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulüyle; nafaka ve nafaka artırım dosyalarında verilen kararların alacaklısı oldukları takip dosyaları yönünden kaldırılmasını talep ve dava etmişlerdir....


