WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İcra Müdürlüğü'nün 2012/2126 sayılı dosyasında başlattıkları takip neticesinde icra müdürlüğü tarafından kesinleşen alacak nedeniyle 29/01/2014 tarihinde bir sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetvelinin birinci sırasında yer almaları gerekirken, nafaka alacağının öncelikli olduğundan bahisle davalının nafaka alacağının birinci sıraya yerleştirildiğini, oysa söz konusu nafaka alacağının birikmiş nafaka alacağı olduğunu, bu nedenle İİK.'nun 206. madde anlamında önceliğinin olmadığını ileri sürerek icra müdürlüğü işleminin iptali ile yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan, nafaka alacağından dolayı alacaklarının 1. sıraya konularak düzenlenen sıra cetvelinin usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından erkeğin boşanma davasının kabulü, birleşen TMK 197. maddesine dayalı nafaka davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı erkeğin tedbir nafaka davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.04.2005 tarih ve 2005/3-169 Esas - 2005/235 Karar sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır....

Ziraat Bankası ...n Şubesi'ndeki hesabına yapılan ödemelere itirazları olmadığını, bu ödemelerin toplam nafaka alacağından mahsup edildiğini, borçlunun banka aracılığıyla yapılan ödemeler dışında elden ödeme iddialarını kabul etmediklerini belirterek itirazın reddini talep etmiştir. Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisinde bulunan müşterek çocuk ...’un T.C. Ziraat Bankası ... Şubesi'ndeki hesap ekstresine göre, borçlu ... tarafından gerçekleştirilen ödemeler yanında, ayrıca PTT aracılığıyla yine müşterek çocuk ... ve alacaklı adına yapılmış havalelerin bulunduğu anlaşılmaktadır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin Aile Mahkemesi sıfatıyla verdiği 15.03.2016 tarihli, 2015/731 E., 2016/133 K. sayılı kararı ile; tarafların 19.06.2012 tarihinde boşandıkları, icra takibinin 23.12.2013 tarihinde başlatıldığı, velâyeti kendisine verilen annenin çocuğunu özel okula göndermeye devam ettiği ve boşanma tarihinden sonra yaklaşık bir buçuk yıl nafaka talebinde bulunmadığı, özel okul ve servis ödemelerinin nafaka borcuna mahsuben yapılmasına muvafakat ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumun aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının takip tarihi itibariyle nafaka borcunun çok daha üzerinde ödeme yaptığı, ödemelerin nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair bir açıklama olmasa bile ödenen miktar nisbetinde nafaka borcundan kurtulacağının kabul edilmesi gerektiği, zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun yaptığı ödemelerin bu borç dışında, ahlakî bir ödeme olduğunu kabul etmenin hak kaybına neden olacağı, yine zorunlu olsa dahi, nafaka borcunun da nitelik itibarıyla temelde...

Yetkisizlik kararının kesinleşmesini müteakip talep üzerine dosyanın gönderildiği Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinin Aile Mahkemesi sıfatıyla verdiği 15.03.2016 tarihli, 2015/731 E., 2016/133 K. sayılı kararı ile; tarafların 19.06.2012 tarihinde boşandıkları, icra takibinin 23.12.2013 tarihinde başlatıldığı, velâyeti kendisine verilen annenin çocuğunu özel okula göndermeye devam ettiği ve boşanma tarihinden sonra yaklaşık bir buçuk yıl nafaka talebinde bulunmadığı, özel okul ve servis ödemelerinin nafaka borcuna mahsuben yapılmasına muvafakat ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumun aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının takip tarihi itibariyle nafaka borcunun çok daha üzerinde ödeme yaptığı, ödemelerin nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair bir açıklama olmasa bile ödenen miktar nisbetinde nafaka borcundan kurtulacağının kabul edilmesi gerektiği, zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun yaptığı ödemelerin bu borç dışında, ahlakî bir ödeme olduğunu kabul etmenin...

30. günü başlayarak takip eden ayın aynı gününe kadar 1 ay zarfında ödenmesi gerektiği cihetle, şikâyetçi tarafından 2015 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayı nafaka borcunun ödenmediğinden bahisle 02/11/2015 tarihinde şikâyet dilekçesi verildiği anlaşıldığından, şikayet dilekçesi tarihi itibari ile 2015 yılı Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin nafaka borcunun muaccel hale geldiği ve bu aylara ilişkin daha önce verilmiş bir tazyik hapsi cezası bulunmadığı cihetle, cari nafaka borcunu ödemeyen sanığın hapsen tazyikine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 8....

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 150,00 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık, TMK'nun 197/2. maddesine dayanan tedbir nafakası talebine ilişkindir.TMK'nın 197/2. maddesine göre birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyor ise hakim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin malların yönetimine ilişkin önlemleri alır.Mahkemece, tarafların ekonomik, sosyal, mali ve içtimai durumları ve TMK'nın 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak ayrı yaşamakta haklı olan davacı kadın için hakkaniyete uygun bir miktar nafakaya hükmolunması gerekirken düşük miktarda nafaka takdiri doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....

Yoksulluk nafakasının amacı hiçbir zaman nafaka alacaklısını zenginleştirmek değildir. Yoksulluk nafakasıyla, boşanma sonucunda yoksulluk içine düşen eşin asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanması düşünülmüştür. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasının yanı sıra, nafaka talep edilen eşin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması, diğer bir ifadeyle kendi kusurundan kaynaklanmamak koşuluyla yoksul olmaması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, yoksulluk nafakasının sosyal ve ahlâki düşüncelere dayanması özelliği, sadece nafaka talep eden tarafa nafaka verilmesinde değil, aynı zamanda nafaka talep edilen tarafın nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması koşulunda da kendisini göstermektedir. 18....

ile itirazın reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir....

sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.Yıllık nafaka (farkı) miktarı, karar düzeltme sınırının altındadır.Yukarıda açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu